Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...
anma etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
anma etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

30 Ağustos 2011 Salı

Zafer ve Ramazan Bayramınız Kutlu Olsun






Herkesin önce 30 Ağustos Zafer Bayramı sonra da Ramazan Bayramı kutlu olsun. Kimsenin kimseyi fikrinden, zikrinden dolayı yargılamadığı bir bayram olması dileğiyle.



28 Kasım 2010 Pazar

Onur Bayraktar


Allah rahmet eylesin. Sevenlerine sabır dileriz.

10 Kasım 2010 Çarşamba

Unutturamayacaksınız!


Okullardan resimleri kaldırılacakmış, İstiklal Marşı artık okunmayacakmış. Birileri adını anmıyor, birileri Humeyni'yi ondan çok seviyor olabilir ama asla unutturamazlar, unutturamayacaklar. Atamızı unutturmak için onun rejimini bile yıkmanız yetmez, Atatürk öldü mü ki Atatürkçüler ölsün!

Alttaki fotoğraftaki insanlarımız yaşadığı sürece okyanus ötesindeki de adamları da amacına ulaşamayacak!

29 Ekim 2010 Cuma

Cumhuriyet Bayramı



Haketmiyoruz ama yine de bize armağan ettiğin Cumhuriyet için teşekkürler ATAM!

26 Eylül 2010 Pazar

Mekanın Cennet Olsun


Alpaslan Abi'nin aramızdan ayrılışının 2. senesi. Seni hiç unutmayacağız abi, mekanın cennet olsun!


13 Eylül 2010 Pazartesi

Gökhan Yavuz ve Raşit Ek



Kanat Atkaya yazmış yazıyı ama yönetimin duyması için her yere yazmamız lazım bunu. Aceto Balsamico da bir öneri de bulunmuş ki bunun bir kısmı gayet mantıklı. Açılıştan gelen parayı bağışlamaz yönetim ama Galatasaray Eğitim Vakfı'nın ölenlerin çocuklarının yoksa kardeşlerinin geleceğini garanti altına alması beklenebilir, hatta beklenmelidir. Ölenlere Allah'tan rahmet, yakınlarına baş sağlığı diliyorum.

-------------------

Seyrantepe'ye isimlerini verin
Gökhan Yavuz 30 yaşındaydı, Raşit Ek ise 20. Bayram günü öldüler. G.Saray’ın stadı için öldüler. G.Saray’ın boynunun borcudur bu iki işçi kardeşin adlarını yaşatmak.
GÖKHAN Yavuz 30 yaşındaydı. Raşit Ek 20 yaşındaydı.Bir bayram günü, akşam üzeri, Galatasaray’ın Seyrantepe’deki yeni stadı için kanalizasyon kazısı yaparken öldüler. Bayram günü öldüler. Galatasaray’ın stadı için öldüler.
Gökhan ve Raşit, Galatasaray nice bayramlar yaşasın diye, bir bayram günü öldüler. Galatasaray’ın boynunun borcudur bu iki işçi kardeşin adlarını yaşatmak.
Haber ulaştığında içim daraldı, ruhum karardı.
Zayiat olmasınlar
Twitter’a not düştüm “Adları keşke yeni stadın iki kapısına verilse. Gücümüz yeter mi, deneyelim mi?”Galatasaraylısı, Fenerbahçelisi, Beşiktaşlısı, Karşıyakalısı... Takım tutanı tutmayanı “Deneyelim, yanındayız” dedi... Deniz Ülke Arıboğan, Ali Atıf Bir, Bülent Timurlenk, Bener Onar gibi eli medyada kalem tutanı, spor seveni ve sevmeyeni “Yürü” dediler. Gökhan Yavuz ve Raşit Ek bir bayram günü, kanalizasyon kazısı yaparken Galatasaray’ın yeni stadı için öldüler. Büyük inşaatlar için normal kabul edilen zayiat olarak, bir küçük haber haber olarak düşmesinler tarih toprağına.
İsimleri iki kapıya verilsin.
Mutlulukla analım
Mutlulukta, kederde analım iki kardeşimizi. Zor mudur?
Yetki mi gerekir?
İkna mı gerekir?
Kampanya mı gerekir?
Öldü arkadaşlar bir kanalizasyon kazısında; vicdan gerekir. Haydi Galatasaray, yaşat adlarını, üzme bizi...
Raşit 20 yaşındaydı, Gökhan 30...
Bir bayram günü öldüler.
Daha lafa gerek var mı? / KANAT ATKAYA

Gerçek Kral Metin Oktay



"Bence Galatasaraylılık din gibi, mezhep gibi yerleşmiş, köklü bir inançtır. Galatasaray’ı işte bunun için tercih eder ve Galatasaraylılığımla her zaman gurur duyarım.” 




Blogumuzun isim babası, Galatasaray tarihinin "Gerçek Kralı" Metin Oktay'ı rahmetle ve saygıyla anıyoruz.


13 Eylül 1936-∞

11 Temmuz 2010 Pazar

Srebrenitsa Katliamı'nı Unutma


Srebrenitsa Katliamı'nın 15.yılı bugün. Dualarla,ağıtlarla anıldı şehitler. Unutmadık,unutturmayacağız.

Bu katliamla ilgili güzel bir kitap Leyla,tavsiye ederim.
Ayrıca güzel bir bilgilendirme yazısı için burdan buyrun.


25 Haziran 2010 Cuma

Koyverdin Gittin Bizi


7 Kasım 1971-25 Haziran 2005

Kazım Koyuncu'nun aramızdan ayrılışının 5. yılı.Volkan Konak'la bir nebze doldurduk boşluğunu ama dolmadı,Kazım bizi koyverip gittiğinden beri "Şair Ceketli Çocuk" içimizde duruyor hala hasretiyle beraber.

22 Haziran 2010 Salı

Eyvallah İlhan Abi!

İlhan Selçuk'u kaybettik maalesef.Akbabalar şimdi ortaya çıkıp nutuklar atmaya başlayacaktır ama sevenleri çok iyi biliyor dostunu düşmanını.Unutmayacağız!

E mperyalizme savaş açtığı yazıları 68 gençliğinin elinden düşmüyordu.
Y ön dergisinde Doğan Avcıoğlu ve Mümtaz Soysal’la birlikte ’devrim’çağrıları yaptı.
V atan’dan Nadir Nadi’nin çağrısı üzerine Cumhuriyet’e geçti aynı yıl.
A rdından Doğan Avcıoğlu ile birlikte Devrim dergisini çıkardı.
L aiklik yine yazılarının değişmez motifiydi.
L akin yazdığı sert yazıların bedelini ağır ödedi.
A rt arda hakkında davalar açılmaya başladı.
H oş Geldin Tanzimat Kafası başlıklı yazısı 12 Mart cuntasının büyük tepkisini çekti.


İ lhan Selçuk cezaeviyle de ilk kez 12 Mart rejimi döneminde tanıştı.
L anetlediği askeri yönetim tarafından gözaltına alındı.
H akaret ve işkence gördüğü ünlü kontrgerilla merkezi Ziverbey Köşkü’nde verdiği ifadede yazı ustalığını kullandı.
A krostiş yöntemini kullandığı ifadesinde, her tümcenin sondan ikinci sözcüğünün baş harfi yukarıdan aşağı sıralandığında “işkence altındayım” tümcesi çıkıyordu.
N asıl işkence gördüğünü ve davalardaki hukuksuzluğu, “Ziverbey Köşkü” kitabında anlattı.

A ncak yargılandığı bütün davalardan aklandı.
B asının duayen ismi yazıları nedeniyle 12 Eylül’de de sıkıyönetim mahkemelerinin müdavimiydi.
İ lhan Selçuk’un 12 Mart ve 12 Eylül’de yaşadığı polis sorgularını son 84 yaşında Ergenekon’da da görmüştü.

Kaynak : Akrostiş-Vatan Gazetesi

3 Haziran 2010 Perşembe

Demek ki Göçtü Usta!

AKREP GİBİSİN KARDEŞİM

Akrep gibisin kardeşim,
korkak bir karanlık içindesin akrep gibi.
Serçe gibisin kardeşim,
serçenin telaşı içindesin.
Midye gibisin kardeşim,
midye gibi kapalı, rahat.
Ve sönmüş bir yanardağ ağzı gibi korkunçsun, kardeşim.
Bir değil,
beş değil,
yüz milyonlarlasın maalesef.
Koyun gibisin kardeşim,
gocuklu celep kaldırınca sopasını
sürüye katılıverirsin hemen
ve âdeta mağrur, koşarsın salhaneye.
Dünyanın en tuhaf mahlukusun yani,
hani şu derya içre olup
deryayı bilmiyen balıktan da tuhaf.
Ve bu dünyada, bu zulüm
senin sayende.
Ve açsak, yorgunsak, alkan içindeysek eğer
ve hâlâ şarabımızı vermek için üzüm gibi eziliyorsak
kabahat senin,
— demeğe de dilim varmıyor ama —
kabahatın çoğu senin, canım kardeşim!
NAZIM HİKMET RAN

31 Mayıs 2010 Pazartesi

Kurşun Adres Mi Soruyor?


Dün gece saat 1 gibi çarşıda yemek yerken şiddetli patlama sesleri duyduk,üst taraftaki maden ocağında dinamit patlatıyorlar sandık ama maalesef yanıldık.

Daha sonra kulaktan kulağa yayıldı Modern Evler'deki birliğe saldırmışlar diye,inanamadık tabi.Sonuçta İskenderun merkezde böyle bir şey olabileceği kimsenin aklına gelmezdi.Daha sonra aileden,eş dosttan gelen aramalara cevap verdik sırayla hepimizin cevapları benzerdi "yok abla biz evdeyiz,ne işimiz var bu saatte dışarda.Siz bizi merak etmeyin,iyiyiz."

İçki de içmemiştik hakkaten o saatte niye dışarı çıktık,nerden esti çıkıp yemek yemek,eve söylerdik halbuki her zaman.Yemek yediğimiz yerin sahibi "içerde yeyin gençler,Allah korusun her şey olur." dedi ki haklıydı,biz de düşünmüştük.Sigaralar söndürüldü içeri geçildi,televizyondan takip ediyorduk artık şehit haberlerini.İlk duyduğumuzda 4 ölü,12 yaralıydı ne yazık ki sabah 7 ölü,9 yaralı olmuştu.Kolu kopan bir askerin acil girişinde çekilen videosu yayınlanıyordu facebook'ta ve altında üstünde görülen gülme efektleri mide bulandırıyordu.Sahi yorum yazıp insanlarla bir şeyler paylaşmayı anladım da şehit haberini beğenen malaklara ne demeli?!

Sabah da İsrail'in saldırısını öğrendim.İnsanlığımdan bir kez daha utandım.Tabi ki üzüldüm Filistinlilere ulaşamayan yardım için,yardım etmek isterken ölenler için.Ama ne yazık ki takkeli,türbanlı insanların İsrail'i protesto için Taksim'e çıktığını duyunca ve orda şehitlerimizin adı bile geçmeyince onlara lanet okudum.Filistinliye de üzül,Afgan'a da üzül ama Türk'e de üzül be adam!Orda ölen müslüman da benim şehit kardeşim gavur mu???

Ve son olarak zamanında bir şehit babası aynı zamanda Şehit Aileleri Yardımlaşma Derneği Başkanı Hamit Köse,Yaşar Büyükanıt Paşa'ya sormuştu ;

-"Komutanım, biz şehit aileleri olarak bir şeyi öğrenmeyi çok istiyoruz: Bir bürokratın, bir siyasetçinin, bir işadamının, hatta bir generalin şehit düşen oğlu var mı?"

"Yok" demiş Büyükanıt Paşa...

Köse:

"Peki kurşun adres mi soruyor da hep fakir fukarayı buluyor?" diye üstelemiş.





20 Mayıs 2010 Perşembe

28 Can!

Ne futbol,ne siyaset ne gırgır ne muhabbet!Konuşulacak bir şey kalmadı yine.Tam 28 canımız gitti maden göçüğünde.Başbakan'ın söyledikleri ayrı bir facia ama alıştık zaten adam anamıza sövse süper (!) zeka milletim yine O'na oy verecek!

Gözlerdeki bakış her şeyi anlatmıyor mu?

7 Mayıs 2010 Cuma

Mehmet Uzun'u Kaybettik!



SSPE (Subakut Sklorezon Panansefalit -Kızamık Virüsü) hastası
Mehmet Uzun'u(Şifo) kaybettik maalesef.Daha önce bu konuda bir yazı yazmış,Allah'tan umut kesilmez demiştik ama olmadı maalesef.Azrail yine kazandı.Tanrı'dan rahmet,ailesine başsağlığı diliyoruz.Mekanı cennet olsun.

1 Mayıs 2010 Cumartesi

1 Mayıs!





Tüm işçi emekçi sınıfının bayramı kutlu olsun.1 Mayıs 1977'yi unutmadan,unutamadan,failleri bulunamadan Taksim'e çıkıyor bugün işçiler.Sene 1 Mayıs 2010.Gerçek işçi ve emekçilerin bayramlarını sonuna dek coşkuyla kutlamaları,1977'de verdikleri şehitlerini anmaları ve sonrasında sessizce dağılmalarını diliyorum bugün.Umuyorum provakatörler ortaya çıkıp kimseyi kışkırtmaz.Aynı şekilde umuyorum meydanlarda sayıları en az işçiler kadar olan polisler de kimseyi durduk yerde coplamaz!

Ayrıca Taksim'e çıkarak işçi şehri olduklarını unutmayan Kardemir Karabükspor'u da tebrik ediyorum bu güzel davranışları için.Seneye Süper Lig'de Galatasaray ile birlikte tutacağımız takım bellidir!

Not : Videoyu göremeyenler için link!Muhteşemdir,tavsiye edilir.


">

27 Nisan 2010 Salı

Bir Büyük Adam!


Barolar Birliği Başkanı Özdemir Özok'u kaybettik maalesef.Çevremde tanıyan çok az insan olduğunu görmek ölümü kadar kahretti beni.Güzel ülkemde Özdemir Özok gibi bir insanın ölümü maalesef Michael Jackson'un ölümü kadar yankı uyandırmadı.

Özdemir Özok bi şeylerin başına gelmesinden sonra nereye gidiyoruz biz diyenlerden değildi.Başına gelmeden bizim için konuştu,karşı geldi örümcek kafalılara,şeriat isteyen İran sempatizanlarına.İktidar yanlısı gazetelerin hakkında çıkardığı şerefsiz söylemlere cevap vermekle uğraştı bir yandan da çünkü biliyordu ki biz çıkıp aksini ispat etmedikçe kendisine değil bu söylentileri çıkaran şerefsizlere inanırdık!Abbas Güçlü ile Genç Bakış'ta kendisine ağır ithamlarda bulunan badem bıyıklılara doğruları anlatmakla uğraşmasını hiç unutmayacağım.Hem de hiç sinirlenmeden,hiç ses tonunu yükseltmeden güzel güzel gerçekleri anlatmaya çalıştı.Yeri geldi cumhuriyete karşı olanlarla karşı karşıya geldi,ama inandığı gerçekleri korkmadan savunmaya devam etti.Söylenecek çok şey var,yazacak çok şey var ama burada çok açık konuşamıyoruz yasalar gereği!

Perşembe günü son yolculuğuna uğurlanacak.Ne yazık ki orada olamayacağım ama umuyorum ki Atatürkçü,laik cumhuriyeti savunan insanlar orda olur.Ayrıca Türkan Saylan'ın cenazesinde göremediğimiz devlet erkanı eğer oraya gidecek olan insanları eskortlarıyla rahatsız edeceklerse yine gitmesinler bi zahmet!


23 Nisan 2010 Cuma

23 Nisan


Tüm Dünya çocuklarının bayramı kutlu olsun.Çocuk tecavüzlerinin,tacizlerinin,pornolarının olmadığı çocukların rahat bırakıldığı bir yıl olması dileğiyle.

23 Mart 2010 Salı

Başımız Sağolsun



18 Mart 2010 Perşembe

Çanakkale Geçilmez!



18 Mart resmi tatil olsun!
Related Posts with Thumbnails