10 Kasım 2010 Çarşamba
Galatasaray AŞKTIR!
“Galatasaray armasını neden cep telefonumda duvar resmi yapmıyorum? Benim Galatasaray’a olan aşkım başka türlü bir aşktır. Öyle cep telefonuna falan sığmaz, taşar. Mezara bile sığmaz Galatasaray’a olan aşkım. İnsan aşkına kızar, küser ama asla vazgeçmez; mezarda bile sevmeye devam eder!”
Cevad PREKAZİ
Not : Ali Ece'nin blogundaki röportajdan alıntıdır. Röportajın tamamı için link.
21 Ekim 2010 Perşembe
Tekrar Hoşgeldin Giga!
11 Ekim 2010 Pazartesi
Sir,Rambo Yusuf ve Mehmet Çimen
Taraftar aleyhinize tezahürat yapıyorsa bunu çok dert etmemek gerekir. Ama taraftar yönetim aleyhine tezahürat yapıyorsa bavulunuzu toplama zamanı gelmiştir.
-Oynamadığım bir maçta şöhret oldum. Sakat olduğum için Türkiye-İngiltere maçına çağırılmamıştım. Maçı 8-0 kaybetmiştik. Gazeteler ertesi gün Yusuf oynasa bu kadar fark yemezdik, diye yazdılar. Ben de oynamadan şöhret olarak Galatasaray'a transfer oldum.
Erzurumspor ve Sivasspor'da futbol da oynayan Prof. Mehmet Çimen'in futbol adlı kitabından iki alıntı yazdım. Kitabı temin etmeye çalışıyorum şu an. Çok eğlenceli ve öğretici olduğuna inanıyorum. Hocamın eline sağlık futbola antrenörlük, yöneticilik, başkanlık ve futbolculuk yaparak katkıda bulunmuştu şimdi de bu kitabı yazarak genç nesile bilgilerini aktarıyor.
Bir Acayip Adam
Ben Arif Erdem'i sürekli Hakan Şükür attığı berbat pasları yakalamak için oradan oraya koşturan güzel topçumuz olarak hatırlarım. Bir nevi Hakan'ın yancısı gibi gelirdi bana hep. Cevahir'in Ulvi'si Koyu Bilal'ın Müfik'i gibi :) Bu resmi de her gördüğümde bunu hatırlarım. Hakan Şükür'ün yükselmek için daima omzuna bastığı kişidir Arif Erdem.
Lig Tv Arif Erdem'le çok keyifli bir röportaj yapmış. İzlemek isteyenler için link.
Ligde attığı en güzel golün hangi takıma olduğunu izlemeden doğru tahmin edenler gerçekten Galatasaray tarihini ezberlemiş olanlardır. Ben iki gol arasında kalmıştım, tahmin ettiklerimden biri çıktı :)
10 Ekim 2010 Pazar
10.10.10 Yok Tek 10 Hagi
10.10.10 furyasına uyalım bari biz de. Hagi'yi anmak için böyle günlere gerek yok aslında ama vesile oldu işte. O gittiğinden beri her gelene Yeni Hagi dendi, Revivo'ya bile hatta. Ama hepsini toplasan bize Hagi'nin sağ ayağı etmez ki Hagi solaktır. Hagi varken rahattı Galatasaray taraftarı, sahada 10'u görmek yetiyordu bize. Takım kötü de oynasa kendisi de kötü de oynasa o meşhur lafı hep geçerliydi bizim için O varken.
"Galatasaray adının olduğu yerde umut vardır."
2 Eylül 2010 Perşembe
Özür Dile Başkan!
İlk topa vurmaya başladığım zamanlar yani sene 91-92 falan. Solak olduğumu gören aile büyükleri Prekazi diye çağırmaya başladılar beni ve ben kendi dönemimin yıldızları Hagi, Hakan Şükür falan gelene kadar her topa vurduğumda Prekazi'yi örnek alır, onun gibi oynamaya çalışırdım. Sene 96-97 oldu artık yeni yıldızlarımız vardı. Hagi diyorduk kendimize, kimisi Hakan kimisi Arif. Unutmuştum Prekazi'yi, babam ara ara ne kadar büyük futbolcu olduğunu falan anlatırdı ama ben Hagi görmüşüm kim takar Prekazi'yi. Babam anlamıyor toptan falan Hagi var olm be! Prekazi anılarımda kalmaya başlıyordu, artık çok az kişi bana Prekazi diyordu çünkü.
Yeni aşklarımız vardı, zaten aklımız erdiği zamanlarda izleyememiştik Prekazi'yi unutmak kolaydı. Tabi ki biliyorduk Monaco'ya çaktığını, duymuştuk muz ortanın ustası olduğunu, Tanju'yu kral yaptığını falan ama izlenmeyince, göz görmeyince gönülde yeri çok olmuyor sonuçta kimsenin. Daha önce yazmıştım Onur Ünlü'nün Maradona aşkını, okuduk Mehmet Demirkol'un Maradona hayranlığını falan. Biz de El Diego diyoruz ama bildiğimizden mi? Hayır. Duyduğumuzdan, okuduğumuzdan ve az çok izlediğimizden.
Neyse konu dağılmasın. UEFA Kupası'nın kazanılma sürecini anlatan belgeselde Prekazi hayranlığım kat be kat artmaya başladı. Adam başarılıydı, mütevazıydı, sempatikti ve en önemlisi gözlerinden Galatasaray aşkı anlaşılıyordu, aynı Simoviç gibi. Benim diyen Türk oyuncuda görmediğim heyecanı gördüm bu iki Yugoslav'da! Galatasaray'dan yeni doğmuş, sevmeye kıyamadıkları çocukları gibi bahsediyorlardı ve belgeselin en can alıcı yerleriydi benim açımdan. 2005'te ASY'ye geldi Prekazi ve bir kere daha sempatik tavırları gönlümüzü fethetti, taraftara olan aşkı gözlerinden okundu ve daha bir sevildi.
Sasa İliç'i tavsiye etti bize. Sasa geldi ve öyle yürekten oynadı, öyle çok sevdirdi ki kendini daha çok sevdik Cevad'ı biz. Sasa bizden biri gibi oynadı daima. Neyse ve geldik 2010'a. Galatasaray Cevad'ın altyapısında görev aldığı OFK Beograd takımıyla eşleşti. Başka biri olsa ekmek kapısı olan OFK'ya Galatasaray'la ilgili bilgileri verir, kendi takımını destekler. Ama Cevad bu, yapmadı bunları. Çıktı ve ona yakışır şekilde konuştu ;
-OFK işim, Galatasaray aşkım!
Şimdi Adnan Polat ve kankası Adnan Sezgin bu adama ayıp ettiler. Hem de büyük ayıp. Röportaj için link burada ve lütfen okuyun, okutun. Kitlelere yayın! Röportajın en can alıcı kısmını yazıyorum varın gerisini siz hesap edin.
-Ben Galatasaray taraftarıyım, Galatasaray'a da Türk halkına da kırgın olamam. Hayatımın en güzel günleriydi Türkiye'de yaşadığım dönemler. Ama Adnan Polat beni arayıp özür dilemeli!
28 Temmuz 2010 Çarşamba
Cry Ulan Argentina, Cry Be!
Arjantin milli takımında teknik direktör Diego ile federasyon başkanı Grondona bir türlü uzlaşmaya varamadılar ve Maradona görevinden istifa etti. Futbol efsanesi daha önce milli takımdaki görevine devam etmek istediğini; fakat asla ekibinden kimsenin görevinden olmasına izin vermeyeceğini söylemişti. Grondona'nın da, Diego'nun yardımcılarından Alejandro Mancuso hakkında iyi düşünmediği göz önüne alınırsa bu istifa Mancuso yüzünden oldu diyebiliriz.
Diego dünya kupasındaki %100 hatalı kadrosunu savunurken sürekli "oynarken zevk alan, gereksiz yere hırs yapıp moral bozmayan, birbirlerine bağırmayan oyuncuları tercih ettim" demişti. Katılırsınız veya katılmazsınız hocanın kendi görüşüdür bu, her yiğidin yoğurt yiyişi farklıdır. Evet bu felsefe bu turnuvada başarısız oldu; ama oyuncuların tapar derecede hocalarına bağlılığı da gözlere çarptı. İşte bu genç kadronun bu bağlılığı, Maradona'nın da başarısızlıklardan elde ettiği tecrübeyle birleşince ileride özlenen başarıyı getirebilirdi belki, en azından ben böyle düşünüyorum. Ne yazık ki Grondona'yla Maradona'nın sidik yarışına kurban gitti bu umutlar. Bir daha bu jenerasyonu toplayacaksın da bir dünya kupası feda edeceksin de, peehh...
5 Temmuz 2010 Pazartesi
Tanrı Görevde Kalmalı!
Oyuncuları yanlış çalıştırıyor, kadroyu yanlış diziyor, taktik veremiyor, Cambiasso, Zanetti falan derken Arjantin bugün memlekete iniş yaptı. Kanımca turnuva boyunca taraflı tarafsız herkesin bir kez daha sempatisini kazandı Diego. Arjantin halkı ve federasyon tanrının görevine devam etmesini istiyor. Bence de göreve devam etmeli. Taktik konusunda biraz yetersiz kalsada motivasyon konusunda oldukça iyiydi Maradona, takımda aile ortamını oluşturmuş resmen ve olabildiğince genç bir jenerasyon oturtmaya çalışmış. Milito'nun kulübede oturma sebebi de buydu zaten. Eleştirmeden önce Maradona'nın hocalık kariyerinde henüz yolun başında olduğunu unutmayalım. Ama buna rağmen adamın müthiş bir saygınlığı var futbolcular üzerinde. Oyuncuların hem hocası, hem babası, hem de abisi gibi. Hocalık geliştirilebilir ama karizma ya vardır ya yoktur, sonradan öğrenilemez. Eminim Diego hocalığını geliştirip oyuncular üzerindeki müthiş saygınlığıyla beraber hatırı sayılır başarılar elde edecektir. Bence tüm Arjantin'in de istediği gibi tanrı görevde kalmalı. 
2 Temmuz 2010 Cuma
Kurt Metin!
19 Haziran 2010 Cumartesi
Maradona ve Onur Ünlü

TRT'de bir fragman dönüyor.Ünlülere soruyorlar işte "favori takımınız?","biz olsak ne olurdu?" falan filan.Yönetmen Onur Ünlü'ye soruyorlar favorisini,duraksamadan "Arjantin." diyor Onur abimiz. 17 Nisan 2010 Cumartesi
27 Şubat 2010 Cumartesi
Tugay ve Barça Modeli

Altyapının Başına Tugay Kerimoğlu Geçiyor
Kulübümüzün Yıllık Olağan Genel Kurul Toplantısı’nda konuşan Başkan Adnan Polat, eski futbolcumuz Tugay Kerimoğlu'nun Çarşamba gününden itibaren alt yapının başında görev yapacağını açıkladı.
Çarşamba günü Galatasaray'daki yeni görevine başlayacak olan Tugay Kerimoğlu’nun Adnan Polat tarafından açıklanması, Genel Kurul'daki üyeler tarafından büyük beğeniyle karşılandı.
----------------------------------------------------------------------------
Galatasaray Barça modeli uyguluyor ama tutar mı tutmaz mı bilmiyorum.Laporta'nın başardığı şeyi Adnan Polat deniyor ama Milan ve Juve'de tutmadığını biliyor,ona göre temkinli davranıyordur umarım!Tugay Kerimoğlu "Glasgow Rangers'a gittikten sonra futbolu öğrendim." demişti.Umuyorum ki genişleyen vizyonunu,açılan ufkunu bizim çocuklara da anlatır.Bu altyapı her zaman çok verimliydi ama bildiğim kadarıyla şu an çok iyi değil.Bu dönemin en iyi altyapısının Beşiktaş'ta olduğu söyleniyor.Yine de çıkarma konusunda Galatasaray Beşiktaş'ın bayağı önündedir.Tugay Kerimoğlu büyük ihtimalle altyapının başında olacak ama takımı Jan Derks çalıştırmaya devam edecek.
Tugay Kerimoğlu kovarcasına gönderilmesine rağmen hiçbir zaman kötü konuşmayarak bu görevi almıştır,keşke diğerlerinde de bu kadar akıl,bu kadar vefa,bu kadar Galatasaray sevgisi olsaydı...Özellikle Hakanların küçük olanında.
2 Şubat 2010 Salı
13 Ocak 2010 Çarşamba
Tarifsiz!


14 Aralık 2009 Pazartesi
Henrik Larsson
27 Kasım 2009 Cuma
Sorular Cevapsız Kaldı!

Ayrıca Dwight Howard'a verdiği cevap da Answer'a yakışırdı ancak ;
11 Kasım 2009 Çarşamba
Geçmiş Olsun!
Kareem Abdul-Jabbar ender rastlanan bir lösemi türüne yakalanmış. Geçen yıl aralıktan beri ağız yoluyla tedavi görüyormuş. Sevindirici olansa hastalığın ilerlememesi fakat sürekli tedaviye ihtiyaç olduğu. Efsane halkı bu konularda bilinçlendirmeyle ilgili kampanyalara katılmaya başlıyor. Geçmiş olsun Hook Shot'ın Babası!29 Ekim 2009 Perşembe
Larsson'dan veda!
27 Eylül 2009 Pazar
ALIŞAMADIK

BİLDİĞİN GİBİ DEĞİL!!!
Bir sene olmuş sen bizden gideli…
Bir sene olmuş “aklımız ” başımızdan gideli…
Aklımız…
Kaç kişinin rüyalarındaydın geçen “sene”…
Kaç bin kez arkadaş sohbetlerinde senli hikâyeler anlatıldı…
Kaç bin kez kahkahalar atıldı senli anılar gelince aklımıza…
Ve sonra kaç bin kez “Ah be Abi ”, “Ah be Alpaslan’ım” dedik…
Kaç bin kez çık gel, inan kızmayacağız yaptığın bu uzun şakaya dedik…
Olmadı… Bu sene de olmadı…
Kim bilir Belki seneye…
Telaşlı bir koşturmaca var şimdi…
Herkes senin huzuruna en iyi şekilde çıkmak istiyor…
Pankartları hazırladı kardeşlerin…
Onlarca mektup yazıldı sana dair…
“Özledik ” diyoruz, duyuyor musun bilmiyoruz…
“Ne çok sevdik seni abi” diyoruz, hissediyor musun bilmiyoruz…
Belki kızacaksın ama, Samet yine atkı yaptı senin için…
“Alpaslan Dikmen ” yazıyor yine koca harflerle…
“Silin oğlum” derdin burada olsan…
Çıkarın derdin benim adımı…
“Biz” derdin kısaca. “ultrAslan” derdin… Adın, adımız olurdu…
Bir sene geçmiş be ağabey…
365 gün…
10 küsur maçta 40 küsur gol sesi duyduk ta…
365 gündür 1 “şaka” dediğini duyamadık…
Her şey hazır ağabey 27 Eylül’e…
Yarın süslenir stat…
Atkılar takılır boyunlara Pazar…
Site’nin girişinde yine senli kareler, sana ithaf edilmiş sözler…
Sabahtan geliriz Hasdal’a uyandırırız seni…
Kalk deriz ağabey,
“Dinlenmeye çekildiğin köşe’den” kalk…
Maç Saati atılan her gol de bağırılır,
Golü atan Dikmennn… Alpaslannn…
Hepimiz ters köşe…
Ağlarız yine…
Hala dönecekmişsin gibi çocukça bir his var içimizde işte…
Çocukça bir heyecan…
Baktık ki gerçekten geleceğin falan yok,
Biz geliriz o zaman yanına “teker teker"…
Ulaş Bayam
ultrAslan İzmir Koordinatörü
Yazı Alıntıdır,ilgili LİNK...
Unutmadık,Unutmayacağız Abi...Adını her duyduğumuzda tüylerimiz diken diken,gözlerimiz nemli...
Arşiv...
25 Eylül 2009 Cuma
Maradona & Ortega
Maradona, Gana ile oynayacakları hazırlık maçının kadrosunu tamamen arjantin ligi'nde oynayan oyunculardan kurmuş. 94 Dünya Kupası'nda kendisinin ihraç edilmesinden sonra veliahtı olarak kadroya çağrılan ama fos çıkan Ortega'yı da davet etmiş milli takıma.. Ardından bir de "kimse bana hangi oyuncuları seçeceğimizi söyleyemez. ben herkesi dinlerim, ama kimse benim yerime karar veremez. burada kararları veren kişi benim" diye açıklama yapmış. Yeni bir "ders almam, ders veririm" olayı. Arjantin halkına hayırlı olsun ve Allah sabır versin diyorum.. O değil de koskoca Maradona ne hale geldi be, gel de içme!












