Gabriel Heinze "Niang bize yanlış yaptı" diye açıklama yapmış. "Özür dilerim ama, para hayatta her şey demek değildir. Proje vardır, hedef vardır" şeklinde de sallamaya devam etmiş.
Sezon bitince mi aklına geldi bunlar oğlum, yoksa Galatasaray'la anlaştın da yavaştan sallamaya mı başlıyorsun Fener'e :)
ligue 1 etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ligue 1 etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
28 Mayıs 2011 Cumartesi
10 Ağustos 2010 Salı
Ligue 1'de Favoriler Kötü Başladı!
Bu hafta başlayan Fransa Ligue 1'de entresan sonuçlar göze çarptı. Son şampiyon Marsilya, Lyon ve Bordeaux lige puan kayıplarıyla başladılar. Son zamanların suskun takımı PSG ise Mevlüt'ün de gol attığı karşılaşmada St Etienne'yi 3-1 mağlup etmeyi başardı.
Açılış golü Mevlüt'ten: PSG - St. Etienne: 3-1
Ligue 1'in açılış golünü St. Etienne karşısında Mevlüt 4. dakikada attı. Mevlüt gerçekten bizim için büyük şans, Hiddink umarım bu adamı boş geçmez. Hakan Şükür'den sonra o mevkide yaşanan handikapın üstesinden gelebilecek potansiyele sahip ve her geçen gün kendini geliştiriyor. Fizik olarak bir gram yağ yok neredeyse, uzun boyunu hayvani kuvvetiyle birleştirip rakip defansı bozduğu gibi, üstün hava hakimiyetiyle de kendine ve arkadaşlarına çok iyi pozisyonlar hazırlayabiliyor. Son vuruşlardaki becerisini de biraz daha geliştirdiği takdirde ne kadar şanslı bir milli takım olduğumuzu anlayacaksınız ki kendisi bu konuda da çok çalıştığını gösteriyor. Karşılaşmada diğer goller Payet (St. Etienne), Sessegnon ve Luis Nene'den geldi. PSG'nin ikinci golü olan Sessegnon'un golünü de izlemeniz lazım, kesinlikle haftanın golü budur. Bu sezon Paris temsilcisinde(bu klişe de burada şık durmadı sanki :) Sessegnon, Mevlüt ve Bodmer'e dikkat edin!
En büyük sürpriz son şampiyondan: Marsilya - Caen: 1-2
Sürprizelerle dolu haftanın en sürpriz sonucu bu maçtan çıktı. Geçen senenin şampiyonu Marsilya, Mamadou Niang'ın da oynadığı karşılaşmada Ligue 1'e bu sene yükselen Caen'e hem de kendi evinde mağlup oldu. Dünya kupasında yıldızı parlayan Andre Ayew'in de ik 11'de başladığı mücadelede 52.dakikada Seube'nin golüyle yenik duruma düşen mavi-beyazlılar 78'de Samassa'yla cevap verseler de 86'da Youssef El Arabi'nin golüne engel olamayarak lige kötü bir başlangıç yaptılar. Bakalım Caen takımı geçen sene Montpellier'in yaptığı sürprizi yapabilecek mi, yoksa bu karşılaşma hoş bir tesadüf olarak mı hafızalarda kalacak.. Marsilya'da bu sezon Ossasuna'dan transfer edilen sağ bek Azpilicueta'ya ve 1991 doğumlu Jordan Ayew'e dikkat edin. Umarım Deschamps, Jordan'a daha fazla şans vermeye başlar.
Lyon'dan gol sesi çıkmadı: O.Lyon - Monaco: 0-0
Lyon Lisandro Lopez'den yoksun çıktığı karşılaşmada Monaco ağlarını havalandıramadı bir türlü. İki takımın da pek pozisyona giremediği zevksiz bir maç oldu. Maçın başında Monaco, sonlara doğru da Lyon bastırdı biraz; ama seyirciye gol izletemediler. İyi topçu olan ama nedense benim pek sevemediğim Bafetimbi Gomis'in sahada bayılmasından başka dişe dokunur bir şey yoktu bu karşılaşmada. Diğer rakiplerin de puan kaybetmesiyle Monaco beraberliği Lyon için sorun olmaktan çıktı hatta değerli bile oldu diyebiliriz. Gomis'te de vazovagal senkop hastalığı varmış. Anksiyete, korku, ağrı, sıcak ortam, nemli ortam, uzun süre ayakta kalma gibi durumlarda vagus siniri işlevini kaybediyor ve damarlar daralıyor böylece bayılma(senkop) gerçekleşiyor, futbol oynamasına engel bir durum değil diye biliyorum.
Kabze'nin takımı Tigana'yı bir kez daha mağlup etti: Montpellier - Bordeaux: 1-0
Milli takımın başına geçen Blanc'tan koltuğu devralan Tigana'nın Bordeaux'u, geçen senenin sürpriz ekibi Montpellier'e mağlup olmaktan kurtulamadı. Hasan Kabze'nin ilk 11'de başlayıp yerini 88.dk'da Karim Ait Fana'ya bıraktığı mücadelenin tek golü 47.dk'da Bocaly'den geldi. Tigana'nın Bordeaux'a defansif bir futbol oynattığını gördüm, kadrosunda hala kaliteli hücumcular bulunduran bu takımın savunmayı öğrenmesi biraz zaman alabilir, umarım bu sürede çok sürpriz yaşamaz Tigana. Kabze'ye gelince hazırlık maçlarında ve UEFA Avrupa Ligi elemelerinde genelde ilk 11'de olmak üzere hep şans buldu. Umarım Montpellier kendisi için yeni bir başlangıç olur, Ligue 1'de Mevlüt'ten sonra bir sözü geçen golcümüz daha olur.
8 Ağustos 2010 Pazar
Dört Yıl Sonra Yeniden!
2005-06 sezonunun 33. haftası Galatasaray'a şampiyonluğu getiren golü 90.dakikada Hasan Kabze atıyordu. Rakip Beşiktaş'ın başında ise Jean Tigana vardı...
Bugün çok farklı bir ligde çok farkli hedeflere oynayan iki takımla tekrar karşı karşıya gelecekler. Kabze geçen seneki sürprizinin çok uzağında görünen Montpellier formasıyla gol ararken, Tigana da milli takımın başına geçen halefinin yerine Bordeaux'un başında şampiyonluk yarışındaki ilk maçına çıkacak.
Kabze yine son dakikada bir sürpriz yapıp maçı çevirecek mi yoksa bu kez gülen Tigana mı olacak? Açık ara Tigana favori gözüküyor; ama unutmamakta fayda var ki top yuvarlaktır..
18 Nisan 2010 Pazar
90+
Öncelikle Kanal a denilen yayıncı kuruluşu kınamak istiyorum. Ne güzel bir Bordeaux - O.Lyon maçı olmuş, 4 gol izlemişiz, maçın sonunda pek görmek istemediğimiz cinsten olaylar olmuş kırmızı kartlar çıkmış... E peki arkadaş maç bittikten sonra Fransa'daki yayıncı kuruluşun verdiği görüntüleri gösterip hiçbir kaydadeğer yorum katmadan, bilgi vermeden yayını kesmenin manası ne?? Demek istediğim şu: Maçı izleyenler bilir, son dakikalarda Bordeaux'da bir oyuncu sakatlık geçirdi ve Lyon'lu futbolcular topu taca attı. Tacı kullanan Bordeaux'lu oyuncu da topu direkt oyuna soktu, rakibe atmadı. Şimdi bu olaylar olmadan önce böyle bir durum yaşanacağını kestiremediğin için çok dikkat etmiyorsun tacı kimin kullandığına falan; ama kardeşim bu olay üzerine 3 kırmızı kart çıktı, maçı anlatan&yorumlayan insanlar biraz bilgi verse şu anda burada bu cümleler yerine daha ayrıntılı biçimde anlatacaktım olayı. Hepsi Kanal a'nın bok yemesi söyleyeyim. Postun şimdiye kadar gecikmesi de bu yüzden, belki ayrıntısını öğrenebilirim diye bekledim ama öğrenemedim bi türlü...
Yine de takip edebildiğim kadarıyla yazayım. Taç atışını Bordeaux takımı direkt oyuna sokunca Revelliere dayanamadı ve Allah ne verdiyse daldı (galiba Jussie'ye daldı). İkisi de kırmızı gördü bu pozisyon sonrası. Bordeaux'dan Tremoulinas da itirazlarına son vermeyince kırmızıyı aldı ve saha karıştı. Yaklaşık 3 dakika oyun durduktan sonra maç tekrar başladı. Bu arada Gourcuff bir pozisyonda yerde kaldı ve Lyon'lular bu sefer haklı olarak topu taca atmadılar ve oynamaya devam ettiler; ama skoru değiştiremediler...
İşte Kanal a denilen kuruluş yüzünden bu kadar sığ anlatabiliyorum bu olayları, affola...
Lider Marsilya da Boulogne deplasmanında +95'te Valbuena'nın penaltı golü ile 2-1'i yakalayabildi. Bu hafta Ligue 1'in kaderini 90+'lar belirledi anlayacağınız..
28 Mart 2010 Pazar
5 Büyük Lig'de Zirve Yanıyor!

Sadece ülkemizde değil Avrupa'da da liglerin zirvesi tabiri caizse cayır cayır :) Bugün alınan sonuçlardan sonra neler olduğunu yazmak gerek diye düşündüm.
Bundesliga'ya bakarak başlayalım.Benim Felix Magath'tan dolayı favorim olan Schalke(58) Kuranyi'nin müthiş formuyla liderliği aldı bu hafta.Bayern Münih(56) çok kötü gitmesine rağmen hala 2. çünkü rakipleri de en az kendisi kadar kötü gidiyor..Uzun süre ligi lider götüren Bayer Leverkusen(53) ise kırdığı yenilmezlik rekoru sonrası 2 maç kaybederek 3.sıraya düştü ve liderin 5 puan gerisinde hala yarışın içinde.4.sırada ve biraz geride kalan Dortmund (49) ise bu saatten sonra ŞL'yi kovalar ancak.
İngiltere Premier Lig'de de durum karışık.Bugün Bolton'u 0-4 yenen ManU (72) lider.Rooney'den sonra Berbatov da devreye girdi gibi gözüküyor.ŞL'den elendikten sonra lige iyice asılacak olan Chelsea(71) ise 1 puan geride.Bugün Lampard'ın 4 gol attığı maçta ligin dişli takımlarından Aston Villa'yı 7-1 ile geçtiler ve Drogba gol atmadı.Alenen ManU'ya "geliyoruz" mesajı verdiler.Arsenal (68) ise bugün 81'de gol atıp,91'de gol yediği maçta 2 puan kaybetti Birmingham'a ve zirvenin 2 puan gerisinde kaldı.Yine de bu kadar kötü giden bir Arsenal'in buralara gelmesini kimse beklemiyordu heralde.
Serie A'da bugün zirve iyice karıştı.Lider Inter(63) ile takipçilerinden Roma'nın (62) Roma Olimpiyat Stadı'ndaki maçında Roma Inter'i 2-1 yenerek zirvenin heyecanını arttırdı.2 haftadır Inter'in zirve ikramını geri çeviren Milan (59) ise evinde düşme tehlikesi yaşayan Lazio'yu ağırlıyor bugün.
La Liga'da ise Barça-Real çekişmesi son maça kadar sürecek gibi.Bugünkü maçta Barça(74 puan-53 averaj) zorlu Mallorca deplasmanından Zlatan İbrahimoviç'in golü ile çıktı ve liderliği aldı maç fazlasıyla.Real Madrid (71 puan-54 averaj) ise bu akşam Madrid derbisinde Atletico Madrid'i konuk edecek.Barça'yı yenerek hemşerisine yardım eden Atletico Madrid bu akşam Real'e çelme takabilir mi Avrupa Ligi aşkına?
Fransa Ligue 1 zirvenin en karışık olduğu lig.Lider Bordeux (28 maç-56 puan-23 averaj) bugün kupada Marsilya'yla oynadı ve yarın Valenciennes deplasmanına gidiyor.CM'de görebileceğimiz bi şey bu :) Maçı ertelenmiş falan olabilir.Takipçisi Montpellier ise (29 maç-56 puan-10 averaj) 2. sırada ve yarın Lille deplasmanına gidiyor.3.Auxerre ise (29 maç-55 puan-6 averaj) pazartesi günü Monaco deplasmanına gidiyor.4.Lyon (30 maç-54 puan-18 averaj) bugün oynadı ve 2-0 kazandı.5.Marsilya (28 maç-53 puan-20 averaj) eksik maçlarını aldığı takdirde 2.sıraya yükselme şansı var.Bugün Sochaux deplasmanına gidecek o da.Ve son olarak 6.Lille (29 maç-51 puan-21 averaj) evinde Montpellier'i ağırlayacak ve zirveye ortak olma şansını yakalayacak kazanırsa.Kafanın en çok karışacağı yer bu lig :)
Bizim ligimizin düğüm maçı yarın oynanacak.Galatasaray-Fenerbahçe derbisi sonrası bizim ligi de ayrıntılı bir şekilde yazarız.
1 Kasım 2009 Pazar
Avrupa'dan Futbol

Premier Lig'de sürprizi yine L'pool yaptı.Yenseler de yenilseler de sürpriz oluyor,Milan'dan daha dengesiz bi takım varsa Liverpool'dur. Sunderland'e yeniliyor,ManU'yu yeniyor,gidiyor Anfield'da Lyon'a maç veriyor. Bu hafta da Fulham'a deplasmanda 3-1 yenildiler. Degen ve Carragher'ın kırmızısı da tuz biber oldu. Arsenal Emirates'de Fabregas-Van Persie işbirliğiyle Londra derbisini 3-0'la geçti,Tottenham'a bi darbe daha vurdu. Chelsea Bolton'a deplasmanda 4 tane attı,2. ve 4. golleri izlemeniz gerek özellikle 4.gol muhteşem... ManU Old Trafford'da Blackburn'u zorlanmadan 2-0'la geçti.
La Liga'da da sürpriz vardı,72'de Keita'yla öne geçen Barça 90'da Pique'nin kendi kalesine attığı golle 2 puanı Osasuna'ya bıraktı. Hafta içi oynayacakları Rubin Kazan maçı öncesi moral de bulamadılar. Real Madrid'de kazan kaynarken Pellegrini cesur bi hamleyle Guti'yi kadro dışı bırakıp,Raul'u 11'e almadı. Higuain'in 2 golüyle kazandılar ama CR9 gelmeden işleri zor. La Liga'daki takımım Atletico Madrid'de çöküş sürüyor,Bilbao'ya deplasmanda 1-0 kaybettik ne yazık ki...
Almanya'da maçların hemen hemen hepsinde sürpriz vardı,skorlar kadar geri dönüşler de güzeldi.
Hamburg 2-3 Mönchengladbach (1-0,1-1,2-1,2-2,2-3)
Wolfsburg 3-3 Mainz 05 (1-0,2-0,2-1,2-2,3-2,3-3)
Schalke 2-2 B.Leverkusen (0-1,0-2,1-2,2-2)
Nurnberg 2-2 W.Bremen (1-0,2-0,2-1,2-2)
Stuttgart 0-0 B.Munich
Ligue 1'de Lyon St.Etienne'i Gomis'le geçti,dost kazığı diye buna derler.
Liga Sagres'te (Portekiz) haftanın maçında Braga evinde Benfica'yı 2-0'la geçti...
Etiketler:
analiz,
bundesliga,
epl,
la liga,
ligue 1
11 Eylül 2009 Cuma
Cumartesi Futbol Şöleni

Bülent Abi'nin bloguna bakarken gördüm. Yarın saat 17'de oturuyoruz TV başına,gece 24'e kadar kalkamıyoruz. Dolu dolu muhteşem bir futbol günü olacak. Hem maç bilgileri hem iddaaseverlere ufak çaplı tüyolar verelim.
Önce saat 17'de transferin flaş takımı City ile Wenger'in çocukları oynuyor. Adebayor'un maçı olacaktır kanımca. Sakat-cezalı durumunu bilmiyorum ama keyifli bir maç olacağı kesin. Alt olacağını düşünüyorum,City alır veya berabere biter. Yayın : Spormax
2.maçımız Tottenham-ManU,19.30. City-Arsenal maçından daha keyifli geçeceğini düşünüyorum. Son 20 dk'sını izleyemeceğiz gerçi,derbiye denk geliyor. Üst olacağı garanti gibi. Berabere biteceğini düşünüyorum ama Tottenham L'pool'a yaptığı sürprizi yapabilir. Yayın : Spormax

Ve beklenen maç.Galatasaray-Beşiktaş... Denizli 7-8 defansif oyuncuyla oynayacağı için sıkıcı geçmesini bekliyorum. İlk golü Galatasaray atarsa maç kopar. Ayrıca beklerde İsmail Köybaşı ve Erhan Güvn gibi iki çaylakla başlarsa Beşiktaş,Keita ve Kewell gibi iki tecrübeli açıkla Galatasaray işi kanatlardan bitirir. Ama Denizli'nin bu ligin kurdu olduğunu düşünerek sağ bekte Ekrem sol bekte Deli İbo'yla başlayacağını düşünüyorum. Orta sahada Ernst Arda'yı durdurabilecek güçte. Haftasonu 4 gol atıp moral bulan Baros Sivok-Ferrari'yi çok yorar... 60-70 arası giren bir Nonda maçı alabilir. Galatasaray olunca ister istemez üst düşünüyorum. Umarım Denizli maçı sıkıcı bi hale getirmez de keyifli bi maç izleriz. Ayrıca herkesin söylediğinin ve 1.50 veren iddaa'nın aksine ben maçın favorisinin Galatasaray olduğunu düşünmüyorum. İlk ihtimal beraberlik. Yayın : Lig Tv-21.00
Espanyol-Real Madrid maçında Jargue anılacağı için bir şölen havasında geçmeyecektir. Espanyol kaptanı için taraftarı önünde Real'e direnecektir. Ama formda bir Kaka var karşılarında. Benzema ve CR9'un da ölüsü yetecektir. Real maçı alır ve üst olur... Tabi bunu izleyemeyecez derbi ile aynı saatte. Yayın : NTV-21.00
21.45'te Lazio-Juventus maçı var. Juve çok formda,Lazio Pandev sorunu,Ledesma sorunu derken toparlanamadı daha. Formda Diego ve Amauri ile Juve bu maçı alır. Ayrıca klasik Serie A maçlarına benzemiyor,üst olur. Juve rahat gol atıyor,savunma iyi ama daha tam oturmadı. Yayın : NtvSpor
22.00'de Fransa Ligi'nin son şampiyonu Bordeaux,ligin orta sıra takımlarında Grenoble'yi ağırlıyor. 2 veya daha fazla fark olur. Gourcuff tek başına alır maçı. Yayın : Kanal A
Etiketler:
beşiktaş,
epl,
galatasaray,
la liga,
ligue 1,
türkiye süper lig
30 Ağustos 2009 Pazar
Gomis - Lisandro - Bastos!
Lyon zorlu maçta Nancy'i yeni transferlerinin golleriyle geçti: 3-1! Gomis'i yeşiller içindeyken hiç beğenmiyordum. Euro 2008'deki performansı da kötüydü. St. Etienne ve milli takımın kötü performansları yüzünden böyleymiş meğer, hakkını yemişiz. Adam resmen döktürüyor Lyon'da: 6 resmi maçta 5 gol! Yırtıcılığı da cabası. Lisandro Lopez de 25m € bonservis bedelinin hakkını veriyor, Maradona'nın 2010 dünya kupası kadrosunda kendisine yer ayırttı gibi. Bastos'a ise ayrı bir sempatim vardır zaten. Daha Lille'deyken bile çok sevdiğim bir futbolcuydu, bugün de Nancy ağlarına bıraktığı füzeyle biraz daha mutlu etti beni. Bu arada skora bakıp da kimse aldanmasın bu Nancy'i mağlup etmek hiç de kolay değil. Çok güzel futbol oynuyorlar. Bu sene üç büyüklerin arkasını zorlayacak takımlardan biridir, ben söyleyeyim de..
13 Ağustos 2009 Perşembe
Ligue 1!
Yeni sezonda Ligue 1 heyecanında ağırlığını koymasını, çıkış yapmasını beklediğimiz futbolculardan oluşan bir yazı hazırladık.
Lisandro Lopez: 2007-08 sezonundaki müthiş performansın ardından bir sezon daha Porto forması giydikten sonra, 24m € bonservis bedeliyle Lyon'un yolunu tuttu. Taraftar haklı olarak ondan çok şey bekliyor. Benzema'nın yerini doldurması açısından, giden şampiyonluğu geri getirmesi açısından kendisinden beklentiler çok yüksek. Umarız altından kalkar da bizlere güzel bir göz ziyafeti yaşatır. 2010 dünya kupası için Maradona'nın gözüne girmek istiyorsa bunu başarmak zorunda zaten..
Yoann Gourcuff: 23 yaşındaki Fransız yıldız geçen sezon 15m € bedelle satın alma opsiyonu ile birlikte son yılların "stupid team"i Milan'dan kiralandı. Bordeaux'da harikalar yarattıktan sonra da haliyle transfer edildi. Müthiş tekniğiyle göz dolduran futbolcunun bu sezon da Bordeaux'u sırtlamaması için hiçbir sebep yok; Inter'in kendisine 20m € bonservis bedeli önermesini saymazsak tabi..
Michel Bastos: Lyon'un 18m € bonservis bedeli ödeyerek Lille'den transfer ettiği 26 yaşındaki Brezilyalı futbolcu geçen sene Lille'nin başarısında büyük rol oynamıştı. Foret arkası ve sol açıkta görev yapabilen bu arkadaş sürati ve roket gibi sol ayağıyla dikkat çekiyor. Beşiktaş maçında gereksiz agresifliklerini gördük ama yine de en az Lisandro Lopez transferi kadar iyi bir transfer.
Stephane Sessegnon: Benin'li hakem Coffi Codjia'dan sonra Benin'den bir de futbolcu çıktı. Biraz televole tabiri olacak; çıktı ama ne çıktı, görenlere parmak ısırttı! Gerçekten nereden çıktı bu adam? 1 sene öncesine kadar kimse adını sanını bilmiyordu, bu sene ise isme Chelsea'yle transfer dedikodularında geçiyor. PSG de onu kaybetmek istemediğini 4 yıllık sözleşme imzalatarak belli etti ve müthiş tekniğini en aznından bir sene daha Ligue 1'de izleyeceğimiz kesinleşti. Eminim bu habere en çok Beşiktaş taraftarı üzülmüştür ;)
Eden Hazard: 18 yaşındaki süper yetenek. Geçen sene Bastos'un arkasında pek forma şansı bulamadı ama oynadığı maçölarda da kalitesini gösterdi. Bu sene Bastos'un da Lyon'a gitmesiyle ilk 11'deki yeri garantilendi gibi. Belçika'nın dünya futboluna armağan ettiği bu genç yetenek bakalım bu sene Lille'yi sırtlayabilecek mi? Benim kanaatim bu adam Lille'de çok kalmaz ve Lille takımı kasasını biraz daha doldurur!
Didier Deschamps: Listedeki tek teknik direktör. Fransa ligi gibi savunma ağırlıklı bir ligde hücum oynayabilecek en iyi kadroya sahipken, ligin çehresini değiştirebilecek adam olma ihtimali varken st. Etienne'den bile daha korkak oynatıyor takımını. 5 sene öncesinin şampiyonlar ligi finalisti hocasını, ikinci ligde hocalık yapmak biraz korkutmuş galiba. Ama gol yemeyeceğim diye de seyir zevkini öldürmek olmuyor doğrusu!
Lisandro Lopez: 2007-08 sezonundaki müthiş performansın ardından bir sezon daha Porto forması giydikten sonra, 24m € bonservis bedeliyle Lyon'un yolunu tuttu. Taraftar haklı olarak ondan çok şey bekliyor. Benzema'nın yerini doldurması açısından, giden şampiyonluğu geri getirmesi açısından kendisinden beklentiler çok yüksek. Umarız altından kalkar da bizlere güzel bir göz ziyafeti yaşatır. 2010 dünya kupası için Maradona'nın gözüne girmek istiyorsa bunu başarmak zorunda zaten..
Yoann Gourcuff: 23 yaşındaki Fransız yıldız geçen sezon 15m € bedelle satın alma opsiyonu ile birlikte son yılların "stupid team"i Milan'dan kiralandı. Bordeaux'da harikalar yarattıktan sonra da haliyle transfer edildi. Müthiş tekniğiyle göz dolduran futbolcunun bu sezon da Bordeaux'u sırtlamaması için hiçbir sebep yok; Inter'in kendisine 20m € bonservis bedeli önermesini saymazsak tabi..
Michel Bastos: Lyon'un 18m € bonservis bedeli ödeyerek Lille'den transfer ettiği 26 yaşındaki Brezilyalı futbolcu geçen sene Lille'nin başarısında büyük rol oynamıştı. Foret arkası ve sol açıkta görev yapabilen bu arkadaş sürati ve roket gibi sol ayağıyla dikkat çekiyor. Beşiktaş maçında gereksiz agresifliklerini gördük ama yine de en az Lisandro Lopez transferi kadar iyi bir transfer.
Stephane Sessegnon: Benin'li hakem Coffi Codjia'dan sonra Benin'den bir de futbolcu çıktı. Biraz televole tabiri olacak; çıktı ama ne çıktı, görenlere parmak ısırttı! Gerçekten nereden çıktı bu adam? 1 sene öncesine kadar kimse adını sanını bilmiyordu, bu sene ise isme Chelsea'yle transfer dedikodularında geçiyor. PSG de onu kaybetmek istemediğini 4 yıllık sözleşme imzalatarak belli etti ve müthiş tekniğini en aznından bir sene daha Ligue 1'de izleyeceğimiz kesinleşti. Eminim bu habere en çok Beşiktaş taraftarı üzülmüştür ;)
Eden Hazard: 18 yaşındaki süper yetenek. Geçen sene Bastos'un arkasında pek forma şansı bulamadı ama oynadığı maçölarda da kalitesini gösterdi. Bu sene Bastos'un da Lyon'a gitmesiyle ilk 11'deki yeri garantilendi gibi. Belçika'nın dünya futboluna armağan ettiği bu genç yetenek bakalım bu sene Lille'yi sırtlayabilecek mi? Benim kanaatim bu adam Lille'de çok kalmaz ve Lille takımı kasasını biraz daha doldurur!
Didier Deschamps: Listedeki tek teknik direktör. Fransa ligi gibi savunma ağırlıklı bir ligde hücum oynayabilecek en iyi kadroya sahipken, ligin çehresini değiştirebilecek adam olma ihtimali varken st. Etienne'den bile daha korkak oynatıyor takımını. 5 sene öncesinin şampiyonlar ligi finalisti hocasını, ikinci ligde hocalık yapmak biraz korkutmuş galiba. Ama gol yemeyeceğim diye de seyir zevkini öldürmek olmuyor doğrusu!
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)






