Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...
uefa avrupa ligi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
uefa avrupa ligi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

26 Ağustos 2011 Cuma

Avrupa Arenasındaki Türkler!

Türkiye'yi Avrupa'da temsil edecek 2 takım kaldı maalesef. 5 takımla başlamıştık yine önce Gaziantepspor elendi sonrasında TFF daha çok tartışacağımız bir kararla Fenerbahçe'yi Avrupa'dan men etti. Dün gece Bursaspor da elenince Beşiktaş ve Trabzonspor'a kaldık ki bu pek sık gördüğümüz bir olay değil.

Kurayı görür görmez geçen seneki kadro bu grupta 3. olabilirdi dedim. Geçen seneki kadrosu çok mu kaliteliydi? Hayır. Çok mu kaliteli oyuncular kaybettiler o kadrodan? Evet. Defansın en iyisi Egemen, orta sahanın en iyisi Selçuk ve hücumun 3 bel kemiğinden ikisi Jaja ve Umut gitti. Aynı şekilde rotasyonda yer bulan Engin, Ceyhun gibi adamlar da gitti. Ki o Engin öylesine yetenekli ki Fatih Terim bile böyle bir adamı sorunlu olmasa bu kadar ucuza alamazdık dedi.

Özellikle Selçuk telafisi olmayan bir kayıp. Umut da çok önemli bir kayıp. Bu adamların yokluğu anlaşılacaktır zira geçen senenin yıldızı Burak, Umut'un boşalttığı alanlar ve Selçuk'un attığı nokta paslar olmadan geçen seneki performansını yakalayamaz. Zokora ve Henrique gibi iyi transferler yaptı Trabzonspor ama onun dışında bir şey yok. Volkan Şen gelirse etkili ve faydalı olabilir Şenol Güneş'in ellerinde.

Gelelim çektikleri kuraya. İnter'den içeride puan alabilirler, dışarıda da imkansız değil ama zor. CSKA'yı içerde yenerler bence. Lille'den hem içerde hem dışarıda puan alabilirler. En kötü ihtimalle 4, en iyi ihtimalle 8 puan bekliyorum Trabzonspor'dan. Gruptan çıkmaları imkansız bu tecrübesizlikle, amaçları 3.'lük olmalı.

Şenol Güneş Trabzonspor'un başına gelmiş en iyi şey. Umarım O'nun değerini bilirler bu sefer.

Beşiktaş Alaniya gibi bir 2. lig takımını çok zor bir şekilde geçtikten sonra çok zor bir kura çekti. Geçen seneden daha güçlüler aslında şu anda ama şike süreci onları çok yıprattı.

Dinamo Kiev hatırlarsınız geçen sene 4-1, 4-0'lık skorlarla elemişti Beşiktaş'ı. Zaten Beşiktaş onlara karşı direk bu psikolojiyle çıkacak sahaya ve dışarda puan almaları imkansız. İçerde seyirci gazıyla bir galibiyet alınabilir. Stoke City ile içerde berabere kalır dışarda direk yenilirler. Tel Aviv'in iç saha performansı etkileyici, İsrail'den puansız dönme ihtimali yüksek Beşiktaş'ın. Beşiktaş'ın da şu grupta maksimum 8-9 puan toplayacağını düşünüyorum.

Çok zor bir gruba düştüler. 1. torbada Kiev nispeten iyi bir kura olmasına rağmen 3 ve 4. kuralarda bence en zor takımları çekmişler. 3. torbada Stoke'la beraber Hannover vardı zor takım olarak. 4. torbada ise kimi istemezsin deseler direk Tel Aviv derdim. Buraya Panathinaikos'u eleyip geldi Tel Aviv. Kimse küçümsemesin İsrail takımını, zira küçümseyince başımıza neler geldi biliyoruz.

Her iki takımımız da zor kuralar çekti ama Beşiktaş'ın işi daha zor Avrupa Ligi'nde olmasına rağmen. Başarılar diliyoruz.

18 Ağustos 2011 Perşembe

Schalke'nin yediği müthiş gol!



Şimdilik gecenin en güzel golü. Umarız daha iyileri gelir de güzel bir gece yaşarız..

14 Temmuz 2011 Perşembe

FC Minsk - Gaziantepspor (6 Buçuk Sene Sonra Avrupa)

Gaziantepspor UEFA Avrupa ligi ikinci ön eleme turu için bugün saat 20.00'de Belarus'ta FC Minsk deplasmanına çıkacak. Avrupa kupalarında son maçını 3 Mart 2004'te Roma'ya karşı yapan Antep takımı bıraktığı gibi müthiş bir başlangıç yapmak istiyor. Bence hiçbir engel yok..

FC Minsk ekibi, 12 takımlı Belarus liginde 10. sırada. Son iki takım küme düşüyor. Aslında liglerinin başlamış olması avantaj gibi gözükse de, ligdeki sıralaması bu avantajı yok etmiş gibi duruyor. Zira Avrupa kupalarında tur atlamaktan önce, düşmemek istedikleri bir Belarus Premier Ligi var. Gaziantepspor ise tüm hatlarıyla bu karşılaşmaya odaklanmış durumda..

Tolunay Hoca gol yemeden dönmek istediklerini söyledi. Araya bir tane sıkıştırabilirlerse de süper olur. Aslında maçlardan önce büyük konuşmayı sevmem ama Gaziantepspor bu turu rahat geçer.

Son olarak maçı Samanyolu Tv'nin verdiğini belirtelim..

Gaziantepspor, tüm ekip Minsk'teki son idmandan sonra...

30 Eylül 2010 Perşembe

Beşiktaş'ta 3 Türk,Rapid Wien'de 3 Türk!


*Quaresma oynadığı sürece resimdeki arkadaşa tecavüz etti. Direkten dönen şutu da şanssızlıktan başka bir şey değil.

*Hayır ırkçı değilim ama bugün süre alan 14 futbolcudan 10'unun yabancı olması içime sinmiyor ve evet Galatasaray da aynı şeyi yapsa aynı şeyi söylerdim.

*Beşiktaş'ın golleri Holosko ve Bobo, Rapid Wien'in golü Veli Kavlak. Komik.

*Ernst çok iyi topçu.

*Hakan Arıkan'ın tek hamlede top tuttuğunu gören var mı? Ama 1-2 iken yaptığı kurtarış çok iyiydi, her ne kadar ilk pozisyonda hatası da olsa ikinci kurtarışı yapmak kolay değil.


*Guti bazen krampon giymiş Mozart.(Okay Karacan)

*Guti dedikten sonra susacaksın abi." Guti iyi topçu ama" diye cümle kuranlara illet oluyorum. Guti lan bu aması mı var!

*Holosko aklını kaybetmiş gibi. Golden sonra 2 pozisyon üst üste neden pas vermezsin be abi!

*Hilbert hala vasat ama biliyor belli. Ferrari ağır ama futbol bilgisi yeter. Üzülmez oynadı mı bugün?

*Toraman'ın golden önce Veli'den yediği çalımı İngiltere'nin alt liglerinde oynayan savunma oyuncuları yemez. Altyapı yetersizliğimiz.

*Veli çok iyiydi, Yasin iyiydi, Tanju kötüydü. Veli'yi alsaydı keşke Galatasaray sene başında.


*Türk'üz işte abi, her yerde kendimizi belli ederiz. Anons komikti.

* "Viyana'yı kuşattık." lafını duymaktan tiksinti gelecek 2 günde.

*Beşiktaş pazar günü Trabzonspor'u yenemez ama sene sonunda ilk 2'ye girer.

*Schuster büyük hoca abi. Denizli'nin takımına 3 ayda bu topu oynatmak devrimdir!

27 Ağustos 2010 Cuma

Adnan Polat ve 5 Çıkış Kapısı



Umarım bu başkan olarak izlediği son maç olur Adnan Polat'ın. Bunu sırf transfer yapmadığı için söylemiyorum, Galatasaray'ın saygınlığını dibe vurdurduğu için söylüyorum. Eğer sen 5 ay önce kaptanlık için ağlayan çocuğa önce "Florya'nın 5 çıkış kapısı var,birinden çıkarsın çıkmak istiyorsan." deyip 5 ay sonra kaptanlık ve 10 numara verirsen ne o çocuk ne ekürileri seni sallamaz bir daha. Sen eğer 3 ay önce sana seçim kazandıran yöneticini türlü katakullilerle saf dışı bırakırsan bu saatten sonra ne güven duyulan adam olursun ne saygı duyulan! Umuyorum en yakın zamanda kankan Adnan'ı da alıp kulübü rahat bırakırsın Adnan Polat. Bize Özhan Canaydın'ı arattın ya tarih seni de yazacaktır!

2-3 gün içinde Misimoviç transferini açıklayacaksınız,sonraki günlerde de Emana ya da Jadson'dan biri gelecek. Alın bi yerinize sokun bu adamları. Avrupa gitti, Bucaspor'a, Konyaspor'a karşı oynasın diye mi getiriyorsunuz Misimoviç'i...


Bu akşamki maçın taktiği, analizi konuşulmaz. 91'de gol atıp, 93'de gol yediğin ve bu yediğin golle elendiğin bir maçın nasıl bir analizi olabilir ki! Aptalsınız işte, aptal kere aptalsınız. Ama bazıları var sahada, onlar aptal değil. Aptal olsalar iyi, onlar sabotajcı. Fatih Terim babaları gelsin, şu yalnız ve güzel adam Rijkaard gitsin istiyor onlar. Biri var sözde 10 numara ve kaptan, milli takımda oynarken takım ne zaman sıkışsa o devrede ama burada hep kayıp son zamanlarda. 2 sene Ashley Cole'la kıyaslanan biri vardı bu takımda. Ne zaman sigara içerkenki görüntüleri çıktı, istikrar abidesi ara ara düşüşlere başladı. Bu sezona iyi girmişti ama sonra ne olduysa (!) her maç bir hatalı golde payı var. 10 numarayla bizim çakma A.Cole işbirliğine mi girdi diye düşünüyor insan!

Ha bir de "Ayıboğan" var. Şu haliyle kedi boğamaz gerçi ama neyse. Rijkaard'a sallar, sallar ama hem Rijkaard hem o yerinde kalır. Lanet gelsin sana yönetim! O da 4 gözle bekliyor imparatorunu, sonuçta bağımsızlığına kavuşacak.

Sergen Yalçın konuşuyordu bugün Fenerspor'da, pardon ntvspor'da! Dedi ki Gökhan Zan niye oynamaz! Baktılar kulübede adam yok, Gökhan Zan'a kadar düştüler. Yakında diyecekler bir Cumhur, bir Anıl Dilaver oynamaz mıydı orada falan diye biz de dumur olacaz! Haklısın Sergen sen yorumculuk yapabiliyorsan, Gökhan Zan da top oynamalı!




Her evin küçük çocuğu, sempatik yüzü Arda Turan'dı eskiden O. Şimdi ise abileri gibi hizipçi diye anılıyor, Fatih Terim ile yediği yemekler konuşuluyor!

Haldun Üstünel 10 numarayı verirken bir gazeteci sormuştu ;

-Lincoln'un formasını mı veriyorsunuz?

-Hayır, Metin Oktay'ın formasını veriyorum.

Biz de diyoruz ki çıkarın kutsal parçalıyı, çıkarın Metin'in formasını yakışmıyorsunuz! Çok iyi oyuncular olabilirsiniz ama Metin'in karakterinin 10'da 1'i yok hiçbirinizde. Eğer dediğin gibi Galatasaray'a aşık olsaydın Arda Turan, şu mağlubiyetlere bizim kadar üzülseydin bizim tribünde, ekran başında terlediğimiz kadar terler, ıslatırdın o formayı. Maç boyu korner atmaktan başka bir işe yarardın!

Mümkünse bu kadro bu takımda kaldıkça kutsal parçalı giyilmesin, pembe mercan giysin bunlar parçalıyı Kewell giysin sadece!!!

20 Ağustos 2010 Cuma

Kutsal Parçalı ve Ruhsuzlar Ordusu



Resmi büyütün ve iyice bakın. Kewell, Neill ve Arda. Bunların dışında hangisi için Galatasaray'ın olmazsa olmazı dersiniz. Hadi biraz da Balta ki 2. golde yaptığı hatada saf "balta"lık yaptı.

Servet, Batdal, Sarp, Ayhan, Ali Turan, Aykut ve Serdar Özkan. Bu mudur Galatasaray'ın ilk 11'de oynayacak oyuncuları? Geçen maçtan önce Serdar hastalandı hepimiz "ah Serdar olaydı" dedik. Serdar kötü futbolcu mu? Hayır. Serdar sıradan bir topçu, Serdar yeteneklerinin farkında olmayan niye çalım attığını, niye dripling yaptığını bilmeyen bir topçu. Kewell "şu çalımı atayım boş arkadaşıma vereyim topu ya da şut çekerim." diye düşünüyor o çalımı atarken ama Serdar "hele şu çalımı atayım, sonra bakarız." modunda.

Ali Turan gerçekten kötü topçuymuş. Hazır değil diyecem ama hazır olmayan topçu fizik olarak kötüdür, beyin olarak düşünememe özelliği çok başka bir şey. Ali Turan 2. hatta 3.sınıf bir takımın sol açığını öyle bir oynattı ki hayran kaldık adama. Kim lan bu adamların sol açığı demeye başladım zira çok teknik gözüktü gözüme. Halbuki adamı şimdi getirsen belki Bank Asya seviyesinde bir takımda 11 oynayamaz. Ama Ali Turan öyle berbat ki Horto'nun alttaki postu girmesine sebep oldu.

Batdal, Sarp ve Ayhan için kötü şeyler söylemek istemiyorum çünkü adamlar bu kapasitede işte. Geçen seneden gördük Sarp ve Ayhan'ı. Bu adamlar çırpınır, didinir ama bunlar götünü yırtsa bal veren arı olamazlar. Bugün tam baskı yapılan anda Sarp'ın yaptığı aptal faulun sebebi de bu. Hagi'nin dediği gibi "kafa lazım."

Aykut ve Servet. Kendilerini geliştirmek şöyle dursun sürekli geri giden bir ikili bunlar. Aykut kaleyi bulan her topun gol olmasına alıştırdı bizi ki bugün rakip 2'ye 2 yakaladığı anda Horto'ya dedim "gol olur." diye. Rakip dışarı atmadığı müddetçe gol olma ihtimali %80 her topun. Tek suçlu Aykut mu? Hayır. Aykut'un suçu var mı? Evet. Sen çıkıp "Buffon veya Cech gelmiyorsa kaleciye gerek yok." diyecek kadar götüne güveniyorsan o zaman Buffon veya Cech'in bir altı kalecilik yapacaksın. Eğer bu kadar millet yıllardır yedek olan Aykut değil de Ufuk oynasın diyorsa bunun müsebbibi de sensin. Sana Cech ol demiyoruz ama en azından Leo Franco ol ki bu taraftar sana sahip çıkabilsin.

Servet Çetin sana bir şey demiyorum artık. Yönetimin basiretsizliği sayesinde hala bu kulüpten ekmek yiyorsun. "Keşke Rijkaard beni istemese de gitsem." dedikten sonra seni bu takımda tutan ve transfer yapmayarak Rijkaard'ı sana mahkum eden zihniyetin Allah belasını versin.

Demagog Adnan. Eserinle gurur duy. Keita'yı satıp bizi Serdar Özkan'a mahkum eden de sensin, Elano'yu satacaz satacaz deyip değerini düşüren de sensin ki satamadın patladı elinde! Oyum yok sana oy vermedim ama şurda "rengimiz kırmızı" yazdığım için bile utanıyorum kendimden. Senden ve adamın Adnan Sezgin'den kötü olamazdı heralde kimse. Tez zamanda istifa etmen dileğiyle.


İyi ki varsın Milan Baros. İyi ki varsın hasta ve sakat (!) Harry Kewell. Siz de olmasanız yeminle çekilmez bu Galatasaray. Sırf sizin hatırınıza izliyoruz bu takımı. Eğer ki taraftar olmasaydı sizi de yerdi bir şekilde Adnanlar. Kewell yerine Caner'in bonservisi alınırdı, Baros yerine de Mert Nobre gelirdi ki o zaman görün şenliği!!!

Arda Turan. Rica ediyorum korner kullanma artık. Topu yetiştiremediğinden midir nedir bu ön direk sevdası bilmem ama bugün kullandığın 15 kornerin hiçbirisinin sonuç vermemesi afedersin ama mallık değil mi??? Tamam savaşına, hırsına, takım sevgine kurban olurum ama lütfen bilmediğin şeyleri yapmaya çalışma. En azından şöyle sıkışık maçta yapma, az huzur ver.

Chao Grey kutsal parçalı giyilmediğinden dem vurmuş. Orda da söyledim mümkünse şu kadro giymesin kutsal parçalıyı. Ali Turanlar, Serdar Özkanlar, Servetler, Aykutlar giymeyiversin kutsal parçalıyı, bari onu kirletmesinler ruhsuzluklarıyla!

7 Ağustos 2010 Cumartesi

Kısmetten Çıkınca Selanik'ten Uça Uça Gelirmiş!


Uefa Avrupa Ligi'nde Galatasaray ve Beşiktaş'ın rakiplerini tanımıyorum. Karpaty Lviv'in hocası idialı açıklamalar yapmış, bu iyi bir şey. Çekinmeden saldıracaklarını gösterir, Galatasaray'ın biraz zorlansa da turu geçeceğine delalettir bu. Beşiktaş'ın rakibi de Finlandiya takımı. İsterse Finlandiya milli takımı gelsin Beşiktaş yine eler. Konuşmaya değer bulmuyorum bu iki takımı, umarım temsilcilerimiz bize sürpriz yaşatmazlar. Trabzonspor'la ilgili fikrimizi de bir önceki postta anlatmıştık zaten..

Gelelim Fenerbahçe'ye. Diyorlar ki Aykut Fenerbahçe'nin evladı, cesur adımlar atıp köklü değişiklikler yapıyor, zaman lazım. Hiç katılmıyorum, o yönde bir kıpırdama dahi göremiyorum. Ama farz edelim ki öyle, o zaman bu Aykut çok şanssız adam kardeşim. Takımda köklü değişiklikler yapacağın vakitte sen git eşleşebileceğin en zor rakiplerden biriyle eşleş, nasıl yapacak şimdi bu adam köklü değişiklik? Olası bir kötü sonuçta gitti oyuncuların bütün özgüveni, gitti taraftar desteği..

PAOK geçen sezon güzel futbol oynayarak Yunan ligini ikinci bitirdi. Şampiyon olamamasının tek sebebi Panathinaikos'un Yunan standartlarının üstünde bir futbol oynamasından başka bir şey değildi. PAOK takımı şampiyonlar ligi elemelerinde de Ajax'a 1-1 ve 3-3 ile elendi. Ne kadar ciddi bir rakip olduğunu buradan da anlayabiliriz.

Aykut'un işi gerçekten çok zor. Takımın bu hamlığıyla, antrenmansızlığıyla daha da zor. Bakalım taraftarın körlemesine Aykut sevgisi bu turu geçmeye yeterli olabilecek mi..

Son olarak magazin boyutuna geçersek PAOK'un İstanbul'da kurulduğunu bu bloga girip bu satırları okuyan herkes biliyordur zannımca. Ama bu adamlar bazı maçlarda Türk bayrağı açıyorlarmış diye duydum, eğer doğruysa çok ilginç geldi bana. Ajax maçından önce de Ajax taraftarlarını darp etmişler, bu olay hala Türk'lüklerini unutmadıklarını gösterir. Yani bayrak açıyor olabilirler gerçekten evet :)

İkinci Liverpool Kuşatması!


Uefa Avrupa Ligi'nin en şanssız eşleşmesi oldu Trabzonspor-Liverpool eşleşmesi. Piyango Trabzon'a vurdu. Şimdi eminim şehirde 1976'da yaptık yine yaparız, Allah Allah söylemleri havada uçuşuyordur. Şapkayı önümüze koyup bir düşünelim bakalım..

Liverpool takımının 1998'den itibaren Houllier'le başlayan çıkışını Benitez devam ettirmişti; ancak şimdi rahatlıkla söyleyebiliriz ki Liverpool takımı 1998'e geri döndü. Aynı durum, aynı belirsizlikler var. Takımın başına Hodgson getirildi, ki iyi hocadır, ama takımı ateşleyip aynı potada tutabilecek mi kesin değil, şüpheler var. Açıkçası ben Hodgson'un o kadar başarılı olacağını düşünmüyorum. Sebebi kariyeridir elbette. Küçük takımlarda, vasat oyuncularla beklentinin üstünde işler başaran iyi bir taktisyen ve motivatordür Hodgson; hocalara ders vermişliği vardır. Ancak Liverpool ayarında çalıştırdığı tek takım Inter'di ve orada beklentileri karşılayamadı. Liverpool'a da iyi futbol oynatıp iyi sonuçlar alacaktır; ancak büyük takım istikrarını yakalayamayacaktır.

Trabzonspor'da ise iyi bir hava var. Şenol hoca hem şehri hem takımı tanıyan tecrübeli bir hoca. Eminim takımı iyi hazırlamıştır, maçlara da nasıl motive edeceğini bilir. Ancak şu gerçeği de unutmayalım Liverpool ne olursa olsun Trabzonspor'dan iyi takım. Dediğim gibi eminim şehirde bir "biz bunları eleriz" havası oluşmuştur. Bu hava zamanla yerini "Liverpool'da kimse kalmadı, eski Liverpool değil. Bizim bunları kesin elememiz lazım."a dönüşecektir. Ve elenmek durumunda "Allah belanı versin Umut, sen futbolcu musun? Defolun gidin..."e dönüşecektir. Peki bu ne demek? Daha sezonun başında futbolcuları iptal etmek demek. Ve malesef ben Trabzon halkını tanıyorsam, ki tanıyorum, olacak olan budur! Bundan kurtulmanın tek şartı Şenol hocanın mantıklı davranması, takımı ve taraftarı ona göre hazırlaması, taraftarın beklentilerini makul düzeylere çekecek açıklamalar yapmasıdır. Zira Şenol Güneş şehirde sevilen ve saygı duyulan bir otoritedir, taraftarı yönlendirecek kapasiteye sahiptir.

Sonuç olarak gönül ister ki Trabzonspor, Liverpool'u elesin; bayram yapalım. Ama malesef daha geçen yıl UEFA finali görmüş bir hocanın, play-off'larda takımını yem edeceğini düşünmüyorum. Avni Aker'de alınacak bir galibiyet ve iki maçta ortaya konulacak güzel futbol bir umut ve heyecan olabilir bordo mavili ekip için.

Trabzonspor taraftarı dikkat! Lütfen saçma sapan hareketler yapıp takımınızın gardını düşürmeyin, bu sene adam gibi bir Karadeniz fırtınası izleyelim!!!

5 Ağustos 2010 Perşembe

Kewell-Cana-Prekazi/ Durmak Yok Yola Devam!



Bir haftadır elimiz kalbimizde geziyorduk, 2. Tromsö faciası olabilir diye ama neyse ki olmadı öyle bir şey! İlk maçtan sonra demiştim Rijkaard yönetime mesaj vermek için çıkarabileceği en kötü takımı çıkardı diye. Gelen transferlerin haberini almış olacak ki çıkabilecek en iyi kadroyu çıkardı bu sefer. Savunma hattı aynıydı, orta saha ve forvette yapılan 2 ufak değişiklik yetti. Barış yerine Cana, Batdal yerine Kewell çıktı maça ve maçın çehresi değişti.

Alelacele atılan 2 gol sonrası biraz laubaliliğe vurdu topçular işi, rakibi küçümsediler ve klasik Balkan disiplini affetmedi golü attı adamlar. 32. dakikada golü yedik ve ondan sonraki on beş dakika boyunca baskıyı yedik. Golde yine afalladı Aykut ama yenilen baskıda iyi kurtarışlar yaptı. Aykut'un yan top zaafı devam ediyor, çözülemeyecek gibi duruyor ve takviye gerekiyor. Her yan topta nefesimizi tutarak yaşamak zor olacak biz Galatasaraylılar için, transfer olmayacaksa alışmamız lazım.

Mustafa Sarp attığı golle değil yaptığı asistle beni şok etti, ama yine kötü oynayarak şaşırtmadı. 1 gol, 1 asist yapıp kötü oynamak mümkünmüş demek ki!

Maçın yıldızı Harry Kewell'dı, muhteşem oynadı yine Daddy Cool. Gülüşü yeter yahu adamı görünce insanın yüzüne gülümseme yayılıyor. Arda'nın attığı gol, Pino'nun asisti çok kaliteliydi. Batdal'ın gol atmasına sevindim, özgüven oldu kendisine de.

Lucas Neill ilk 10 dakikada attığı 2 uzun muhteşem pasla yine gönlümüzü fethetti. Ayhan hiç fena oynamadı, hatta iyi oynadı bile diyebiliriz. Umarım ilerleyen maçlar için kendine güveni yerine gelir. Serdar Özkan orta halliydi, ilerde daha da iyi olacaktır.


İki 19 numara karşı karşıya :) Cana için yine saçma sapan yorumlar duyacaksınız, aldırmayın. Nasıl iyi oynadığını Cevad Prekazi söyledi ki bu maçtaki yorumlarından sonra benim için otoritedir kendisi. Rıdvan Dilmen Türkiye'de 1 numara ise Cevad Prekazi dünyanın en iyisidir. Özellikle Sabri'nin saçma ortası sonrası "Bu ortalar kaleci için antreman." demesi beni benden almıştır. Getirin Prekazi'yi altyapıya, Tugay'ın yanına. El ele yetiştirsinler çocukları Galatasaray adına. Cana demiştik en son onla devam edelim. Çok iyi oynadı, çok güzel toplar kaptı. Akıllı faulleri sonrası Cevad'ın "çok akıllı faul" dediğini duyduk sık sık.

Fenerbahçe elenince korkumuz daha da artmıştı ama neyse ki başımıza gelmedi aynısı. Bu akşam Beşiktaş'a başarılar diliyoruz, şans yanlarında olsun.

30 Temmuz 2010 Cuma

Gecenin Güzellikleri : Arda Turan ve uA


Maçın güzelliklerinden bahsederek başlayalım yazıya. Arda Turan. Aynen geçen sezon gibi mükemmel başladı ve takımı sahiplenmesi, taraftarla barışması da çok iyi oldu. Bugün attığı 2 golün yanında her atakta yer alması, her pozisyonda topun ayağına değmesiyle artık liderlik vasfını da iyice ortaya çıkaracağını belli etti. Maçın Galatasaray adına en güzel olayıydı. Arda Turan olmak kolay değil. Bütün basın üstünüze gelirken, taraftarınız tüm suçu size yüklerken ve en önemlisi Rıdvan Dilmen,Hakan Şükür vb. isimler hariç size kimse sahip çıkmazken ülkenin en büyük yıldızı olmak kolay değil. Başkan ve yönetimin yalandan arkanızda durması da cabası. Her şeyinizi vermeye hazır olduğunuz takımdan azıcık vefa beklemek, takdir beklemek çok acı olsa gerek. Yine de bir şekilde, ailesi ve sevgilisinin desteğiyle, güzel insanların, güzel anne babaların onu kendi oğlu gibi sevdiğini hissederek dimdik ayakta Arda. Eski gülen günlerine bir an önce döner umarım bu güzel çocuk. Ben burda bunları yazdım diye Arda çok sevilmeyecek biliyorum ama biz tarafımızı belli edelim de.

Şimdi izniniz olursa hafiften Rijkaard'a giydirecem, futbol uleması değilim ama kusura bakmasın artık kimse. Rijkaard bu akşam resmen gavura kızıp oruç bozmuştur. Yönetimin transferleri geciktirmesi, Stoch'u elden kaçırması, Dos Santos'u almaması gibi nedenlerden ötürü bugün orta sahada Ayhan-Sarp-Barış gibi berbat bir orta saha kurmuştur ki bu 3'lü ancak düşmemeye oynayan bir Anadolu takımında 11 çıkar bu formlarıyla. Geçen sene 1-1 biten Sivasspor maçında imkansızlıklar nedeniyle bu 3'lüyle başlamıştı ama kimse eleştirmemişti çünkü elde olanların en iyisi bunlardı. Ama bugün hazırlık maçlarında iyi oynayan Cumhur, Emre Çolak gibi orta saha oyuncuları varken bu orta sahaya gerek yoktu, hem de hiç. İlla bi tepki vereceksen bunu eleme maçında değil, lig maçında yaparsın çünkü telafisi vardır. Yarın şanssız bir golle elenirsek, sezonun heyecanını erkenden yitirirsek ne olacak? Sana bi şey olmaz gerçi olan yine bize olur.

Rijkaard'a kızıyorum gerçi ama şanssız bir gol yemesek ve Aykut gibi boş bir kalecimiz olmasa bunları konuşmayacaktık belki, gerçi ben maç başladığı anda bu yorumu yaptım ama yine de Aykut büyük faktör. Bir topçu düşünün ki 8 yıldır beklediği fırsatı 2 yıl üst üste elinin tersiyle itsin. Kaleci olmadığını, bu işi beceremediğini ve beceremeyeceğini gözümüzün içine sokuyor Aykut giderek. Geçenlerde yazmıştım Antalyaspor maçında yediği 2 gol sonrası dedim bundan kaleci falan olmaz! Teşekkürler Aykut, beni yine haklı çıkardığın için ve çok üzgünüm Aykut sana güvenenleri mahcup ettiğin için. Young Boys maçında Volkan Fenerbahçe'yi, Victoria Plzen maçında Hakan Arıkan Beşiktaş'ı yenilgiden kurtarıp turu getirecek skoru alırken bizim kaleci Aykut turu zora soktu. Hadi Volkan değil de Hakan senden daha çok mu forma şansı buluyor Aykut? Daha mı tecrübeli senden? O niye çık oyna deyince kimseyi mahcup etmiyor? Çünkü çalışıyor ve hazır ama sen her daim utandırdın sana güvenenleri, hiç hazır tutamadın kendini.

Ve en büyük suçlu. Yönetim, daha doğrusu Adnan Polat. Haldun Üstünel Stoch'u almak üzereyken finansı kısıp en büyük rakibine kaptırdı. Sonra Haldun Üstünel'in yetkilerini aldın ki bu direk şampiyon olamamanın faturasını bir kişiye kesmektir. 4 ay önce seçim kazandıran adamı sadece sevgili dostu Adnan Sezgin ve onun egoları uğruna yedi. Geçenlerde Hikmet yazmıştı, "elinde seks kasedi mi var ?"  diye ki bu komplo teorisi gittikçe daha da aklımı kurcalamaya başladı? Var mı ki lan? Yoksa bir insan neden bu kadar risk alır ki bir adam için? Taraftarın sevgilisi Haldun Üstünel'i yemek Adnan Polat'ı bir dahaki kongrede götürebilir ki o da bunun farkındadır.

Yönetim hala beklenen transferleri yapmadı ve Adnan Polat hala çıkıp "Rijkaard'la devam etmek istiyoruz." diyebiliyor. Hemen en az 2 iyi transfer gelmezse Rijkaard'ı değil seneye tutmak devre arasında bile durdurmak zorlaşır. Galatasaray'ın acilen kaleye ve orta sahaya 2 iyi transfere ihtiyacı var, ayrıca forvete de Baros'un alternatifi olabilecek bir genç oyuncu. Adnan Sezgin hem kendi koltuğunu hem Adnan Polat'ın koltuğunu kurtarmak için bu transferleri bir an önce yapmalı.


Ve gecenin diğer güzelliği. TARAFTAR. Aykut'u ıslıkladıkları söyleniyor ama ben duymadım. Eğer doğruysa ayıptır ama onun dışında mükemmeldi taraftar. Gerek Ali Sami Yen'e veda besteleri ve pankartları, gerek sürekli gösterdikleri destek mükemmeldi. Hem de bunca kötü giden şeye rağmen. Tabi ki tepkilerini de gösterdiler yönetime. Haldun Üstünel gibi taraftarın içinden bir adamı nedensiz yere kapının önüne koyarsan taraftardan gelecek tepkileri göze almışsın demektir. Taraftar ilk günden gösterdi tepkisini ve kötü giden her günde bu böyle olacaktır. Ayağınızı denk alın, taraftar uyanık. Arda olayında ne kadar eleştirdiysem bu olayda da o kadar destekliyorum uA'yı. Yürüyedurun, arkanızdayız.

Biz de Seni Seviyoruz Haldun Başkan!

13 Mayıs 2010 Perşembe

Forlan Varsa,Kupa Var!


Forlan'ın varsa....


Kupan da vardır.Galatasaray Atletico'yu niye eleyemedi.Çünkü biz gol atmak için bir yerlerimizi yırtarken her attığımızda gol yedik.Elin adamı geliyor atıyor gidiyor.Fulham'la Atletico arasındaki fark Agüero-Forlan ikilisiydi,iyi olan kazandı.

Biliyorum Galatasaraylıların çoğu üzgündür ama ben çok sevindim :) Eşleştiğimizde de söylemiştim erken final oynadık Atletico ile,bizi geçtikleri zaman kupayı alacaklarını biliyordum.

23 Nisan 2010 Cuma

Avrupa Ligi'nde Şans Faktörü!


Atletico Madrid normalde şanssız olarak bilinen bir takımdır lakin bu sene Avrupa Ligi'nde şans o kadar yanlarındaydı ki makul talihi dönüyor mu diye düşünüyor insan.Şampiyonlar Ligi'nde Chelsea,Porto ve APOEL'le aynı gruba düştüklerinde 3.'lük garanti Porto'yla 2.'lik için çekişirler diyordum,çoğunluk da benimle aynı görüşteydi muhtemelen.Fakat kupaya kendi evlerinde APOEL'le berabere kalarak başlayınca Kerpeten Ali tarzı "ne oluyor lan" dedim önce ama sonra kazadır diye düşündüm.Lakin Porto'ya her iki maçta yenilip Stamford Bridge'den 4-0'lık mağlubiyetle döndü takım,Vicente Calderon'da Agüero-Drogba düellosu 2-2 bitti ve APOEL'i 2.maçta da yenemeyip 3 puanla aynı puandaki APOEL'in önünde 3.bitirdiler ŞL'yi ve Avrupa Ligi'ne kaldılar.

Eğer 6-7 puanla kalsalardı Avrupa Ligi'ne Galatasaray'la eşleşmeyeceklerdi lakin sadece 3 puanda kalınca bir anda rakibimiz oluverdiler.O gün başlığı atarken bir nevi erken final demiştim o maç için ama turu geçen Galatasaray olsaydı buralarda olmayabilirdi şans farkıyla.Atletico önce bizim maçta Perea'nın eliyle oynadığı pozisyonda penaltıyı veremeyen hakemin sayesinde tur atladı.Daha sonra Sporting Lizbon ile kendi sahasında 0-0 deplasmanda 2-2 berabere kalarak kazanmadan geçti ve çeyrek finale yükseldi.Bu sefer şansları bitti karşılarında Valencia var dedik ama ilk maçta deplasmanda 2-2 gibi avantajlı bir skor yakaladılar ve tur için umutlandılar.Valencia Vicente Calderon'da ilk yarı değil ama 2.yarı tek kale oynadığı maçı kazanmaya çok yakındı.85.dk'da Zigic'in formasının yırtılmasına da penaltıyı çalamadı hakemler ve bir turu daha hakemler sayesinde geçti Atletico Madrid.Galatasaray'a karşı penaltı verilmeyince ses çıkarmayanlar şimdi daha gür sesle bağırıyordu ama nafile Atletico Madrid yarı finale çıkmıştı.

Rakip olarak L'pool gelince Galatasaraylıların çoğu (kendimi katmıyorum) "intikam" sesleri çıkarmaya başladı ama ben o zaman da söyledim bu L'Pool'u elemek Valencia'yı elemekten çok daha kolay,hele ki bu şansla.Burda Galatasaray ya da Fenerbahçe de olsa favorim L'Pool olmazdı çünkü Benayounlara,El Zharlara,N'Gog'lara kalmış bir takım artık L'Pool ve bence Fulham onlardan çok daha güçlü şu haliyle.Rafa Benitez zaten çok da iyi olmayan kadroyu o kadar kötü kullanıyor ki artık L'Pool'un ismi hariç korkulacak bi şeyi kalmadı.Dün yabancı bahis sitelerinin de Atletico'yu favori göstermesiyle iyice emindim kazanacaklarından.

Maç başında bastırdı Atletico ve Forlan'ın kötü vurduğu top yine şansla gol oldu.Golü yiyen L'Pool az baskı yapayım derken Benayoun'la şans golü buldu ama hakem ofsayt nedeniyle iptal etti ki bence alakası yoktu.Golün iptal edilmesiyle iyice demoralize olan İngilizler maçı bıraktı ve maç Reina ile Atletico hücumcuları arasında oynandı.Tabi ki Carragher'ın da hakkını teslim etmek gerek.Atletico'da ise Perea,Assunçao ve Jurado çok iyiydi.Maçın Fransız hakemi taraftar baskısından olsa gerek sahada İlker Meral gibi geziyordu,pasifti anlayacağınız.

2.maçta Atletico turu geçer ve Fulham'la final oynar kanımca.İşte o maç çok keyifli olacaktır.



Hamburg-Fulham maçını çok izlememiştim ama Fulham'ın yol yorgunluğundan mütevellit 1-0,2-1 gibi bir skorla mağlup olacağını düşünüyordum ama kaleci Schwarzer muhteşem oynadı ve takımını kurtardı.Özellikle son yarım saat harika oynadı Hamburg her şeyi yaptı ama olmadı.Fulham takımını ve hocasını kutluyorum.Bence finaldeler ama tabi ki futbol bu burda girmeyen topun orda girmesi kimseyi şaşırtmaz.Fulham bu sene başardıklarıyla finali ve kupayı haketmiştir bence özellikle sıradan topçuları büyük takım topçusu gibi oynatan hoca Roy Hodgson'u kutluyorum!

26 Şubat 2010 Cuma

Rijkaard Türkleşmiştir!


Dün gece Galatasaray-Atletico Madrid maçı öncesi çok umutluydum.Savunma yaparak maçı alamayacağımızın farkında olduğum için bir son dakika golüyle tur istiyordum.Olmadı,bi şekilde olamadı ama asıl mesele o değil bence.

Frank Rijkaard geldiğinde bizim topçuları kendine benzetecek,kendi felsefesini yerleştirecek diye seviniyordum.Hatta Sabri'deki mental gelişmeyi görünce umudum kat be kat artmıştı.Ama dün gece farkettim ki o bizi kendine benzeteceğine gittikçe bize benziyor!Tamam hakem maç içinde takdir haklarını rakip lehine kullanmış,maçı koparacağın yerde penaltını vermeyerek hakkını yemiş ama sen Frank Rijkaard'sın.Sen de bunları yaparsan oyuncuları kim sakinleştirecek!Ne farkın kaldı Fatih Terim'den?Caner Erkin ilk sarı kartı görmüş uyarsana kenardan,çeksene kulağını.Maç sonrası açıklamalar daha da bize benziyor.Hakem maçı katletmiş,hakem turu rakibe vermiş.Yalan kardeşim.Ben de izledim maçı.Hakem artniyetli olsa Uğur'u atardı,Servet'i Agüero'ya attığı tekme sonrası atardı.Reyes'in penaltısını verirdi.Evet evet Reyes'e yapılan hareket penaltı,ama Flores hariç kimse söylemedi bunu!Caner'in penaltısından önce Reyes'in penaltısı var,onu verse hakem ne diyebilirsin?

Ve Adnan Polat.Öyle saçma açıklamalar yapıyor ki bazen yaptığı bütün iyi işleri siliyor.Dün hakemin turu kendilerinden alıp rakibe verdiğini söyledi.Caner'in penaltısı verilseydi Reyes'e yapılan penaltıyı konuşacak mıydı Polat?Bugün açıklamış FIFA ve UEFA'ya şikayet edecekmiş hakemleri,hakkını arayacakmış!TFF ile kavgalı olmak yetmedi,bir de FIFA ve UEFA'yı alacaz karşımıza!Zaten geçen sene saçma sapan hakem diyerek erkenden havlu attınız şampiyonluğa,bu sene de Avrupadaki hakemlerle uğraşıp 3 kulvarda kupa hayalini koca bir sıfır(0) ile bitireceksiniz yine.Seneye dünya çapında hangi yıldızları getireceksiniz Sn.Polat???


25 Şubat 2010 Perşembe

Dilek!


Geçen sene 26 Şubat'ta Galatasaray-Bordeux maçı vardı ve en güzel doğumgünü hediyemi Sabri Sarıoğlu'ndan almıştım.Bu sene de 25 Şubat,yine doğumgünümden bir gün önce ASY'de Atletico Madrid karşısına çıkıyoruz.Bu seneki doğum günü hediyemi kimden alacağımı merakla bekliyorum!Şöyle son dakikada atılacak bir frikik golü olsun,golün adı da Elano Blumer olsun :) Bugün bi pasta kessem tek dileğim bu maç olurdu!











19 Şubat 2010 Cuma

Tur Türkiye'de!


Dün gece 2 maç seyrettim ve 10 dakikasında bile keyif almadım.Çok keyifli 180 dakika beklerken sıkıntı ve stresten başka bir şey geçmedi elimize.Neyse ki Keita,Arda,Alex,Eden Hazard ve Kun biraz kıpırdadı,1-2 iyi hareket yaptı da ara ara keyiflendik.

Maç başlarken genel olarak Galatasaraylılar da bir korku vardı.5'lik olacaz diyen bile gördüm yaw!Galatasaray bu,Avrupa'da farklı oynar kardeşim.Zaten Flores de bizden tırsmış olacak ki sol beke Ufalujsi'yi yerleştirip daha ofansif bir bek olan Antonio Lopez'i yanına oturtmuştu.Keita'dan korkmuştu ama Keita ilk yarı bu korkunun gereksiz olduğunu gösteren bir oyun oynadı.Caner ve Sarp dün Galatasaray adına sahanın en kötüleriydi.Servet Mehmet Topal'ın yardımları olmasaydı komik hallere düşebilirdi.Dos Santos kötü bile değildi,topla alakadar olmadı pek.Arda,Keita,Neill,Uğur ve Leo Franco çok iyiydi.Franco herkesi şaşırttı ama ben maç öncesi söylemiştim,kendini kanıtlaması gerekiyordu ve bunu bilerek oynadı.Yine de frikikte neden baraj yaptırmadığını sorsun biri mümkünse.Reyes ve Simao topun başında,İlker Yasin bile iyi vururlar diyor neden Arda ve Elano durur ki sadece barajda.Biz PES oynarken bile kısa oyuncunun üzerinden vururuz ki kaleci topu geç görür hamle yapana kadar gol olur!Aynı şeyi dün Reyes yaptı ve biz de yedik maalesef.

Rijkaard maça harika hazırlanmış fakat Sarp yerine Barış oynasaydı daha iyi olurdu kanımca.Sarp dünkü maçın ağırlığını kaldıramadı bence.Özellikle yediğimiz golden hemen sonra kaçırdığı gol kaçırılmaz.Gol kaçar ama o şekilde kaçmaz,komik!Caner'e kaptırdığı top için değil ama sonrasında yaptığı faul için kızılabilir.Hatayı yaptın hadi,hatayı hatayla telafi etmeye çalışmak komik.Adamlar daha 3 gün önce müthiş bir frikik golü atmışlar,izlemedin mi be Caner!Top ölü noktaya gidiyor bırak alsın Reyes ne yapacak orda 3'e 1...

İlk yarının sonunda beraberlik gelebilirdi ama Asenjo'nun kaleye girmesi lazımmış gol için.De Gea formunun zirvesindeydi neyse ki Asenjo girdi ve komik bir gol yedi.Keita o golü haketmişti.Son söz Elano'ya.Muhteşem oynadı yine.Bu adam tam lider ve Arda'yla iyi anlaşmaya başladılar.Arda Elano'nun liderliğini kabul edip sadece skora odaklanırsa muhteşem işler yapar bu takım!

2.maçta 20 dakika oynayan bir Baros bitirir Atletico'yu.Ama deplasmanda daha tehlikeli Atletico Madrid unutmamak lazım.Orta sahayı güçlü tutup,Santos'la kontraya çıkmak lazım.Barış-Topal-Elano orta sahası çok daha etkili olur,Sarp'ın dinlendirilmesi iyi olur.

Fenerbahçe muhteşem oynamadı ama akıllı oynadı.Yenen salak golden sonra Vederson'un Corinthians'lı Carlos'a selam veren golü ile beraberlik sağlandı.Dakika 35'ti heralde Alex topu kaptı Guiza'ya al at dedi,Guiza yok abi yazık adamlara diye salakça harcadı pozisyonu.Zaten devre sonuna kadar tartıştılar bu pozisyonu ikisi,Alex sağlam fırça kaydı Guiza'ya.

Fenerbahçe'de Santos,Emre ve Alex kimseyi beğenmedim.Özellikle Cristian ve Bilica berbattı.Bu mudur Türkiye'de oynayan en iyi önlibero!Bu mudur en iyi 2 savunma oyuncusundan biri!Volkan Demirel yine sıfır konsantrasyonla kaleye geçmişti.Bıyık bıraktığından beri komik hatalar yapıyor,Aziz Başkan bıyıklarını kestirir heralde :)

2.maçta Gervinho 11'de başlar,dikkat etmek lazım.Lugano sakatsa oynatıp risk almamak lazım.Bi değişiklik hakkı boşa kullanıldı,gerçi Daum pek kullanmıyor değişiklik haklarını.Lille'deki şişman orta saha oyuncusunu beğendim,güreşçiye benziyor ama çok hırslı.Emre ile mücadelelerini çok beğendim!
Hem Galatasaray hem Fenerbahçe turu geçecek bence.Her 2 skor da çok iyi.Deniz'in hatasıyla yenen 2.gol olmasa daha rahat olurduk Fenerbahçe için.Şanssızlıktır o Deniz'e çok yüklenmemek lazım,bu kadar nadir oynayan adam ne yapsa normal karşılarım.

Önce Ertem Şener denen gereksiz,sonra Erman Toroğlu-İlker Yasin...Hayattan soğuttular beni!İlk maçta Fenerbahçe'yi tutuyordum ama Ertem Şener o kadar bariz şeyleri es geçiyor ki insana Lille daha sempatik geliyor.Vederson tekme atmış,adam yerde.Kendi kendine düştü diyor,şaka mı bu ya!Ulan görmesem belki inanırım ama ben de izliyorum o maçı yahu!Söve söve bi hal oldum...İlker Yasin denen spiker kılıklı.Assunçao'ya Perea,Perea'ya Assunçao deyip durdu...Jurado'yu kaç defa izledin de çok etkili silah diyorsun.Atletico çok gol kaçırdı diyorsun,eee Galatasaray'ı yerin dibine sokunca mutlu mu oluyorsun!Ben de aynı maçı izliyorum lan!Erman Toroğlu ayrı bi alem.Her boku biliyorsun anladık da sana ne kimin kaç para aldığından!Keita'ya sallaya sallaya gol attırdınız,ne kadar sallarsan salla İlker Yasin seni bilen biliyor!Dos Santos'a sallayın,devir sizin devriniz sabaha kadar sallayın!

Extensor güzel bi yazı yazmış ;

18 Şubat 2010 Perşembe

Ya Sabır!


Bu akşamki muhteşem maçı İlker Yasin'in anlatımıyla izleyecek olan Galatasaraylı kardeşlerime Allah şimdiden sabır versin.Yavuz Seçkin İlker Tahsin diye bir tiplemeyle komedi yapmaya çalışıyor,halbuki orjinali daha komik...Öğrencisi Emre Tilev ve bu arkadaştan bizi kim kurtaracak merakla bekliyorum! Dünya para verip yayın haklarını alıyorsun 2 tane iyi spiker yetiştiremiyor,bulamıyorsunuz! Okay Karacan'a sallayanlara müstehaktır gerçi!

Fenerbahçeliler biraz daha şanslı bize nazaran.Onlar da Gervinho'nun,Eden Hazard'ın,Frau'nun hayat hikayesini,kaç kardeşleri olduğunu öğrenecek bu gece Ertem Şener'den...

Avrupa Gecesi



Bu akşam önce Fenerbahçe sonra Galatasaray tur için avantaj arayacak deplasmanlarda.Açık söyleyeyim tüm olumsuzluklara karşın benim umudum var her iki takımdan da.

Zaten Atletico Madrid şimdi uçuyordur,Barça'yı yendiler ya!Onları yere indirmek lazım.Açıkçası 2.maçta Baros ve Kewell'ın olacağını bilsem çok daha rahat olurdum.Fakat ben sahaya çıkacak 11'e de Rijkaard-Neeskens ikilisine de çok güveniyorum.Aynı şekilde Leo Franco geldiğinden beri oynadığı en iyi maçı oynayabilir.Bu maç onlar için kendini yeniden ispat etme maçıdır.Giovanni,Leo ve Rijkaard-Neeskens ikilisini İspanya'da yaratacakları bir şokla adlarını yeniden İspanyol manşetlerine çıkarabileceklerini biliyorlar,bunu bilerek yapacaklar işlerini...

Agüero hariç durdurulamayacak bir oyuncuları yok ki onun da mutsuzluğundan doğan form düşüklüğü var.Forlan karşı karşıya yakalarsa affetmez bu yüzden onu iyi tutmak lazım.Simao oynayamayabilirmiş sakatlığından dolayı,oynamazsa frikikleri Agüero kullanır ama diğer duran toplarda sıkıntı yaşarlar. Orta sahada ilk devrede Assunçao-Raul Garcia vardı,devre arası transferi Tiago formayı kapmış Raul Garcia'dan.Raul Garcia daha çok ofansıyla dikkat çekiyordu,Assunçao zorluk yaşıyordu.Tiago ordaki boşluğu kapatmış.Son maçlarda Tiago'nun formu dikkat çekiciydi,bu bizim açımızdan dezavantaj.Assunçao-Tiago gibi hem iyi top kapıp,hem ayağı top yapan iki orta saha karşısında Sarp-Topal-Barış-Ayhan'dan kimi oynatsan eksik kalır ama en iyileri Sarp-Barış olur gibi geliyor bana!Reyes'in de anlık parlamaları dışında bi şeyi yok,ondan hiçbir çekincem yok.Yine de dikkatli olmak lazım.

Defansları Ufalujsi hariç güven vermiyor.Ne Perea,ne Dominguez ne de Antonio Lopez bizim oyuncuların kalibresine yaklaşamaz bile.Antonio Lopez ofansta etkili ama defansta berbattır.Önünde Simao oynarsa Keita tek başına ikisini paketler.Simao oynamazsa büyük ihtimalle Raul Garcia ya da İbrahima oynar ki defansif özellikleri Simao'dan iyidir,yardıma gelirler sık sık.Bu maçta Baros oynasaydı Dominguez'i attırırdı kanımca.Kalıp olarak Servet'e yakın fakat boy olarak daha kısası.Hız olarak Servet'ten fazlası yok ayrıca.

Kaleci De Gea son maçlarda Asenjo'nun formsuzluğu üzerine kaleyi aldı fakat o da çok güven vermiyor.Özellikle yan toplarda zaafiyeti var ama Galatasaray sene başındaki duran top faaliyetlerini unutalı çok olduğu için ordan pek ümidimiz yok.Ama yine de Galatasaraylılar kalecimiz kötü diye üzülmesin onlarınki de çok iyi değil :)

Lille ile ilgili pek bi bilgim yok ama Frau'yu durduracağını düşünüyorum Lugano-Bilica ikilisinin.Eden Hazard ve Gervinho tehlikelidir.Lille ile ilgili Hikmet(Horto Magiko) daha iyi bilgiler verebilirdi lakin kendisi de dersleriyle meşgul şu aralar.Selam eder başarılar dilerim ona da :)


18 Aralık 2009 Cuma

Galatasaray-Atletico Madrid/ Erken Final


Galatasaray'dan sonra en sevdiğim takımdır Atletico Madrid. Blogu takip edenler de bilirler bunu zaten. Arda'dan sonra en sevdiğim oyuncu Agüero'dur aynı zamanda. Anlayacağınız bu maç benim için "erken final" oldu. Kuralar çekilmeden önce "çeksek fena olmaz,dünya gözüyle Agüero izleriz." diyordum ama tabi geyikti bunlar,çekilebilecek en zor takımlardan birini çektik. Form olarak çok iyi olmasalar da Atletico Madrid bu yahu! Agüero-Forlan ikilisi dünyanın çoğu takımının bulamayacağı,bulamadığı oyunculardır! Yani bu ikisini Barça'ya koy,yanlarına da Messi'yi koy sırıtmaz bence.

Reyes,Assunçao,Ufalujsi,Maxi Rodriguez,Simao gibi yıldızları var ayrıca. Kalesindeki Asenjo için İspanya'da "Casillas'ın veliahtı" diyorlar! Heitinga'yı satarak en akıllıca transfer hamlelerini yaptılar benim için. Leo Franco'yu da sonunda elden çıkarttılar ki bu ikili yüzünden az gol yemedi Atletico. Defansta Perea,Pablo,Ufalujsi ve kaptan Antonio Lopez etkili oyuncular. Yeni transfer Juanito bonservissiz geldi Betis'ten ve hakkında çok bilgim yok,ama iyi olduğunu söylüyorlar! Özellikle Ufalujsi gerçekten çok etkili, bizde olmasını istediğim bi oyuncu.

Orta sahada Assunçao-Raul Garcia ikilisi bizim Topal ve Sarp'ın üstünde oyuncular,top kapmada bizimkiler ağır basar ama topla oynamada bizimkilere ağır basarlar! Maxi,Simao,Reyes gibi ofansif oyuncular bizimkilerden üstün değiller,hatta oyun zekası olarak Maxi hariç bizimkiler fark atar! Ama yine de hepsi dikkat edilmesi gereken oyuncular. Hakan Balta'nın formda olması gerekiyor,Maxi gününde olursa tek başına maç alabilir.

Neyse sonuç olarak çok zor kura çektik. Atletico'nun da bu kuraya sevindiğini düşünmüyorum. Başında Rijkaard olan bi takımdan herkes korkar eminim. Zaten Atletico'nun Sportif Direktörü Jesus Garcia Pitarch "takımların denk olduğunu" belirtmiş. Leo Franco rakibi çok iyi tanıyor,aynı şekilde Rijkaard da. Bu ne kadar avantajsa onların da kalecimizi tanıyor olması o derece dezavantaj. Her vurulanın gol olacağı maçlar görebiliriz. Şansımızı düşük görenlerin aksine ben alınacak iyi bir stoperle turu geçebileceğimizi düşünüyorum. Agüero ve Forlan'ın önde baskı yaparak top kazanmaları halinde işimiz çok zor olur,bu yüzden Servet'in yanına ayağı top yapan stoper şart! Vicente Calderon şu an için çok zor deplasman değil,bu sene her giden elini kolunu sallaya sallaya çıktı,Apoel gibi vasat bir takım dahil! 25 Şubat'ta ASY'de,son zamanlarda sadece sözde cehennem olan ortamı gerçek cehenneme çevirebilirsek çok şaşırtabiliriz rakibi ve düşündüğümüzden daha kolay geçebilir maç.

4 Aralık 2009 Cuma

Galatasaray-1 Panathinaikos-0 /Lideriz!

Çok çok üzerinde durulacak, uzun uzun konuşulacak bir maç değildi. Daha keyifli geçmesini bekliyordum ama az gol olacağı belliydi. PAO çok gol atabilen bir takım değil,çok kolay gol de yemiyorlar. Galatasaray da uzun süredir gol sorunu çekiyor,savunmayı sağlam tutmaya çalışıyor. Bugün PAO'ya karşı ofsayt taktiği denediler ilk maçta olduğu gibi ve çoğu zaman tuttu bu. Cisse beklediğim kadar etkili olamadı,Servet ve Topal güzel kilitledi Cisse'yi. Karagounis de gününde olmayınca ofansta bi şey yapmaları imkansız hale geldi. İlk yarı özellikle solbekleri Darlas çok kötü durumlara düştü Arda'nın karşısında.

Galatasaray'da herkes işini yaptı,özellikle savunma kısmında. Elano ve Kewell Arda'nın hareketliliğine uyum sağlayamadı çoğu zaman ama özellikle savunma kısmında Elano çok iyiydi. Daha 2. dakikada yenilen kontrada güzel araya girerek golü önledi Elano,savunma yapmıyor diyenler görmüştür umarım.


2.yarıda golü bulana kadar bastırdı Galatasaray. Sarp golü attı,bence haketmişti iyi oldu. İlk yarıda attığı gol ofsayttı,hakem kararını değiştirmekte haklıydı. Ama yine de Sarp gibi çapa diye tarif edilen bir oyuncudan beklenmeyecek güzellikte bir vuruş vardı orda. Sık sık topla ileri güzel çıkışlar da yaptı Sarp. Keita sonradan girip güzel işler yaptı ama çoğu zaman bencildi. Leo Franco da çok zorlanmadığı maçta hata yapmadı.

Arda ilk yarıda mükemmel hareketler yapıp,Barış'a çok güzel bi asist yaptı. Barış atamadı ama bence o hareketler gecenin hareketidir. Ayağına sağlık Kaptan. Çok agresifti yine,buna ayrı bi yazı gerekir bence.

Beklediğim gibi grubu lider bitirdik.Sturm Graz maçı kazaydı,yoksa 6'da 6 yapabilirdik. Önümüzdeki turlara bakacaz artık!

Son olarak Elano. Yine etkisizdi falan denecek yarın kolpa medyamızda ama maçı izlemiyorlar sanırım. En az 5 defa elini kaldırıp top alamadığını gördüm. Dolu adama pas atılıyor,Elano'ya bakmıyor kimse. Bunu yapan şudur budur demeyecem çünkü istisnasız herkes yaptı bunu. Daha önce Lincoln'e yapılan muamele Elano'ya mı yapılıyor,ben mi kasıt arıyorum bilmem ama çok gözüme battı. Adam savaşıyor,bi şeyler yapmaya çalışıyor yapmayın efendiler!!!

6 Kasım 2009 Cuma

Dinamo Bükreş-0 Galatasaray-3 (Daddy Cool)


Maç çok sıkıcı olduğundan ara ara sigara içmeye kaçtım,bol bol muhabbet ettik arkadaşlarla,geyik yaptık. O yüzden dikkatli izleyemedim ama Sabri,Topal,Barış ve Kewell'ı çok beğendim.Hepsinin skora etki etmesi de güzel oldu. Sabri giderek daha iyi oynamaya devam ediyor,zaten hızlıydı artık aklını da kullanıyor. Topal da Barış geldikten sonra daha verimli,daha hızlı oynamaya başladı. Attığı gol mükemmeldi,daha çok görmek isteriz bunları. Barış da enerjisini göstermeye devam ediyor,biraz daha tasarruflu kullanırsa çok daha iyi olacak. Gattuso olduğunu farketti,basit oynuyor. Rijkaard kesik atarak belli etti Barış'a kendini Lampard sanmaması gerektiğini. Barış her zaman rotasyonda olması gereken bir isim.



Arda ve Nonda da iyiydi ama diğerleri kadar değil. Nonda attığı golle de kaçırdığı golle de geriye yaslanan defansların arasında iş yapabileceğini gösterdi. Diğerleri de işlerini yaptı çok kasmadan,özellikle defans ve Leo Franco'ya iş düşmedi pek. Zaten sporx'in de dediği gibi idman havasında geçti maç. Rijkaard Sivas maçındaki kadroyu dönen eksiklere rağmen bozmayarak o takımdan memnun olduğunu gösterdi,takım da kendisini yanıltmadı neyse ki. Büyüksün Rijkaard,ders alınması gereken adamsın...



Son olarak Harry Kewell. Oz Büyücüsü lakabını da,Daddy Cool lakabını da sonuna kadar hakediyor,gün geçtikçe kendisine olan hayranlığım büyüyor. 60 dakika oynayabiliyor eleştirilerine inat,bu sene her maç 90 dakikayı çıkarabileceğini gösteriyor. Zaten her maç 90 dakika oynayabilecek olsa bu adamı elde tutmak da,getirmek de imkansızdır. Muhteşem bir özgüven,soğukkanlılık,zarafet. İzlemeye doyamıyorum bu adamı,sahada görmek bile seyirciler güven kaynağı. Dün yine muhteşem bir gol attı. Özellikle topu önüne alışı Türkiye'de çok az oyuncunun sahip olduğu bir meziyet gerektiriyor. İyi ki varsın Daddy Cool,hiç gitme...
Related Posts with Thumbnails