Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...
türkiye süper lig etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
türkiye süper lig etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

9 Ocak 2012 Pazartesi

Bay Bay Ankaragücü!


"Taraftarların üç kuruşluk bütçelerinden ayırıp futbolculara prim vermesi bile Cemal Aydın, Melih Gökçek, Cengiz Topel Yıldırım gibi isimlerin vicdanını sızlatıp toplanmalarına vesile olmuyorsa; kimse kusura bakmasın bay bay Ankaragücü..."
Hakan Can

19 Aralık 2011 Pazartesi

Ordu'nun başına komutan Hector getirildi!


Üç sene üst üste avrupa kupası finali oynayan bir adam. Emre'yle Okan'ı Galatasaray'dan bedava alan adam.  Hakan Şükür'ün duygusallığından anlamayan adam. Müthiş kariyerin ardından son olarak Orduspor'a imza atıyor.. Hector Cuper: Bir düşüşün anatomisi.....

1998-99 Mallorca ile kupa galipleri kupası finali oynadı...
1999-00 Valencia ile şampiyonlar ligi finali oynadı...
2000-01 Valencia ile şampiyonlar ligi finali oynadı...

2001'de Inter'e geçti, laçka bir kadro ve gevşek bir yapı ile birlikte Cuper'in kariyeri de başaşağı gitmeye başladı. Backgroundu sayesinde tekrar La Liga ve Serie A'da birkaç takım çalıştırdı ama Gürcistan milli takımı ve Aris son noktaları oldu..

Şimdi Aris'teki performansına bir bakalım. Aris'e de sezon başında gelmedi Cuper. Dokuzuncu haftada geldi Aris takımının başında. Yunanistan kupasında takıma final oynattı ve malumunuz bu finali de kaybetti. Göreve geldiği hafta Aris ligde zaten beşinciydi, sezonu da beşinci sırada tamamlayıp play off'lara kaldı. Bir sonraki sezon aynı performansı gösteremedi ve 20. haftada görevine son verildi..

Sonuç olarak evet eski kalibresinde değil Hector Cuper. Zaten o kalibrede olsaydı Ordu'yla ismi aynı cümlede bile geçmezdi. Ancak yine de iyi hocadır, süper lig seviyesinde de farkını gösterebilecek kapasitededir. Orduspor'a heyecan getirmesini bekliyorum. Ligde 14. olan takımını daha üst sıralara taşıyacağını düşünüyorum, Hector Cuper'in keyfini çıkarın Ordulular...

30 Ekim 2011 Pazar

Hayata Dönüş!

Geçen haftaki Abdullah Yılmaz travmasından sonra bu hafta önemliydi. Önce Antalyaspor karşısında alınan beraberlik, sonra Gaziantepspor maçında alınan travmatik mağlubiyet. Hayata dönüş maçının Kayseri deplasmanı olması korkutsa da takımın kazandığı karakter güven veriyordu maç öncesi. Kayserispor'u Kayseri'de yenemeyeli çok olmuştu, kısmet bugüneymiş.

Sakatlıklar ve cezalılar maç öncesi korkutuyordu ama kadroda Semih ve Yekta'yı görmek sevindirmedi dersem yalan olur. Özellikle Semih'e birçok Galatasaraylı dileniyordur bence. Gökhan ve Servet'ten o kadar sıkıldık ki, özellikle Servet'ten. Semih oynasın isterse maç, maçlar kaybettirsin. 76 numarayı bir daha görmek istemiyoruz! Yekta da iyi oynarken sakatlandı, yazık oldu.

Galatasaray maça yine iyi başladı. Riera, Ayhan ve Hakan Balta sol kanadı işlediler. Riera çok iyi bir oyuncu değil ama en azından oyun karakteri var adamın. Oynadıkça daha da iyi olacaktır. Golde de Elmander'e çok güzel bir orta yaptı. Elmander gittikçe daha iyi oluyor. Baros Elmander'den iyi topçudur ama Elmander istikrarlıdır. Yine harika oynadı. Hastaymış maç öncesi, şaka gibi. Elmander maçtan önce hastaysa Aydın Yılmaz neydi arkadaş?

Aydın demişken ne zaman patlayacak ki bu herif? Kardeşim bu kadar şansı Cafercanlar, Oğuzlar bulamadı da bu adamın bokunda boncuk mu var? Bugün Kayseri'de oyuna giren Cem Sultan 3 dakika şans bulamazken bu adamın sahada olması hem garip hem komik. Bugün yine 45 dakikada 3 tane olumlu hareket yaptı, 2'si defansifti bu hareketlerin.

Takım genel olarak iyiydi ama 50-70 arası durduk yine. Fatih Hoca kenarda çıldırdı ama kulübe o kadar boştu ki, bağırıp çağırmaktan başka bir şey yapamadı. Özellikle Riera, Elmander, Selçuk ve Ujfalusi muhteşemdi. Melo diğer maçlar kadar öne çıkmadı ama işini yaptı. Hakan Balta düzeliyor galiba, defansif olarak çok iyiydi ofansa da yardım etti. Muslera çok gereksiz degajlar kullandı, elle çok daha iyi oyun kuruyor halbuki.

Kayserispor iyi takım. Özellikle Hasan Ali Kaldırım muhteşem oyuncu. Büyüklerde ve Avrupa'da rahatlıkla oynar ama defansif olarak geliştirmesi lazım kendini biraz. Ortalarını çok beğendim özellikle. Amrabat iyi oyuncu ama biraz çirkef, gereksiz işler yaptı bugün. Eren'in yaptığı hataya üzüldüm, umarım moralini bozmaz. Çok çok iyi olabilir tekrar sakatlanmazsa, fizik olarak çok iyi gözüküyor. Sefa tekniği ve mücadele gücü yüksek oyuncu. Okay çok çok iyi ve sadece 17 yaşında. Sene başında alamayınca çok da önemsememiştik ama çok iyi bir oyuncuyu kaybettik galiba. Şota gibi bir hocayla çalışması büyük şans, umarım kullanır.

Sonuç olarak Galatasaray net bir galibiyet kazandı. Sakatlar iyileşince daha da iyi olacaz gibi duruyor. Fatih Hoca'ya sadece takıma kazandırdığı karakter için bile çok teşekkür edilmeli. Bu sene en azından dayak yemeyecez!

28 Haziran 2011 Salı

Gündeme Bakış


Gündeme dair birkaç şey yazmak istedim, parça parça yazmak saçma olacağından tek postta toplayıp daha sonra ayrıntılandırmak daha mantıklı geldi.

*Ali Dürüst ve Ünal Aysal farklı konuşuyor, Bülent Tulun bambaşka bir boyutta. Galatasaray yine kafası güzeller topluluğu gibi. Selçuk ve Elmander'le umutlandık ama Hakan Ünsal adının olduğu yerde umut yoktur benim için.

*Ali Dürüst birçok Galatasaray taraftarı için efsanedir lakin "Galatasaray'da transfer bitmez." lafıyla beni kendinden soğutmuştur. Adnanlar da aynı şeyi söylerdi. Niye bitmesin kardeşim transfer? Manchester City'de bile bitiyor da bizde niye bitmiyor?

*Ünal Aysal seçimi kazandıktan hemen sonra "Başarılı olamazsak şapkamızı alır gideriz." demişti. Bence en doğru söylemi buydu. Galatasaray camiasının özellikle taraftarının başarısızlığa tahammülü kalmadı. Başarı kıstasımız da öyle çok yüksek değil. Yenilmez Armada 2011'e yani basketçilerimize baksınlar, onlar gibi olmaya çalışsınlar bize yeter. Biz her maçın kazanılamayacağının, her kupanın alınamayacağının farkındayız lakin herkes de giydiği formanın hangi takımın forması olduğunu bilsin. Galatasaray forması, parçalısı kutsaldır. Ha karaktersizin biri de giyerse forma değerinden kaybetmez bilakis giyene değer bile kazandırır!

*Sezonun bitişinden sonraki ilk yazımda dediğim gibi başarısızlığı içine sindirebilen, bu ölü toprağını kimlik haline getirenlerle yollar hemen ayrılmalı. Bu kaptan Arda da olsa öyle olmalı, Sabri de olsa öyle olmalı...

*Forlan, Drogba vs. isterse hiçbiri gelmesin bu takım bizim, başka Galatasaray yok bunu unutmayalım.

*Okay Kayserispor'a kaptırılmasaydı iyiydi. 2-3 sene sonra Fenerbahçe'ye satarlar 8-9 milyon euroya.

*Orta saha ve defans hala boşken forvetten başka bir şey aranmaması komik, hatta trajikomik!

*Fenerbahçe sağlam bir ön libero aldığı takdirde ligde durdurulması çok zor bir takım haline gelebilir. Lass olmasa bile sağlam bir siyahi ön libero almaları lazım.

*Niang, Emenike ve Semih ilerde fazlasıyla yeterli. Alex'in yedeği olarak Sezer fazlasıyla iyi ki Özer de duruyor hala. Defans hattı ve kalecide de sıkıntı yok. Orta sahada Emre'nin yanına adam bulunduğu takdirde Aykut Hoca çok rahatlayacaktır.

*Beşiktaş'ın hala yabancıları sorun. Sidnei ve Bebe kapalı kutu. Ersan transferi çok iyi oldu. Kalede sıkıntı olmaz gibi. Tayfur Havutçu da kapalı kutu. Beşiktaşlılar için ilginç bir sezon olacak gibi.

*Trabzonspor çok başarılı bir sezondan sonra yaprak dökümü yaşadı ki ilginç hakikaten. Şampiyonlar Ligi ön elemesi oynayacak bir takımdan topçuların bu denli kaçması yönetim beceriksizliğidir kanımca. Jaja hariç tabi ki. Jaja ilginç adam, burayı basamak olarak kullanmasını beklerken parayı seçmesi şaşırttı beni. Zokora, Halil, Adrian gibi iyi transferler yaptılar ve en önemlisi Şenol Güneş heyecanını kaybetmedi henüz. Yine sürpriz yapabilirler.

*Anadolu takımlarından pek umutlu değilim bu sene. Gaziantepspor en iyileri gibi duruyor. Bursaspor ilk 6'ya giremez, iç sorunları çok fazla. Kayserispor yine yeniden yapılanıyor, seneye de büyüklere 3-4 topçu satacaklar gibi duruyor. Antalyaspor sürpriz yapabilir gibi geliyor. Ordu değil de Samsunspor ligin heyecan yaratacak ekibi gibi geliyor bana. MİY şu an kapalı kutu. Ama Hakan Arıkan ve Nobre transferleri başarılı.

*Daha da uzatıp sıkıcı hale getirmeyelim, daha ayrıntılı yazılar da gelecek yakında.

28 Kasım 2010 Pazar

Galatasaray'da Transfer Bitmez!


Bu mağlubiyet bir bakıma iyi oldu. Galatasaray taraftarı Kayserispor maçı sonrası yeniçerilere ve yönetime açtığı isyan bayrağını indirecekti neredeyse. Beşiktaş tarafında işler durulur, haftaya tekrar kaynarlar. Zira onlar da top oynamıyorlar. Ersan ve Cenk savunmada, Guti ilerde işleri halletti. Zaten Galatasaray'ı yenmek için 3-4 tane topçunun iyi oynaması yetiyor, Kayserispor'un da Cangele'si olsa yenerlerdi.

Ali Turan diye bir "şey" var, zira ben topçuluğundan şüpheliyim. Hadi iyi oyuncu değilsin, şuncacık beynin de mi yok kardeşim? Dışarıda düşürsene adamı lan, yetişemeyeceğin belli işte bu kadar da mı beynin yok! Ama suç senin değil Rijkaard zamanında takımı yaktın Hagi her zamanki inatçılığıyla seni oynatmaya devam etti ve sıra Hagi'yi yakmakta. Hagi tek gitmez umarım Polat'ı da götürür.

İnsua>Balta kardeşim bunu göremeyen ya cahildir ya inattır. Hagi cahil değil, inat! Her şeyi kendi biliyor. Bugün Barış değişikliğini niye yaptı mesela? Niye Ayhan değil de Servet çıktı? Biri anlatsın bana yahu çok merak ediyorum.

Sabri tam olgunlaşıyordu ki sağduyulu Rijkaard gitti, gözü kara Hagi geldi ve aynı Sabri. Tabata'ya hakemin gözü önünde salladığı tekmenin ne mantığı var? Yok. Çünkü artık bu takım mantık takımı değil, Hagi takımı. Sabri'ye hala küfür edenleri anlamıyorum. Şu takımda sizin benim gibi Galatasaraylı 2-3 adamdan biridir ve O'na sövmenin mantığı yok. İlla sövecekseniz el freni Ayhan var, hayalet Balta var, "sihirbaz" Pino var, ruhsuz güven adamı 76 var işte var oğlu var! Sabri elinden geleni yapıyor, keşke diğerleri de yarısı olsa!

Cana için maçtan önce demiştim maçın adamı olur diye. Hagi stopere çekmese Guti 2.golün asistini yapamazdı. Cana Galatasaray'ın en iyisiydi Kewell'la beraber. Gördüğü sarı kartı da eyyamcı Cüneyt kıçından uydurdu çünkü Cana geldiğinden beri en yumuşak oyununu oynuyordu ve orda da topa girmişti. Avrupa'da bambaşka bir Cüneyt Çakır var, Türkiye'ye gelince havasından suyundan etkilenip eyyama kayıyor. Verdiği penaltı doğru ama Holosko'nun sürekli yaptığı faulleri es geçmesi falan komik yani. Bir o tarafa, bir bu tarafa kayıyor yönü.

Galatasaray'ın forveti Pino olamaz. Herkes olur Pino olamaz. Sözde "sihirbaz" bu adam yahu. Sirk topçusu diyecek kadar ukala değilim ama açık açık söylüyorum şu takımda oynamaz, 25 kişinin en az 15-16'sı gibi o da bu takımın topçusu değil ama Adnan Sezgin transferi işte. Bir insan bu kadar yeteneksiz olabilir mi yahu? 3 defa karşı karşıya kalıp 1'ini atamayan adam mı Galatasaray'ın forveti? Bu transferleri kim yaptı çıksın ben yaptım desin yahu. İyi bir şey olunca "ben yaptım" demeyi biliyorsunuz! Pino'ya bugün kaç kişi M.Sarp gibi seslendi?

Neill gibi adamlar lazım takıma, pek sevmem ama adam gibi adam tabiri adama cuk oturuyor yahu. Nobre'nin sarı kart görmemesi için nasıl güzel çırpındı. Adamın hası denen Alex rakip atılsın diye uğraşır, rakibi tekmelerken bunu yapabilen adam güzel adamdır. Yarın kaç kişi bundan bahsedecek çok merak ediyorum. Alex adamsa Neill peygamberliğini ilan eder yahu!

Arda, Sabri, Serkan Kurtuluş, Neill, Cana, Baros ve Kewell hariç o formayı giyenlerin hiçbiri haketmiyor! Arda'yla Sabri'yi de Galatasaraylı kontenjanından saydığımız için, yoksa Arda da gitse üzülmem.

Galatasaray resmen lige havlu atmıştır. Bundan sonra deplasmanlarda 1 puan, içerdeki kolay maçlardan alınacak 3 puanlara ihtiyacımız var yoksa küme düşebiliriz. Türkiye Kupası tek hedef olmalı bu saatten sonra. Ha bi de unutmadan "Galatasaray'da transfer bitmez." ve "Kiralık oyuncu istemiyoruz."

Cana Mı,Guti Mi?


Askere gitmeme 15 gün kaldı ve bu süreçte Galatasaray maçı yazıp daha çok sinirlerimi yıpratmak istemiyordum ama bu Ali Sami Yen'deki son derbi, sırf bu yüzden izleyecem ve yazacam. Şu takımda Neill, Kewell, Baros ve Cana gibi bizi hala heyecanlandıran, sevindirme potansiyeli olan adamlar var ama çoğunluğu için aynı şeyleri düşünmüyorum. Yeniçerilerden birinin gol atması, hat-trick yapması, muhteşem oynaması falan beni zerre ilgilendirmiyor ve sevindirmiyor. Yani şu saatten sonra Servet, Sarp ya da Balta oyunlarına seviye atlatıp Puyol, Xavi ya da Bale olsalar çok da umurumda olmaz, sonuçta topçu olamazsınız demedik adam olamazsınız dedik!

Bu akşam Beşiktaş ile maçımız var. Galatasaray'ın Kadıköy'de 10 senedir alamadığı beraberlik hep konuşulur da bizim 6 yıldır Beşiktaş'a içerde puan göstermediğimiz hiç konuşulmaz. Bu Fener medyasından mı kaynaklıdır, yoksa 2 büyük kavramı var ya bilinçaltlarında onun dışa vurumu mudur? Bence 2 büyük var her zaman ama heralde medya da öyle düşünüyor. Evet Galatasaray 6 senedir puan göstermiyor içerde Beşiktaş'a ve bu maç da farklı olmayacak heralde. Bobo veya Q7'den biri sahada olsaydı biraz da olsa korkulabilirdi ama şu Beşiktaş'ın Galatasaray'a hele Hagi sistemiyle oynarken gol atması imkansız gibi. 4 çakılı defans, 3 ön libero ile oynuyoruz ve 3 ön liberomuz da sadece savunma yapan türde. E Beşiktaş kanatsızken, Nobre dışında forveti yokken bu takıma gol atması çok da kolay değil. Holosko eski günlerinden bir demet sunar, Guti'nin ara paslarını değerlendirebilirse bir nebze şansları var da Holosko'nun eski günlerine dönme şansı yok gibi. Ha ben böyle konuşuyorum da biri çıkıp son 5 maçta 2 gol atan bir takımın nasıl kazanacağını sorsa o konuyu açıklamak daha da zor. Schuster bu maçta ofansif oynayamaz, çizgi savunma kurduramaz, Toraman-Ersan ikilisini önde oynatamaz. O da defansif oynayacak ve çok kısır bir maç olacak, hepimiz fıtık olacaz. Ama Galatasaray Pino, Elano, Kewell gibi adamlara sahip ve Beşiktaş kadrosunda hiçbiri yok şu an. Ayrıca iyileşen Baros 15 dakika bile oynasa çok iyi olur Galatasaray için. 1-0 gibi kısır bir skor bekliyorum ama o da olmazsa 0-0'a kilitlenir maç, tabi bizim defansta bir 76 numara var ki ne yapacağı belli olmaz.

Galatasaray taraftarı için ASY'de oynanacak son derbi olması dışında bir önemi yok bu maçın. Beşiktaş taraftarı ise yine her Galatasaray maçında olduğu gibi 20 sene önce yaşanan Mühendis Oktay olayını açıyorlar. Ben o elem olayı okuyarak öğrenen biri olarak bunun acısını 20 sene sonra bile taze tutmayı anlarım ama hesabını bu dönemin tribünlerinden sormayı anlayamam. Sizin amacınız yas tutmak değil, kitleleri kışkırtmak. çArşı grubu kusura bakmasın ama içleri gittikçe boşalıyor. Bizim tribünün "Gücüne güç katmaya geldik." bestesine yaptığı kontra ne kadar anlamsız ve gereksizse, Mühendis Oktay'ın hesabını şu tribüncülerden sormak da o kadar anlamsız ve gereksizdir. Yani her zaman dediğim gibi hepsi aynı bokun laciverti, yok birbirlerinden farkları.

Neden Cana resmi koydum. Çünkü bu maçta Galatasaray'ın kilit adamı Cana. Cana iyi oynarsa maç sonu yazılarında Cana resimleri göreceksiniz, iyi oynayamazsa da Guti resimleri :) İşte bu yüzden maçın kilit adamı Cana. Pino ve oynarsa Baros da hücum hattında etkili olabilecek isimler. Beşiktaş için Guti'yi saydık, diğer isimler de Holosko ve Ersan bence. Holosko hızıyla, Ersan da iyi savunmasıyla etkili olabilir. Ernst'i söylemeye gerek yok, adam istikrar abidesi zaten. Kaybederlerse Schuster maç sonu Hagi'ye sallar, Yıldırım Demirören "Hocamızın arkasındayız." deyip hoca arayışına başlar vs. Beraberlik Hagi'ye yarar, sonuçta büyük takımdan alınan puanlar kümede kalma yolunda önemli!

31 Ekim 2010 Pazar

Sadece 3 Puan Mı,Güzel Günlerin Başlangıcı Mı?


Hagi'nin ASY'ye çıktığı ilk maç olması nedeniyle çok önemli bir maçtı. Taraftar da farkındaydı, doldurmuştu stadı ve hiç susmadılar. Maçın başında ve ilk golden sonra yine arabeske bağladılar ama abartmamak lazım bunu. Nevizade Geceleri ve Sen Var Ya Sen'i daha az söylerlerse çok daha iyi bir itici güç olabilirler.

Maçın başında muhteşem bir baskı kurdu Galatasaray. İlk 12 dakika boyunca Antalyaspor sahasından çıkamadı ama ilk çıktığı pozisyonda Tita'nın Ufuk'la karşı karşıya kalması bizim adımıza alarm oldu. Misimoviç güzel ortasına maskeli sabotajcı güzel bir kafa vurdu ve top Ömer'in uzanamayacağı yere gitti. Bizim maskeli Rijkaard gittiğinden beri her maç daha da iyi oynuyor, en önemlisi yüzü hep gülüyor. Dua edelim de Hagi'yle arası bozulmasın!


Serkan Kurtuluş sakatlanana kadar çok iyi oynadı takım olarak Galatasaray. Serkan da 2-3 tane güzel, kritik müdahale yaptı. Sakatlanınca İnsua girer diye bekledim ki Hagi ezbere iş yaptı, Ali Turan yeteneksizini aldı oyuna. 2. yarının zor geçeceği anlaşılmıştı zaten Ali girerken.

Pino'nun gol atmasına çok sevindim. Geldiğinden beri 20. şutunu çekmiştir heralde, çok şükür bir topu fileye değdi. 2 maçtır iyi oynuyor, Baros'un arkasında Arda-Misi-Pino üçlüsünü görecez büyük ihtimalle. Misimoviç de dün çok gayretliydi, bir gol atsa da şu şanssızlığı kırsa.

Neill ve Cana her zamanki gibi. Adamlar işlerini yapıyor. Neill direğe çarptığında abartmadan söylüyorum götüm attı korkudan. Yemişim maçı Neill Reyiz'e bi şey olmasın. Cana neden 60'ta çıkarılıyor hala anlayamıyorum, gizli ön libero 16 numara sahadayken Cana çıkıyorsa art niyet ararım arkadaş! Hagi dahi olsan Türk topçulardan korkuyorsun demektir bu. İnsua yerine Balta'nın oynaması da bunu gösterir aynen.

Barış ve Sabri'ye teşekkür ediyorum kendi adıma. 2 dk durmadan oynadılar. Barış sakin olsa gerçekten Gattuso'dan iyi ama öğretecek olan da Hagi'dir. Sabri de çok yararlı işler yaptı, gerçekten beyni olsa Dani Alves'den daha yetenekli. Ali Turan ve Emre Çolak için bir şey demeyecem zira ikisi de gereksiz insanlar benim gözümde. Emre Çolak o kiloyla A2 takımında oynayamaz, Djehoua yanından hızlı koşsa eminim düşer Emre. İnsua girdikten sonra neden oynaması gerektiğini gösterdi.


Antalyaspor fena oynamadı. Özellikle Tita zaman zaman Ali Turan'a tecavüze yeltendi ki hiç hoş değil. Veysel çaktırmadan maskeli sabotajcıyı çok zorladı.  Necati'nin erken sakatlanması bizim için iyi olmadı, Ali Zitouni daha tehlikeli oldu ondan. Ömer Çatkıç denen yaratığa edilen küfürlere üzülmedim, yaptıklarına saysın! Puan alsalardı hiç çıkıp ağlamayacaktı, hepimiz tanıyoruz onu. Antalyaspor savunmasında oynayan Musa defansif orta saha olarak daha iyi işler yapabilir, boyu kısa kalıyor stoperde. Çok sert oynuyor Antalyaspor. Eski Galatasaray olsa sinerdi ama bu Galatasara çok farklı. Mehmet Özdilek klasik açıklamalarını yaptı maç sonu ama oynatmaya çalıştığı futbolu takdir ediyorum. Aynı mücadeleyi, aynı sertlikleri Beşiktaş maçlarında da görmek isteriz. (İRONİ)

Hagi son resimde Adnan Polat'a arkasını dönmüş. Dikkat etsin, sırtını bi yere dayasın başına bir şey gelmesin. Celal Doğan'ı tribünde gördüm, mutlu oldum. Türk Sporunun böyle isimlere ihtiyacı var, federasyonun başına geçse keşke.

Son olarak tribündeki topçularımız. Gülmeyin, eğlenmeyin oğlum. Siz somurtun, mutsuz olun istiyor insanlar. Siz güldükçe düşmanlarınız hasetinden çatlıyor. Bir insan evladı var otorite diye adlandırılan. Bu takımın her şeyi Baros'a bile laf edebiliyor. Ayrı bir yazı konusu o ama yine de başlangıcı burdan olsun. Rıdvan Dilmen, sen kaç maç oynadın kariyerin boyunca? Baros geçen sene az maç oynadı haklısın ama senin şeref yoksunu topçun ayağını kırdığı için olmasın o. Lütfen sadece Fenerbahçe maçlarını yorumla, çünkü başka takımları yorumlayınca çirkef yüzün ortaya çıkıyor!

15 Ekim 2010 Cuma

9 Maç 9 Tahmin



Ligin 9 maçını kısa kısa değerlendirip tahmin edelim bakalım haftanın sonunda kaç tane doğru tahmin yapmış olacaz. 

Bursaspor-Kar. Karabükspor 

Bursa'da dün sel oldu ve yağış çok kötü etkilemiş zemini. Her iki takımın da çok teknik oyunculardan kurulu olmadığını düşünürsek çok da zorlanmayacaklardır. Bursaspor Glasgow Rangers maçı öncesi olsa rahat kazanır derdim ama salı günü oynayacağı Manchester United maçı şimdiden oyuncuların aklında. Bu maça akıllarını veremezler büyük ihtimalle ve ligin kalburüstü takımlarında Karabükspor cezayı kesebilir. Ayrıca kötü zemine alışkın Karabüksporlu futbolcular. Emenike, Cernat ve Hakan Özmert etkili olacaktır. 

Tahmin : Üst ve 0-2 (Ç)

Eskişehirspor-İBB

Bülent Uygun'un gelişi kendini belli edecektir. Çok iyi futbol beklemiyorum bu maçtan. Eskişehirspor ihtiyacı olan galibiyet için bastıracaktır ama İBB çok iyi bir kontratak takımı bildiğimiz üzere. Eğer erken bir gol bulamazsa Eskişehirspor işi zor görünüyor. İskender veya Batuhan maçın yıldızı olur.

Tahmin : Alt ve 1-0 (Ç)

Gaziantepspor-Bucaspor

Eskişehirspor galibiyeti Tolunay'a nefes aldırdı. Başkanlarının durumu şu an iyi ama evlerinde oynayacakları maçı başkanlarını sevindirmek için almak isteyeceklerdir. Rakip de tam dişlerine göre geldi. Bucaspor Bülent Uygun'un istifasından sonra biraz karıştı. Çok da iyi kadroları yok zaten. Savunma yaparak 1 puan almak isteyeceklerdir. Julio Cesar maçın adamı olur,attıkları veya kaçırdıklarıyla.

Tahmin : Alt ve 1 

Beşiktaş-Manisaspor

Beşiktaş ligin en iyi futbol oynayan takımı. Manisaspor hücum hattı son derece kaliteli fakat orta saha, savunma ve kale için aynı şeyi söyleyemeyiz. Beşiktaş'ta Guti, Aurelio ve Quaresma sakat oldukları için oynamayacak. Guti ve Aurelio'nun yokluğunda Schuster'in Fink'i oynatmasa bile en azından kadroya almasını bekliyorum. Fink son derece kaliteli bir oyuncu olmasına rağmen bir türlü Schuster'in gözüne giremedi. Beşiktaş'ın sağ bekte sorunu var bu yüzden açık oyuncusu olan Hilbert'i orada kullanıyorlar. Simpson-İsaac-Makukula üçlüsü hücum hattında son derece etkili bir üçlü ve Beşiktaş savunmayı önde kurduğundan bu maç özellikle İsaac ve Simpson'ın maçı olabilir. Beşiktaş için en kritik isimler çok iyi anlaşan Bobo-Ernst ikilisi. bol gollü maç olacaktır ve sürpriz çıkabilir.

Tahmin : Üst ve 0-2 (Ç)

Gençlerbirliği-Antalyaspor

Kısır geçmesini beklediğim bir maç daha. Gençlerbirliği savunma yönünden iyi fakat sakatları nedeniyle ofansta etkili olamıyorlar. Thomas Doll bu ligde en beğendiğim hocalardan biri. Şifo da bütçesine göre savaşan takım kurup her sene orta sıralarda bitiriyor ligi. Kısır maç olur. Necati etkili olabilirse Antalyaspor maçı alır ama beraberlik ilk seçenek.

Tahmin : Alt ve 0

Kasımpaşa-Trabzonspor 

Haftanın en zevkli maçı olacaktır. Yılmaz Vural da Şenol Güneş de orta sahada çapa kullanmıyor. Kasımpaşa'da Şahin, Trabzonspor'da Jaja etkili olmasını beklediğim isimler. Sürpriz arayanlar 7+ oynayabilir ufak bir parayla. Koray Avcı, Emre Toraman gibi emektarlarını gönderen Kasımpaşa benim için ligin en büyük düşme adayı.

Tahmin : Üst ve 2

Kayserispor-Sivasspor

2 sezon önce bu iki takımın maçı için herkes ekran başına geçerdi. Kayserispor istikrarını korurken Sivasspor düşmemeye oynayan bir takım görüntüsünde. Hafta içinde kavga eden Mehmet Yıldız ve Keita kadro dışı Sivas'ta. Kayserispor pozitif futbol oynamaya çalışan görüntüsüyle kazanmaya yakın takım. Cangele'yi arıyorlar tabi ki ama Moritz ve Zalayeta'nın yükselen formu Kayserispor'u favori yapıyor.

Tahmin : Alt ve 1

Galatasaray-Ankaragücü

Arda'nın sakatlığı, Arda'nın özel hayatı tartışmaları şu an maçın önüne geçmiş olsa da Galatasaray sonraki hafta oynayacağı Fenerbahçe maçı öncesi bu maçı almak zorunda. Cana ve Arda kesin yok. Neill şüpheli. Baros oynayacak. Orta sahada Ayhan-Barış ikilisi oynayacak büyük ihtimalle. Neill oynamazsa stoperde Servet-Balta ikilisini görecez. Kanatlarda da Pino-Kewell olacak büyük ihtimalle ama Rijkaard bir Elano sürprizi yapabilir. Baros'un dönmesi nedeniyle gollü bir maç ve Galatasaray galibiyeti bekliyorum.

Tahmin : Üst ve 1 

Konyaspor-Fenerbahçe 

Konyaspor klasik Ziya Doğan takımı. Zaten eski oyuncularını topladı yine takıma. Fenerbahçe'nin çok sakatı var. Niang, Dia ve Stoch oynamayacak büyük ihtimalle. Özer,Kazım ve Semih'i 11'de görebiliriz. Üst olacaktır büyük ihtimalle ve Fenerbahçe galibiyete yakın ama ben olsam bu maça oynamam.

Tahmin : Üst ve 2

4 Ekim 2010 Pazartesi

7. Haftaya Bakış!



*Galatasaray orta sahaya çift yönlü bir oyuncu almadıkça sorun yaşamaya devam edecektir. Ledesma'yı kaçıranlar kafasını taşlara vursun.

*Aytekin Durmaz kötü niyetli bir adam, kötü hakem değil. Fırat Aydınus verse aynı kararı "hata" derdim ama Aytekin Durmaz eyyamcı.

*Galatasaray kötü oynamış olabilir ama kimsenin hakkını yemeye hakkı yok. Yönetimden beklemiyorum ama en azından bu adamı bir daha maçımıza vermemeleri sağlanmalı.

*7 maçta 12 puan. Kaybedilen 9 puanın en azından 3'ü alınmalıydı, berabere kalınmalıydı. Sivasspor'a yenilirsen telafi etmen zorlaşır, o 3 puanı çok arayacak Galatasaray çünkü potadaki hiçbir takımın Sivasspor'a puan vereceğini sanmıyorum.

*Servet Çetin özür dileyip takıma dönsün, özür dilemezse devre arasına kadar kadro dışı kalsın!

*Rijkaard üzüyor ama inadına Frank Rijkaard!

*Ankaragücü ilginç takım. Kadroları çok iyi ama top oynamıyorlar. Metin Akan'ın golü çok güzel. Güven Varol Stoke City'li Rory Delap'ı anımsattı, taçtan 1,5 asist yaptı.

*Ziya Doğan yine hakemlere sallamaya başladı, klasik Ziya Hoca.

*Abdullah Avcı Bursaspor'dan puan aldı, yine başlar Galatasaray'a yatıyor dedikoduları.

*Eskişehirspor kadrosuyla ters orantılı gidiyor, Türbülent kurtarır mı?

*Bucaspor'u sattı Bülent Uygun. İki yakası bir araya gelmesin!

*Niang büyük golcü, belirtmiştik zamanında. 8 golü var ama aslında 7. Fırat Aydınus Aykut'un kendi kalesine attığı golü Niang'a yazdı, tek gol farkla kral olursa ayıp olur.

*Dia ve Niang takıma yerleştikçe Fenerbahçe oynuyor. Orta saha ve sol beke yapılacak 2 transfer Fenerbahçe'yi şampiyon yapar. Zaten en iyi kadro onlarda ama Aykut en büyük engel takımda.

*Rıdvan Dilmen Aykut'u eleştirdiği gün gözümde objektif olur. Sarp'la Cana'yı kıyaslaması bilgisizliğinden değil , popülistliğinden.

*Hakan Şükür Sarp'ın yedek kalmasını anlayamıyormuş. Ben de Hakan Şükür'ü anlayamıyorum, ciddi mi?

*Trabzonspor-Beşiktaş maçı çok keyifliydi. Holosko maçın en kötüsüdür açık ara.

*Beşiktaş yenilince hiç konuşulmuyor, diğer büyükler yenilince kıyamet kopacak gibi oluyor. Neden acaba?

*Mustafa Yumlu iyi oynadı, gol attı çok sevindim.

*Selçuk İnan ve İsmail Köybaşı'nın maç öncesi sarılmaları çok hoşuma gitti. İkisi de İskenderun'lu, başarılı olmalarını görmek göğüs kabartıyor.

*Bizim ligden değil ama Mesut ve Nuri'nin gol atması mutluluk verici. Real Madrid'de bir Türk görmek çok sevindirici.

*Nuri Şahin A milli takımda oynasın artık. Hiddink büyük hoca, güveniyoruz ama Nuri konusunda duygusalım.

*Mehmet Topal neden milli takıma alınmaz?

29 Eylül 2010 Çarşamba

Ligimiz Kalitesiz Ama Yorumcularımız...





Sinan Engin : Valencia takımı İspanya'da 2. veya 3. olabilen bir takım. Bursaspor takımı bu ligde 50 haftadır lider ve Valencia takımı Bursaspor takımına top göstermedi. İşte ligimizin kalitesizliği.


Melih Gümüşbıçak : 50 hafta biraz abartı oldu ama...


Sinan Engin : 50 olmasın tamam 40 olsun.


Erman Toroğlu'nu "marka değeri" diyerekten kovalayan Lig TV Sinan Engin'i kadrosuna katarak "marka değerini" tavanlardan tavanlara vurdurdu. Gökmen Özdenak'la Adnan Aybaba'yı da alırlarsa "marka değerimiz" Premier Lig'i geçer!

28 Eylül 2010 Salı

Respect


Galatasaray'ın birazcık kıpırdanması bile insanları nasıl rahatsız ediyor. Beşiktaşlısı, Fenerbahçelisi aynı şeyi konuşur oldu son 2 gündür. Abdullah Avcı'ya maç satıyor diyemeyenler, kıvıraraktan "Galatasaray'a karşı diğer büyüklere verdiği motivasyonu vermiyor veya veremiyor." diyorlar. Abdullah Avcı'nın Galatasaray'a yatmak gibi bir düşüncesi yoktur, olamaz. Avcı aksine Galatasaray'ı yenmek ister ki o an başında olan hocadan iyi hoca olduğunu göstersin. Çünkü bunu dillendirmese de şu an tek hedefi Galatasaray'ın başına geçmek.

Beşiktaş 3 hafta önce İBB'ye İnönü'de 0-2 yenildi. Bu da tezlerini güçlendirmek için ellerine geçen fırsatmış. E kardeşim sen İBB gibi kontratağa dayalı oynayan bir takıma karşı 4-1-4-1 gibi bir sistemle sahaya çıkarsan 2 yediğine dua etmen gerekir. Stoperlere Ferrari-Ersan Gülüm gibi iki yavaş adamı koyup önlerine tek Ernst'i koydu Schuster. İlerde Delgado-Tabata-Guti-Q7-Bobo var. Bu adamların hangisi savunma yapar sizce?

Eğer İskender Ferrari'yle kedi-fare oyunu oynayabiliyorsa Galatasaray'a çamur atmadan önce Ferrari'yi orta sahaya yakın oynatmaya çalışan Schuster'e suç bulun. Yıllardır Eskişehirspor ve Antalyaspor Beşiktaş'tan, Sivasspor Fenerbahçe'den puan almıyor. Biz Rıza, Bülent Uygun ve Şifo'ya dolaylı yoldan da olsa şikeci diyor muyuz? Eskişehirspor'u bu sene ilk defa yendi Galatasaray, geçen sene Şifo önceki sene Bülent Uygun bizi kupada eledi. Biz diyor muyuz bunlar Galatasaray'a karşı daha iyi motive ediyor takımlarını?

FIFA-UEFA "respect" deyince ouvv çekiyorsunuz azıcık da içerde "respect" kardeşim! Tertemiz insanlara çamur atıyorsunuz, hem de elinizde hiçbir şey yokken!

Skor-8 Futbol-2



Haftanın en gollü maçıyla başlayalım. Kasımpaşa-Fenerbahçe maçı 8 gole rağmen sıkıcıydı. Mücadele yoktu sanki hiç. Topu alan karşı kaleye gitti ki bu Brezilya Ligi'nin karakterinde var bizde yok, olmasın da. Kasımpaşa'da her şey var gibi ama hiçbir şey tam değil, aynı Rijkaard'ın Türk Futbolu için dediği gibi. Sanki önliberosuz 4 defans-7 ofansif oyuncuyla çıkmış gibiydi Paşa maça. Fenerbahçe'de Emre-Dia-Niang ve biraz da Alex oynadı, 6 oldu maç. Topuz ve Selçuk'un çok az onlara katılması halinde ne olurdu çok merak ediyorum.

Ersen Martin'in yaptırdığı penaltı sabotajdır başka hiçbir şey değildir. Yekta ve Şahin'e hayran kaldım, Keller vasat üstü her zaman. Fenerbahçe'de Dia muhteşemdi. Niang ve Emre de ona yakındı, Alex çok az kıpırdandı ve 2 gol 1 asisti var. 



Maç öncesi de söylemiştim Fenerbahçe'ye handikaplı oynayın, üstün üstü olur maç. Sebebi Fenerbahçe'nin iyi olması değil, Kasımpaşa'nın berbat olması. Kasımpaşa ilk yarıda 15 puan toplarsa öpsün başına koysun. Yılmaz Vural'ı kovsunlar, 2.yarı geri alsınlar!

Yobo Bilica'dan formayı aldı bu maç itibariyle geri vermez. Caner de Santos'tan formayı alabilir ama Santos'a dönülecektir mecburen çünkü Caner'den bir halt olmaz! Fenerbahçe'nin sorunları çok büyük, Galatasaray'dan bile kötüler ve düzeltmek daha zor gözüküyor. Volkan hep laubali, hala laubali. 

Kasımpaşa'nın Suçu Yok, Biz O'nu Cimbom sandık esprisi var ki Fenerbahçe forumlarında onlardan beklenmeyecek derecede kaliteli bir espri :) Araklama olabilir, kendileri bulmuş olabilir ama her neyse de çok güzel espri, seviyeli en azından.


19 Eylül 2010 Pazar

17 Nisan-19 Eylül


Fenerbahçe-Beşiktaş maçı deyince benim aklıma hep 17 Nisan 2005'teki bu maç gelir. Rıza Çalımbay'a "Rıza Efendi 2 Ekmek 1 Süt" pankartının açıldığı maç. Fenerbahçe taraftarının "terbiyesizlik" hanesinde yazan "1" maça "-1" ile başlamasına neden oldu Fenerbahçe'nin.

Fenerbahçe Daum ile şampiyonluğa koşuyordu, Beşiktaş Rıza Hoca ile idare ediyordu. Rıza Çalımbay'ın kötü hoca olduğu o zamandan belliydi. Fenerbahçe yine maça muhteşem başlamıştı ve çok iyi oynuyordu. Şahsen ben maçın farka gideceğini düşünenlerdendim 20 dakika itibarıyla. Fakat Rüştü'nün cepheden gelen 2 toptan 3'ünü içeri alma kapasitesini unutmuşum. Maçı Fenerbahçe kaybetmesine rağmen Nicolas Anelka kanımca maçın yıldızıydı. Daum'un salak taktiğinde sol kanada yakın santrafor olarak oynatılmasına rağmen Ali Güneş'in emdiği sütü burnundan getirmişti maç boyu.

74. dakikaya kadar fevkalede zevkli fakat tarihte gördüğümüz türde bir mücadeleydi. 74'te bu maç sonrası Kadıköy Panteri lakabını alacak olan Daniel Gabriel Pancu oyuna giriyordu. Durum 2-2'ydi ve Pancu girdikten 2 dk sonra yine bir uzaktan şutla 3. golü buldu Beşiktaş. Şimdilerde İBB takımının oyuncusu olan ve zamanın en büyük genç yeteneklerinden biri olarak gösterilen İbrahim Akın atmıştı golü.

83. dakikada hakem bana göre yanlış bir kararla penaltı verip Beşiktaş kalecisi Cordoba'yı attı oyundan. Pancu Beşiktaş adına oyuna giren 3. oyuncuydu ve değişiklik hakkı dolmuştu. Oyunculardan biri kaleye girecekti. Herkes kim olacağını konuşurken Pancu kaleci formasını giyiyordu. Stoperimiz atıldığında kendi isteğiyle o mevkiye geçen Daddy Cool kadar olmasa da Beşiktaş taraftarı da Pancu'yu seviyordu ve o da bu sevginin karşılığını vermek istiyordu. Alex penaltıyı Pancu'nun soluna vurdu ve Pancu köşeyi bildi lakin yetişemedi topa.

Bu dakikadan sonra kaledekinin kaleci olmadığını düşünerek bulduğu yerden vurmaya başladı Fenerbahçeli oyuncular, özellikle Alex ve Nobre. Pancu ard arda kurtarışlar yapıyor, tribündeki ve ekran başındaki futbolseverler şok halinde izliyorlardı artık maçı. 90. dakikada Beşiktaş'ın önlibero mevkiinde görev yapan Koray Avcı topun gelişine yerden sert vurdu ve Ercan Taner'in çığlıkları eşliğinde Beşiktaş öne geçti.

Ercan Taner : " koray attı ! tarihi bir maç izliyoruz tarihi ! koray'ın golü ! beşiktaş 4-3 önde ! 10 kişi beşiktaş 4-3 önde ! "


Bu akşamki maç için bir tahmin yapmak çok zor. Beşiktaş iyi durumda, Fenerbahçe kötü durumda. Kadıköy'de Beşiktaş çok iyi. Fenerbahçe'de işler karışık. Anlayacağınız her şey Fenerbahçe aleyhine gibi gözüküyor ama adı üstünde derbi. Ayrıca Fenerbahçe kaosla beslenen bir takım. Kadro kaliteleri arasında çok fark yok, en azından abartıldığı kadar yok. Hatta Türk oyuncu rotasyonunda Fenerbahçe'nin daha kaliteli bir kadrosu var.

Bu akşamki maçta Fenerbahçe'nin galibiyetini bekliyorum. Bu maça bahis oynamam ama illa oynayacak olsam 1 veya 0, ya da 2-3 gol oynardım. Güzel bir maç olsun, 17 Nisan 2005'i de geçsin isterim seyir zevki olarak.

2008 Ayhan-2010 Ayhan


* Arda dün maça gitmeyeceğini söylemişti ama sürpriz yaparak takımı tribünden de olsa destekledi. Hala beklediğimiz, istediğimiz derecede kaptan olamadı ama uğraşıyor en azından. Kankası Serdar'la neden dip dibe oturmadılar merak ediyorum. Gönlümdeki kaptan hala Neill ama Arda'nın çabasını görmezden gelemem.

* Bülent Başgan'ın takımı olmasından mütevellit zor maç olacağını tahmin ediyordum ama zeminin bozukluğu tahmin ettiğimden daha zor geçmesine neden oldu. Zemin kötü değil, en hafif tabirle berbattı.

* Serkan Kurtuluş Ali Turan'dan sonra ilaç gibi geldi. Sakatlığından sonra dahi oyuna Ali'nin girmemesi çok mutlu etti beni. Çok iyiydi Serkan, Sabri'ye alternatif olabileceğini gösterdi.

* Insua çok iyi geldi. Hem hücuma dengeli çıkıyor, hem savunmayı sağlam yapıyor. Bugün gördüğü sarı kart çok akıllıcaydı, böyle akıllı topçu görmeyi özlemiştim.

*Neill her zaman iyi, Servet topsuz iyi ama topu ayağına almasın lütfen!

* Bülent Uygun'u yenmeyi özlemişiz :)



*Spikerin sürekli Ayhan-Sarp ikilisini övmesi ve onlar olmasaydı Galatasaray puan alamazdı demesi futbol cehaletidir. Hadi Ayhan yırtınıyor da Sarp ne yaptı be kardeşim! Neyin peşindesiniz anlamadım ki!

*Mustafa Sarp yine takımın en kötüsüydü. 90 dakika boyunca sahada kalıp nasıl sadece 6-7 defa görünür bir insan. Spiker ara ara kendisine ilan-ı aşk etmese oynamadığını düşünecektim.

*Ayhan'ın golü attığı pozisyon öncesindeki hareketlerine kaç kişi sövdü? Ben söverken gol geldi aptal bir sevinç yaşadım :) Hakkaten Ayhan şu topu alıp dönmeyi kimden öğrendi?

*65'e kadar çok umutluydum, 65'te 1-0 biter ama kim alır bilmem dedim. Ayhan golü attıktan sonra öyle biteceğini tahmin ettim zira bu sahada 2 gol olmayacağı belliydi.

*Ayhan Akman da bizim gibi Bülent Uygun'u sevmiyor galiba. 2008'de  3-5'lik maçta da sol ayağıyla yazmıştı hem de çok şukela bir goldü. Bugün de Bülent Başgan'ın takımını yaktı, sağolsun.


* Harry Kewell... Bu "adam" her maç forması için kavga ediyor ve hep tek başına kalıyor! Tamam bugün Orhan Ak'a attığı fırçaya üzüldüm, zira Orhan'ı hala çok severim. Fakat bu adam kavga ederken niye hep yalnız? Sadece o değil, hangi yabancı olursa olsun yalnız. Şuraya gelmesi gereken ilk adam Ayhan. Kim koşuyor? Pino. En sonunda da Sarp geldi.

*Sarp demişken. Pino'ya ettiği küfürü ben de ettim ama kendisinden ricamız "delikanlıysa" Ayhan, Arda, Servet hatta Aydın'a etsin aynı küfürü!

*Kewell ve Baros savaştı, bu sahada bu kadar az yardımla bu kadar oluyor. Misimoviç pek gözükmedi, zira topu bir türlü aktaramadılar ona. Zemin bozuk ve uyum süreci diyelim, inanıyoruz.

* Ufuk sakatlanınca çok korktum! Aykut da çok korktu, sanki hiç istemiyor gibiydi. Kulübede rahatım yeaaa der gibiydi gözleri.

*Pino... Sana çok sövdüm bugün ama umuyorum ilerde pas vereceğin yerleri öğrenip faydalı olursun. Pino çıksın, Aydın girsin demekten dilimde tüy bitmişti de neyse ki sonlara doğru iyi oynadın.

*Cana... Lütfen Sayın Rijkaard, Neeskens Dayı... Lütfen artık Cana oynasın, Cana can katsın (çok kötü espri.)

*Melih Gümüşbıçak Kewell'la ne alıp veremediğin var?

-Melih Gümüşbıçak ve Melih Şendil az konuşun da maçı anlatın lütfen!

Son 3 maçta 9 puan almak güzel oldu. Sivasspor'a verilen ziyadesiyle gereksiz bir 3 puan var ki bir daha ilk 10'daki takımlardan 3 puan alamaz Sivasspor. Yarın derbi var, 2 takımın kapışmasını cebimizde 3 puanla izlemek güzel ve rahat olacak, yeyin birbirinizi :D

23 Ağustos 2010 Pazartesi

Yok mu Bursaspor'a Reklam Veren Delikanlı!


Sen kalk ligde şimdiye kadar tek bir klübün başardığını başar, Anadolu'dan gelip şampiyon ol, bir sonraki sezon kadroyu dağıtma aksine güçlendir, üstüne üstlük iki maçta 6 puan al ama bir firma çıkıp da sana forma reklamı vermesin. İki maçta sıfır çeken, üç yıldır yokları oynayan, daha bu hafta kendi sahasında 2 tane çaktığın rakibin utanmasa kıçına bile reklam alacakken sen göğsüne bile reklam alama..

Aslında lafım spor-toto'ya! Ey spor toto yöneticileri(veya isim hakkını size kim aldırdıysa artık), eğer lige ismini verip 5 sene boyunca en gazozuna maçta bile medyanın&basının senin ismini zikretmesini zorunlu kılmışsan, bu anadolu klüplerine de sahip çıkman gerekir! Kaldı ki bu postta sözü geçen Bursaspor sıradan bir takım da değil. Kulübe destek veren ateşli ve azımsanmayacak sayıda taraftara sahip. Üstelik bu sene şampiyonlar liginde mücadele edecek tek Türk takımı, hatırlatayım. Turkcell hiçbir kulübü reklamsız bırakmamıştı, aynı hassasiyeti spor toto'dan beklemek tüm sporseverlerin hakkı..

Koy Hakem'e Koy, Yönetim'e Koy. Koooy Hepsi Göt Olsun!



Eleştiri içeren ve çok karamsar bir yazı olacak. Bu mağlubiyetin suçunu hakeme bulmayacam ama bu angut kuşu hakkında 1-2 şey yazmak gerektiğini düşünüyorum. Ne iş yapar özel hayatında, nasıl bir insandır bilmem ama hakemliği 5 para etmez! Maç sonrası Volkan Şen gülerek "sağolsun hoca kırmızı vermedi." diyebiliyorsa ve hakemi zerre takmadığını belli edebiliyorsa zaten bu adamın hakemliğine diyecek bir şey yok. Baros omuz atıyor, dön at delikanlıysan. At ki ben de sana helal olsun ulan, ezdirmiyorsun kendini diyebileyim! Volkan'ın ilk sarı kartını tartışırım, aynılarını vermedi ama 2. sarı kartı vermemek haysiyetsizliktir. Orda o hareketi sarı kartı olmayan biri yapsaydı yapıştırırdı sarıyı suratına Abdullah aynı Elano'ya yaptığı gibi. 70. dakikada Ayhan'ı atman gerekiyordu atamadın, sana omuz atan ve saygınlığını -var mıydı ki- sıfıra indiren Baros'u da atamadın, sürekli itiraz eden ve oyunu yavaşlatan Ivankov'u da atamadın. Ulan adama sormazlar mı seni sahaya niye koydular o zaman? Kartları da bi tarafına sokaydın da kimse kart görmeseydi bu gece! Eğer bu hakem ASY'ye gelip Galatasaraylı oyuncuları ezebiliyorsa kusura bakmasın ama bi siktirsin gitsin Adnan Polat!


Mehmet Helvacı maç sonu taraftarın protestosunda haksız olduğunu söylemiş. Özellikle Adnan Sezgin'e kızılmaması gerektiğini söylemiş. Bu adamlar bizimle resmen kafa buluyor! Ulan Haldun Üstünel'in yetkilerini alıp bu adama vermediniz mi? Şu ana kadar yapılan transferlerin yetersizliğini görmüyor musunuz? E kime kızalım, bakkal Ahmet Amca'ya mı? Sıfata bak ya, otur sabaha kadar şu surata bakıp söv işte!


Fotoğrafa iyi bakın. Hüseyin Çimşir denen hacı kılıklı Kewell'la tartışıyor, Sercan ayırıyor. Ordan geçen bu takımın en adam gibi adamlarından Hakan Balta ne yapıyor? İZLİYOR! Sen orda biriyle kapışsan ilk gelecek adamlar Kewell ve Baros olur ulan! Ama sen böyle gördün ağabeylerinden, kaptanlarından de mi Hakan? Hazır "imparator" lafları da geçerken yerlilerle kötü olmamak lazım, yoksa nah görürsün formayı de mi? Yazık ulan yazık şu güzel adamlara yazık, kaç kurtar kendini Kewell ne işin var bu haysiyetsizlerin arasında.


Büyük kaptan Arda Turan! Yine küstü bugün büyük kaptan, yeni Metin Oktay (!). Sol taraf kendisi yerine Kewell'a verildi, o meşhur kıçı dayama hareketini bile yapmadı bütün maç. Barış'la, Ali Turan'la al gülüm ver gülüm oynadılar sağ kanatta. Kornerleri, frikikleri, ortaları her boku kaleye doğru kullanmayı öğrenmiş bu aralar sürekli bu maharetini gösteriyor bize sağolsun. Rıdvan'ın, Hakan Şükür'ün gazını almış dalgasına bakıyor sahada. Devam et Arda, buralar senin zaten buranın ağası sensin. 36 yaşına kadar oynarsın sonra biri "git" der, çıkar ağlarsın "vefasızlar" falan filan! Biz bu filmi daha önce gördük de mi?

Rijkaard sana bu kadar sahip çıkarken devam et böyle yapmaya ki "manevi baban F.T" gelsin de döve döve oynatsın sizi, ondan anlarsınız siz!


Servet Çetin. Geçen senenin ortasından beri konuşuyor ve hala 11'in bankosu. Konuştuğu kadar iş yapsaydı keşke. Bugün ilk golü dikkatle izleyin ve söyleyin bana Servet ne yapıyor orda? Sen hala bu takımdaysan Servet, bu yönetimin basiretsizliği ve acizliğindendir. Ama unutma bu taraftar seni unutalı çok oldu, seni sahada görünce tüylerim diken diken oluyor. Nerde o forması çamurdan görünmeyene kadar savaşan Servet?

Ali Turan diye bir adam var sağ bekte, resmini bile eklemiyorum görmek istemezsiniz zaten. Arkası dönük oyuncuya orta sahada, taç çizgisinin orda neden faul yapar bir insan? Beyni yoktur da ondan! Uzatmaya gerek yok, Horto siktir git demişti az demiş!

Mustafa Sarp diye bir adam var, 90 dakikada 5-6 defa gözüküyor adam resmen. 48-70 arası nerdeydi çok merak ediyorum! Ayhan bile götünü yırtarken bu adamın bu kadar kaçak oynaması beni deli ediyor. Alex kadar mücadele ediyor, ama Alex'in 26'da 1'i kadar yetenekli. 18 takımın ancak 8'inde 11'de oynar ve Galatasaray'da 11.


Ve tüm bu yazının yazılma amacı. Allah tez zamanda ikinizden kurtarsın bizi. Aslında A.S'ye bir şey dememek lazım. Sonuçta malzeme bu diyor adam, ben zamanında şikeyle suçlanmış, Aziz Yıldırım'la Fenerbahçe yararına şike yapmak üzere anlaştığıma dair iddialar olan bir adamım. Bir boktan anlamam, en iyi transferim İnamoto'dur. Paramı verirsen ekime kadar, vermezsen s.kime kadar Galatasaraylıyım! Beni işe alır mısın Adnan Polat?

E bu adamı sen maaşla işe alıp, milyon eurolarını bu adama emanet edersen bu adama ben sövsem boşa gider!  Bu takımın önce Adnan Polat'tan kurtulması lazım. Keşke gönlümüzde bu takımın genç yöneticisi, Galatasaray sevdalısı Adnan Polat olarak kalsaydın be başkan! Galatasaray'ı bana sevdiren adamlardan biriydin, şimdi sayende takımımı izlemek istemiyorum ve çok kişi var benim gibi. Burası Galatasaray Spor Kulübü. Burası Polat Holding değil, biz bu armaya aşığız senin gül cemaline değil! İstersen Riva'yı 1 milyar dolara sat sevmeyecem seni Adnan Polat! Sana haysiyetsiz diyemiyorum bulunduğun konumdan dolayı, yani saygım sana değil makamına. O koltuktan kalkarsan ne olduğunu herkes bağıra çağıra suratına söyleyecek!

İster 0 çek, ister sabah akşam yenil Fenerbahçe'ye, istersen küme düş. Bizi ne kadar üzersen, o kadar aşık oluyoruz sana GALATASARAY!!! Bugün sahada mücadele eden, her şeyini sahaya vermeye çalışan oyunculara ve saha kenarındaki muhteşem teknik ekibe çok teşekkür ediyorum. Her şeyim değilsin ama çok şeyimsin be Galatasaray!

22 Ağustos 2010 Pazar

Guti'ne Çok Güvenip Quaresma'yı Çizdirmek



Schuster spor medyasının kendisinden çok ekmek yemesini sağlayacak, aynı Rijkaard gibi. Rijkaard'ın başardıklarını rüyasında göremeyecek olanlar "korkak" dahi diyebiliyor kendisine. Bugün Schuster'e de giydirmeler başlamış ki Schuster'in hem hoca hem futbolcu olarak yaptıklarının yanına yaklaşabilecek olan bir adam yok bu memlekette Rijkaard hariç. Ama bir memleket düşünün ki 10 hoca sürekli takımları değişe değişe çalıştırsın ve bu 10 hoca birbirine dost görünüp, birbirinin kuyusunu kazsın. Bakın Denizli gibi bir adam bile yorumcu iken Ertuğrul Sağlam'ın kuyusunu kazıp, kendisi yerine geçtiyse söylenecek bir şey kalmamıştır.

Rıdvan Dilmen Daum'a ekranlardan giydirirken şimdi kankası Aykut'un hiçbir hatasını söyleyemiyor. Young Boys ve PAOK yenilgilerini utanmasaydı "sıcak havaya" bağlayacaktı, sanki rakip klimalı ortamda oynuyor ya da Fenerbahçe İskandinav takımı da sıcağa hiç alışkın değil! Ne yazık ki böyle bir memlekette futbol adına doğruları söyleyebilecek insanlar bloglardan sesini duyurmaya çalışırken, hiç haketmeyen palyaçolar ekranları parsellemiş ortalığı iyice sirke çeviriyorlar.

Neyse konuyu fazla dağıtmadan dün geceye geçelim. Schuster rotasyona giderken 2 hata yaptı dün. Zapo-Ferrari ikilisi Erhan'ın hatalarını kapatıyordu, eğer bu ikiliden birini keseceksen yanında Erhan'ı da keseceksin. Ersan Gülüm çok beğendiğim bir oyuncu ama 15 gün önce geldi ve bu kadar uyum sağlaması beklenemez, zira Beşiktaş'ın aynı kadroyla üst üste 2 maçı yok. Ve 2. hatası. Bu takımın şu anki santraforu Bobo'dur, değil daha iyisi ona yakını bile yok. Nobre-Holosko-Nihat'ı topla bir Bobo etmezler! Schuster İBB'yi tanımamış, Tayfur Havutçu da -ki işi bu galiba- tanıtamamış. İBB disiplinden hiç kopmayan, pırpır forvetleri olan, sürekli savaşan bir takım ki çıktıkları günden beri büyüklerin belalısı olmuş,geçen seneyi 6.sırada tamamlamış bir takım.

Beşiktaş orta sahayı da Necip-Ernst yapmayınca orta saha da düştü ve yenilgi kaçınılmaz oldu. Delgado-Nihat-Tabata resmen bitmiş, okeye dönecek halleri bile kalmamış. Özellikle Delgado çok beğendiğim bir oyuncu olmasına rağmen sakatlıklar kendisini mahvetmiş, değil Beşiktaş'ta Anadolu takımlarının bile çoğunda oynayamaz bu haliyle. E Tabata zaten bu sınıfın topçusu değil. Bakmayın Yıldırım Demirören'in verdiği 8 milyon euroya, 2 milyon bile fazla bu adama. Ha şimdi yolla tekrar Antep'e, Kayseri'ye, Eskişehir'e falan sınıf atlatır o ayrı. Nihat da ne yazık ki geri gelemeyeceğini gösteriyor gün be gün. Bırakın eski Nihat'a yaklaşmayı, Yusuf Şimşek kadar bile oynamaz bu saatten sonra.



Beşiktaş Guti-Quaresma gibi iki muhteşem yabancı transferi yaptı ve büyük ihtimalle Robinho da gelecek. E gelsin, o da gelsin ama sen hala sahaya koyacağın 5 Türk'ü bulamadın. Hadi o 5 Türk'ü buldun,rotasyona girecek diğer Türkler için ne diyeceksin? Beşiktaş'ın Robinho'ya değil, en az 1 tane kaliteli Türk oyuncuya ihtiyacı var. Volkan Şen veya Ozan İpek'ten biri ve Sercan Yıldırım alınsa mesela kimse duramaz karşısında Beşiktaş'ın bu ligde. E Robinho'ya vereceğin 26'nın 17-18'ini Bursaspor'a ver paket halinde bu 3'lüyü sana verir! Beşiktaş bu kadroyla gider Avrupa Ligi Kupasını alır sınırsız yabancı şansıyla ama TSL'de pek bir şey yapabileceklerine inanmıyorum.

Kaleci Cenk için 1-2 şey yazmak istiyorum. Rüştü veliahtım demişti kendisi için ben de şımarmazsa Rüştü'den iyi olur diyordum. Karakter olarak nasıldır bilmem ama çok yetenekli. Karakter olarak da çok düzgün diyorlar. Eğer İstanbul'a kendini kaptırmazsa Avrupa'da büyük takımlara transfer için Onur Recep Kıvrak ve Necip Uysal ile birlikte en önemli 3 adaydan biridir.


Beşiktaş taraftarı Abdullah Avcı'yla dalga geçmek için "yere yatsana, yere yatsana" dediler, oyuncular yere yattı 2.gol sonrası. Bu akıl dolu protestolu gol sevinci için tebrik ediyorum İBB'li oyuncuları. Hem hocalarının yerine cevap verdiler taraftara, hem izleyenleri gülümsetmeyi başardılar. Bu mütevazı takımın oynadığı oyunu, tarzını beğenmeyebiliriz ama hemen hemen sıfır transferle, taraftarsızken bu konumda olmaları saygı duyulmaya değer!

P.S : Başlık birkaç Beşiktaşlı arkadaşıma ithafen yazılmıştır. Çok sinir bozucu olmaya başlamışlardı ve bu bozgun iyi oldu onlar için, susarlar artık bir süre. Q7'yi servise çekin, kasko delindi!

17 Ağustos 2010 Salı

Neymiş Mido'ya Ders Vermiş, Ba Ba Ba!


Cumartesi günü ajanslara "Mido Kayserispor'da" haberi düştü. Çünkü iki aydır peşinden koştukları Mısır'lı forveti sonunda Kayseri'ye getirebilmişlerdi. Tam da forvet hattında sıkıntısı olan Kayseri ekibinin önemli bir iş başardığını düşünürken genel menajer 'Kayseri kurnazı' Süleyman Hurma'nın açıklaması geldi:" Mido'yu Kayseri'ye transfer etmek için değil, ders vermek için getirdik. 2 ay bizi oyalayıp terbiyesizik yaptı, şimdi biz de ona ders veriyoruz. Kayseri'ye getirdik ve geri göndereceğiz. Mido gibi bir futbolcuyu transfer etmiş olsam, böyle pastırma getirir gibi getirmezdim şehre. O bize terbiyesizlik yaptı, biz de ona dersini verdik. Sanırım bugün geri döner."

Bu ne lan? Mido'dan bahsediyorsun, transfer etmeye çalıştığın klüp de Kayserispor! Herhalde hemen atlayıp ilk uçakla gelmeyecek adam. Belki de yıllardır çaktırmadan hedef belirlediğin şampiyonluğa seni götürecek en önemli elemanlardan birine tesisleri gezdirdin, imza aşamasına getirdin, şimdi de yürü ense traşını görelim diyorsun. Zaten klüplerimiz kırk takla atıyorlar Mido gibi, Vittek gibi, Leko gibi adamları getirebilmek için. Bu yaptığın sadece Kayserispor için değil diğer Anadolu klüpleri için de bundan sonra yapacakları transferde iki kat daha fazla zorlanacaklarına işarettir, iyi halt ettin Hurma!

15 Ağustos 2010 Pazar

Demagog Adnan,Bu Takım Senin Eserin



Bir Galatasaray taraftarı olarak ligin başlamasıyla birlikte mide ağrılarım da başladı tekrardan. Son yıllarda Galatasaray taraftarları potansiyel hasta. Her maç öncesi, maç esnasında ve maç sonrasında mide ilacı, ağrı kesici falan şart oluyor.

Eve girdiğimde 8. dk'ydı ve golü atmıştık. Ama golü atanın Sarp olması gole sevinirken bile bir tedirginlik yaşamamıza neden oluyordu zira bu maçı bu adamlarla aldığımız takdirde ve geri kalan maçlarda da bu adamların başarılı olması halinde bizim büyük demagog Adnan Polat "Transfere ihtiyacımız yok işte." diyebilirdi. Zaten bu hayaller de bir süre sonra sona erdi.

Hakem bir faul verdi ve Rijkaard başta olmak üzere herkes itiraza koştu. Ulan altı üstü serbest vuruş, sanki penaltı verdi hakem. Rijkaard panik yapınca herkes panik yaptı. Zaten Aykut gibi bir kaleciniz, Ali Turan gibi bir sağ bekiniz varsa her an gol yiyebilirsiniz. Aykut ön direğe adam koymayıp kendi geçti ve ortada Ali Turan adamı tutmak yerine saçını düzeltmekle uğraşınca atlet görünümlü siyahi oyuncu Zita golü attı. Ondan sonra bir daha itiraz. Sanki adamı hakem kaçırdı, ön direkte durmasını Aykut'a hakem söyledi falan. Zan sahada kart göremiyorum, bari haneme bir kart yazdırayım dedi ve gitti kulübede otururken kart gören oyuncumuz oldu.

Gören de bir hırslılar, bir hırslılar sanacak. Ulan şu hakeme gösterdiğin isyanın yarısını sonuca göstersen 5 atıp dönersin şurdan. Ancak bıdı bıdı yapın başkanınızdan öğrendiğiniz üzre. Her halükarda suçlu hakem olursa oyuncu zaten işini yapmaz, takılır oralarda.

2.yarıda yine aynı boş Galatasaray. Yenen gol sonrası resmen maç bitmiş gibi davranan 6-7 oyuncu. Biraz Batdal, biraz Kewell, biraz da Neill isyan ediyor. Gerisi bitse de gitsek havasında. Baros belli idmansız ama kendi kendine bi şeyler yapma havasında. Servet efendi zaten bitmiş, okeye dönecek hali bile kalmamış. Rijkaard'ın altını mı oyuyor diye düşünüyor insan! Gerçi Rijkaard Arda'yı çıkararak, kaleye ısrarla Aykut'u koyarak kendi altını oyuyor da neyse!

Neyse Galatasaray tarihinin gördüğü en büyük demagog Adnan Polat yarın da çıkıp kaç bilet sattıklarını, kaç para kazandıklarını falan anlatır. Uyutmaya devam. Akşam maç var, resmi siteyi açıyorsun GS Bonus Card reklamı! Ulan işiniz gücünüz para, işiniz gücünüz ekonomi, işiniz gücünü demogoji. Adnan Sezgin'i çok seviyorsan al şirketinin başına koy, yeter şu kulübü yediğiniz. Has Galatasaraylı Haldun'u yedin, geçmişte adı şikeyle anılan Adnan Sezgin'i getirdin! Ne var bu Adnan Sezgin'de anlamadım ki, bizim göremediğimiz ne özelliği var merak ettim yahu! En yakın zamanda istifa etmen dileğiyle Adnan Polat, Canaydın'ı arayabileceğimi tahmin etmezdim ama sayende o da oldu.

Sivasspor hocaları gibi taraftarları gibi çirkef bir takım olmuş yine. Muhsin Ertuğral'ın yarattığı sempatiyi kaybettiler, yeniden tüm spor kamuoyunun nefret ettiği bir takım olma yolundalar. Ama en azından artık bir takıma maç sattıklarını düşündürmesinler yeter! Savunmalarındaki yabancı İskandinav topçuyu ilk defa izliyorum ama berbat bir topçu izlenimi bıraktı bende. Bouzid bu heriften kaliteliydi bence diyeyim, siz anlayın ne derece kötü olduğunu. Sedat denen çirkef kere çirkef adam için güzel laflarım var da yazılamayacak kadar güzel, Kewell'a hareket yapan her adama ettiğim güzel lafları sana da ediyorum Sedat ama en cafcaflısından.

Giden sadece 3 puan değil. Giden takımın özgüveni. En az 5 transfer lazım bu takıma. Kalede bu kazma Aykut oldukça çok aptal goller yemeye devam ederiz biz. Sabri'nin alternatifi yok, Neill'in yanında adam yok, orta sahaya bir b2b şart, kanatlar çok çok zayıf vs. vs. Ne denebilir ki demagog Adnan gidecekse başarısızlığa da razıyım!

19 Haziran 2010 Cumartesi

Anadolu Devrimi


Anadolu Devrimi yaşanıyor resmen.Eskiden çoğumuzun hayran olduğu isimler yaşlandıkça birer birer ligimize,hem de Anadolu'ya gelmeye başladı.Geçen sene Ankaragücü'nün Vassell ile başlayan Geremi,Sapara,Vittek ile devam eden transferleri bu sene Bursaspor'un Insua'yı almasıyla devam etti.Son olarak da Süper Lig'in yeni takımı Bucaspor eskiden büyüklerimizi peşinden koşturan Jerko Leko'yu transfer etti.Monaco'dan geldi Leko,o eski halinden eser yok şimdi ama yine de ligimizde iş yapacaktır.

Bursaspor'un şampiyon olması tüm Anadolu takımlarında bir iştah yarattı,şimdi her kulüp biz neden yapmayalım diye düşünüyor ki bu da her maça daha bir asılmalarını sağlayacaktır.Umuyorum ki Bursaspor'u örnek alıp sahada güzel futbol oynamaya,altyapıya önem vermeye,parlayan oyuncuyu hemen satmamaya çalışırlar.Bu yüzden Sivasspor'dan nefret ederken Bursaspor'a sempatiyle bakıyoruz.Sivasspor anti-futbol oynayıp,11 güreşçi ile sahaya çıkıyordu fakat Bursaspor 4 büyükleri dahi ezerek şampiyon oldu.


Umarım ligimize gelen yabancıların kalitesi hep bu şekilde olur.Cavcav bile pahalı transfere başladı ki kelepir adam alıp ya tutarsa mantığıyla oynatan başkanların başında gelir o.Cavcav demişken o da Ermin Zec'i aldı ki Avrupa piyasasında geleceğin yıldızlarından biri olarak anılıyor genç futbolcu.Tarihinin en pahalı transferini yaptı Gençlerbirliği.

Bu sene çok daha güzel olacak ligimiz,ummuyorum tahmin ediyorum.En az 5 takımın şampiyonluk yarışında olacağı,düşenin bizi üzerek düşeceğini düşünüyorum.Yavaş yavaş Avrupa'da ismimizi duyurmaya başlayacaz.
Related Posts with Thumbnails