Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...
başkanlar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
başkanlar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

29 Ağustos 2011 Pazartesi

Ağlama Melis!


Malumunuz Fenerbahçe Şampiyonlar Ligi'ne alınmadı ve o ekonomik olarak dünya devlerine kafa tuttuğu söylenen koca Fenerbahçe kulübü utanmasa iflas ilan edecek. Oyuncu satın almadılar. Emenike, Guiza ve Lugano'yu gönderdiler. Ama hala çok borçları var. Kardeşim siz değil miydiniz çok paramız var, sizi bile satın alırız diyen?

Aziz Yıldırım Arda'yı alamaz dediğimizde biz çok zenginiz, istediğimizi alırız diyordunuz. Galatasaray sizin de istediğiniz birini alınca isteseydik alırdık diyordunuz. Ne oldu? Koskoca Ali Koç çıkıp dileniyor. Milyar dolarları olduğunu bilmesem arayıp hesap numarasını isteyecektim adamın, o derece dokundu lan. Resmen gözleri falan doldu. Karşısında lahmacun yenen Sezercik gibiydi. Bi gün ben de yiyecem abi!


Anladık ki Fenerbahçe'de tek adam varmış. Aziz Yıldırım olmadan ne Ali Koç koç gibi durabiliyor ne Nihat Özdemir dik durabiliyor. Ama Aziz Yıldırım bu kadar iyi duygu sömürüsü yapamazdı, açık söyleyeyim. Ali Koç Adnan Polat'ı bile geçmiş resmen. O nası güzel dilenmeydi be! Eminim 35 milyon (!)* Fenerbahçe taraftarı ağlamıştır ekran başında. Ben ki nefret ederim Fenerbahçe'den ben bile acıdım bi an olm daha ne olsun!



Neyse bu yazının yazılma amacı bugün duyduğum 2 şey. İlki Acun Ilıcalı 2 yıllık locanın parasını peşin olarak ödemiş kulübe, ki bu 240 bin euro civarı bir paraymış. E Acun öder kardeşim, ben de bu kadar boş iş yapıp bu kadar para kazansam 240 bin euro değil 2 milyon euro öderim. Bi günden bi güne LÖSEV'e, Şehit ailelerine yardım yaptığını da görmek isteriz.

2. olay ise çok vahim. Bir yaşlı ve Fenerbahçeli çift biz nasıl olsa yaşlandık, kimimiz kimsemiz de yok deyip oturdukları evi bağışlamak üzere Fenerbahçe kulübüne başvurmuşlar. Şimdiden söyleyeyim buna kızmamın sebebi kulübün adının Fenerbahçe olması değil, olayın gerizekalıca olması. Teyze veya amca hanginizin kıt aklına geldi bu olay bilmem ama bu yaptığınız gerizekalılık. Hayır mı yapmak istiyorsun git eğitim vakıflarına bağışla, LÖSEV'e bağışla, şehit ve gazi aileleri derneğine bağışla, hatta git TEMA'ya bağışla. Fenerbahçe ne ulan! Beyniniz mi durdu ulan!

Alex 3,5 yerine 3 alsın, Emre denen saygısız adam azıcık az kazansın 3 ev alacağına 2 ev alsın. Forma almak eyvallah, taraftar kart almak eyvallah, kombine-loca almak eyvallah da ev bağışlamak ne ola ki? Ali Koç güzel ağlıyor diye ev mi bağışlanır lan! Git bir hayır kurumuna bağışla paran 2 tane adamı zengin edeceğine 2 tane çocuğun okumasına vesile olsun! Sinirden devreleri yakmak üzereyim, eviniz yıkılsın amına koyayım. Kafanıza sokayım, kafamıza sokayım! Evini bağışla sonra Somali'ye 5 lira yardım edene bizim halkımız da aç, niye Somali'ye yardım ediyorsun de! Ne gerizekalı toplum olduk anasını satayım!

21 Ağustos 2011 Pazar

Neşet Bahçeyi Mi Bellemiş, Belleer Belleer!


İlhan başkan artık yapamıyor bu işi. Emekliye ayrılma yaşı çoktaaan geldi de geçiyor bile. Galatasaray'a laf atması falan değil tespitimin kaynağı; son yıllarda iyice saçmalamaya başlamıştı bu da vesile oldu sadece. Billy Mehmet falan nedir aga, sen ki Kona'ları Mosheu'ları Ümit Karan'ları Geremi'leri keşfetmiş adamsın. Son 10 yılda Mustafa Pektemek'ten başka isabetli transferin yok. Bırak artık İlhan başkan, bırak ki anılarımızda güzel kalabil..

Ha kulüpler birliği olayına gelirsek, küfretmicem diye söz vermiştim Gökmen'le Ender'e; ama sokayım kulüpler birliğine kardeşim. Daha dün bunlar Aziz Yıldırım'ı ihraç etmeyi düşünüp sonra getirip başkan yapmadılar mı. Bi s... gidin olum!

13 Temmuz 2011 Çarşamba

Temiz Sevinçleri Unutturan Adam!

"Sarı ile lacivertin arasına kapkara bi leke sürdüler ve biz hiçbir şey yapamadan oturup olanları izliyoruz şimdi. Ne ki bizim kabahatimiz. Biz sadece renkleri sevmiştik.
Son dakikada kaçıralım şampiyonluğu, hiç alamayalım Türkiye Kupası'nı, adını bile söyleyemediğimiz saçma takımlardan 7 yiyip dönelim, kalecisiz yensin bizi kendi evimizde ezeli rakiplerimizden biri, diğeri 5 atsın kupa finalinde.. Ne önemi var ki bu sevginin karşısında.
Varsın şampiyon olamasın, kupa alamasın şu takım ne var?
Gene giderdik maçına, gene giderdik deplasmana, gene bağırırdık "Sarı Lacivert" diye.
Bi şeyler yaptın ya da da sütten çıkmış ak kaşıksın hiç önemli değil, sen bize kaybetmenin güzelliğini, hüznün hazzını unutturdun Aziz Yıldırım.
'Fener olmasın da kim olursa olsun şampiyon' dedirttin herkese. 'Bizi çekemiyorlar' diyip inanmaya çalıştık biz de sana.
Biz Schumacher'i, Müjdat'ı, Uche'yi seviyorduk ama sen Emre'yi sevdirttin bize."

Şike olaylarıyla ilgili yazıları Gökmen'e bırakmıştım aslında; ama yukarıdaki satırları okuyunca bir şeyler yazayım ben de dedim. Tıp fakültesinin bana öğrettiği en önemli şey 'empati yapmak'tı. Kendini hastanın yerine koyup, ne kadar saçma sapan davranışlarda bulunursa bulunsun, hakaret bile etse, bir an kendi sağlığının yerinde olmadığını düşünüp alttan almayı, soğukkanlı kalabilmeyi öğretti bu okul. Gerisi fasa fiso..

İşte bu satırları okurken kendimi birçok kez yaptığım gibi Fenerbahçelilerin yerine koydum yine. Ama bu sefer başka oldu, oldu işte.. Fenerbahçeliler yaklaşık 10 yıldır amatör ruhlarını kaybetmişler. Futboldan zevk almayı unutmuşlar, başka takım taraftarlarının laf sokmalarıyla mutlu olmaya başlamışlar. Çünkü o lafları yediklerinde rakibin 'ÇEKEMEDİĞİNİ' düşündürttü onlara Aziz Yıldırım ve ekibi. Futbolun bir zevk olduğunu, ufak şeylerle mutlu olabilmeyi, her sene şampiyon olunamayacağını ve bunun normal bir şey olduğunu unuttular. Metin Aşık döneminde futbol şubesinin başındayken Tanju'yu, Feyyaz'ı getirmişti Fenerbahçe'ye; başkanlığında da Tümer'i Emre'yi getirdi.. Neredeyse taraftarın her maç küfrettiği Hasan Şaş'ı getirip alkışlattıracaktı.. Fenerbahçe'ye büyük takım denmesi için bunların gerekli olmadığını unutturdu Aziz Yıldırım.. Fenerbahçeliler bu takımı Tanju için, Alpay için, Tümer, Emre için sevmediler. Lefter için, Cemil için, Rıdvan için, Oğuz için, Aykut için, Okocha için, Uche için sevdiler.. Bunu unutturdu Aziz Yıldırım ve ekibi..

Geçen sene Cemal Nalga olayında biz ne kadar utandıysak, yerin dibine girdiysek; aynı şekilde utanan Fenerbahçeliler'i görünce içim acıyor.. Son zamanlardaki bütün antipatikliğine rağmen Fener'in küme düşmesini istiyor muyum diye sormuştum kendime; istemiyordum aslında.. Hatta hiç istemiyorum, hiçbir zaman öyle bir derdim olmamış ki benim.. Ama Aziz Yıldırım gibi insanların(!) artık elini eteğini çekmesi lazım futboldan, ben büyüğüm ben büyüğüm diyerek büyük olunmaz. Büyüklük davranıştadır, duruştadır. Sen öyle bir çık ki meydana, bırak ahali senin büyüklüğüne değer biçsin..

Yazının tamamı...

24 Mayıs 2011 Salı

Uzun Süre Sonra Gece Yarısı Transfer Var Mıdır Diye Resmi Siteye Bakmak!

Ünal Aysal'ın başkanlığa gelişi bana fena halde Özhan Canaydın'ı anımsatıyor. Hatırlarsanız Özhan başkan da oldukça şaşalı bir seçimle, müthiş bir destek ve beklentiyle koltuğa oturmuştu. Onun da ilk yaptığı icraat Fatih Terim'i getirmek olmuştu. Vaatlerinde hep sportif başarı ön plandaydı..
Tamam canım korkmayın, ortamı bulandırmak değil amacım. Görülüyor ki Ünal başkan geçmişten ders alan biri, ayaklarını yere sağlam basıyor. Başarıyı vaat ederken "10 yılda 7 şampiyonluk" demiyor mesela, "Yaşanmamış bütün başarıları yaşayacağız" da demiyor. Ayrıca Florya'nın anahtarını da teslim etmedi Fatih hocaya. Ama yine de kafamda Özhan Canaydın portresine uyması beni biraz telaşlandırmıyor değil.. Bekleyip görmekten başka çare yok, napalım..
Uzun bir aradan sonra acaba transfer yapılmış mıdır diye gecenin 2'sinde resmi siteye baktığımı da itiraf edeyim. Ayın 23'ü geçti malum.. Bir kaleci haberidir gidiyor. Ünal başkanın tahminlerin ötesinde büyük bir kaleci transfer edileceğini açıklamasından sonra tahminlerin ötesinden tahminler gelmeye başladı zaten. Buffon'dur Van Der Sar'dır gidiyor.. Van Der Sar çok zorlama oldu gibi geliyor bana, zira Ferguson onu bırakmak istemediğini açıkladı. Buffon desen olabilir çünkü sezonun yarısında sakat adam, kakalarlar bize. Ama bu da Ünal Aysal'ın çizdiği başkanlık profiline ters. Akınfeev diyorlar ama o da çok uçuk geldi bana. Benim aklımda Adler var ama hadi hayırlısı bakalım..
Bir de Tuncay haberleri geliyor kulağıma. Türkiye'ye gelirse 2 ayda bu ligde iş yapacak konuma gelir; ama bir baba hindi olayı hala hafızamda. Tuncay'ı kolay kolay benimseyebileceğimi sanmıyorum.. Yerli rotasyonda gönlümden geçen Selçuk İnan, Ceyhun Gülselam, Ersan Gülüm üçlüsü.. Serdar Kesimal da bunlara eklenebilir... Buldun kılsızını arama dediğinizi duyar gibiyim.. Napalım canım, isteyenin bir yüzü :)

14 Kasım 2010 Pazar

Lütfen Git Polat

Galatasaray Tarihinin en başarılı yönetimi

Galatasaray tarihinin en başarılı yönetimine teşekkür ediyoruz öncelikle. Fenerbahçe maçından sonra "Teşekkürler" yazmıştım ve birçok itiraz gelmişti o yazıma. Antalyaspor maçından sonra da "Sadece 3 puan mı güzel günlerin başlangıcı mı?" demiştim. Şimdi o yazıların üzerinden seri olmuş gibi 3. yazıyı yazacam ve bu son olacak.

Galatasaray yönetimi tarihin en başarısız yönetimidir. İstediği kadar Aslantepe desin Riva desin vs. Adnan Polat Galatasaray tarihine adını altın harflerle yazdırmıştır. Özhan Canaydın başkanlığını gördük, bu kadar rezil bu kadar yeteneksiz bir takım göremeyiz dedik. Doğru bu takım yeteneksiz değil ama tarihin en rezil takımı. Hakan Şükür zamanında bile bu kadar hizipçilik yoktu yahu. Bu kadar karaktersiz topçuyu biraraya toplamak için çok uğraştınız mı? 76 ve 22 benim için listenin başındadır, şu formayı giydikleri her gün içim kan ağlıyor. Prekaziler, Hagiler, Metinler olmasa silip atacam da neyse ki bize onlardan miras bu takım.

Cana, Neill, Lucas gibi adamlar var takımda. Bu kadar karaktersizin içinde bu adamlar ne yapabilir ki? Eğer bir takımın en iyisi Sabri'yse "sıkıntı" var demektir. Karaktersizin biri daha 3 hafta önce bana güvenilirse başarılı olurum diyordu. Ulan her hafta 11 oynuyorsun, hata yapıyorsun kimse ağzını açmıyor yine banko 11'sin, paranı alıyorsun. E güvenden kastın ne kulübün anahtarı mı? Misimoviç diye bir adam aldınız, adamın daha yayın etrafındayken pas alabildiğini görmedik, illa santranın oraya gelip top alacak! Elano var, adam da şaşırdı nerede oynayacağını. Arkasında Ayhan-Sarp-Cana var ki 3'ü bütün sene 5 gol atamaz, yeteneksizler! Baros'u Türk doktorları yerine Türk kasaplarına mı emanet ettiniz anlamadık 2 maç üst üste oynayamıyor.

Bu maç nezdinde konuşmuyorum, zaten bu seneden çoktan vazgeçtim ben. 16, 76, 22, Ali Turan, Aykut, Ayhan, içim kan ağlayarak Kewell, aynı şekilde Elano ve kaleci antrenörü Nezih Ali Boloğlu ile yarın yollar ayrılmalı. Paf'tan çocukları çıkarın oynatın, bundan kötü olmaz. Rijkaard 8 maçta 12 yaptı, Hagi 4 maçta 4 puan yaptı. Mourinho'yu getirin bu takımla 10 maçta en fazla 17-18 puan alır. Sorun hocada değil, sorun kadronun yetersizliğinde de değil. Sorun ön libero, stoper, forvet, kaleci falan değil yani. Sorun futbolcuya dayalı sistem. 2008 şampiyonluğu bizi öyle bir yere getirdi ki herkes keyfine göre oynuyor, Galatasaray kimsenin umurunda değil! Çürükleri temizleyip Ahmet Kesim, Musa, Cumhur, Cem Sultan gibi adamlarla devam etsek 12 maçta 16 puan yine yaparız heralde, daha kötü olmayacağına göre ne duruyorsunuz?

Ha bunları yazıyoru öyle çok kolay falan diyecek birileri. Kolay değil ama resmen dipteyiz! Hoca değişikliği falan çözmez bunu radikal çözümler lazım, kelle almak lazım amiyane tabirle! Diyoruz ama bunu yapacak basiretli yönetim nerde? Adnan Polat yarın çıkıp "Aslantepe, Riva, hede hödö." diyecek, hepimiz biliyoruz. Tarihin en kötü, en basiretsiz, en iş bilmez, en demagog başkanıyla karşı karşıyayız maalesef. İstifa seslerini de duymaz o şimdi. He taraftarın bu kadar kötü gidişin en sonunda bu tepkiyi göstermesi sabır mıdır, yalakalık mıdır bilemeyecem ama çok geç kaldınız beyler! Siz Rijkaard istifa diye bağırdığınız gün bittiniz zaten!

Yazsam 2 gün daha yazarım da kopuk kopuk oluyor zaten bu sinirle yazı, hoşuma gitmiyor. Lütfen git artık Polat. Bizler senden yeterince nefret ettik ama herkes nefret etmeden, birileri senin ne olduğunu henüz farketmemişken git. 20.45'ini de al git. Galatasaray'ın hiçbir başkanı Anadolu kulüpleriyle kavgalı olup, Fenerbahçe Başkanıyla bu kadar kanka modunda olmamıştı. Sen bize bunu bile gösterdin ya lütfen git, bak lütfen diyorum!

26 Ekim 2010 Salı

Teşekkürler!


Maç hakkında yazı yazmadım, yazmayı da düşünmüyorum. Maçtan önce demiştim Rambo Yusuf olun diye, özellikle Cana, Elano ve Neill Rambo'luklarını gösterdi, sinmediler! Maç sonrası şunları görünce insan bir garip oluyor.

Biz eskiden şampiyonluğa bile bu kadar sevinmezdik yahu. Alışmıştık çünkü. Biz hep başarılar gelir geçer dedik ama hep başarılıydık, hep imrenilen takımdık. Fenerbahçelilerin siz hepiniz biz tek geyiğine gülüp geçiyordum ama sanki dün haklı çıktılar. Berabere kalınan maç sonrası üçlü çektirmeler, takımı Florya'da meşalelerle karşılamalar falan! Ne oluyoruz yahu? Bu takım bir zamanlar Avrupa Fatihi değil miydi? Neden Anadolu'da alınan beraberliğe bu kadar seviniyoruz, bunca tantana, yaygara neden?

Evet 10 sene sonra Kadıköy'de puan aldık, hem de çok zor şartlarda. E bu Fenerbahçe 10 yıldır ne zaman sıkışsa bizi yenip düze çıkmıyor muydu? Biz niye yenip düze çıkamıyoruz, gücümüz anca 1 puana mı yetiyor? Bana sakın kimse biz beraberliğe değil geri gelen ruha seviniyoruz demesin. Son 10 yılda 50 kere 2000 ruhu kelimesini duydum ben. O ruh gitti kardeşim, geri gelmeyecek. Sen eğer işini düzgün yaparsan 2010 ruhunu kazanırsın. Sen eğer şimdi devrimden vazgeçip eskiye dönersen aynı 2008'deki şampiyonlukta olduğu gibi 10 yıl geri gidersin. Eskiden Avrupa'da adını bilmediğimiz takımlarla oynarken "ne gerek var bu maça, sıradaki gelsin." derdik, şimdi Karpaty zor takım diyoruz yahu biz. Neyin ruhu, neyin bokunu konuşuyorsunuz siz hala!

Teşekkürler Adnan Polat, teşekkürler Adnan Sezgin, teşekkürler vasıfsız yönetim. Sayenizde küçük şeylerle mutlu olmayı öğrendik. Fenerbahçe beraberliği, Eskişehirspor galibiyeti falan sokağa döker oldu bizi! Aslantepe masalıyla uyuttunuz 10 yıldır. Şimdi o da gerçekleşti, yeni masalı bekliyorum zira çok uykum geldi!

23 Ekim 2010 Cumartesi

Rijkaard>Adnan Polat


Yazmayı istedim gidişini ama yazamadım bir türlü. Pazar gecesinden beri oturuyorum bilgisayarın başına ama hani insanın boğazı düğümlenir konuşamaz ya benim de cümlelerim düğümlendi, yazamadım. Oturup Servet'e, Balta'ya, Sarp'a saydırmak istedim. Pino'ya "tek top var ulan, hepiniz onla oynayacaksınız." demek istedim. Başkan'a artık oturduğu makamdan ötürü bile kendisine güvenilmeyeceğini, saygı duyulmayacağını haykırmak istedim. Olmadı, bugüne kadar ertelendi yazı.

Mehmet Helvacı denen basiretsiz adam çıkıp pazartesi günü kararlar alınacağını açıkladığında pazartesi günü hiçbir bok açıklamayacaklarını biliyordum ama meraktan baktım, açıklayamadılar. Bu Galatasaray tarihinin en kötü yönetimi neyi doğru yaptı ki bugüne kadar. Özhan Canaydın başkanlığında Galatasaray daha kötüsünü göremez diyordum. Ama Adnan Polat Galatasaray ismini öyle bir küçülttü ki şimdi değil Aslantepe, şuraya bir Barnebau bile diksen adın tarihe geçmeyecek başkan. Galatasaray tarihi böyle yalancı, lafının arkasında duramayan, hizipçilik yapabilen bir başkan görmedi, göremeyecek de. Kankan Adnan Sezgin'i de alıp gittiğin gün Galatasaray'ın bayramı olacaktır, asıl bayramımızı o gün kutlayacaz biz.

Ercan Saatçi Galatasaray'a küfür etti, Hürriyet Spor Servisi'nin başına geçti. Biz "Hürriyet alma, aldırma" kampanyası yaparken sen gittin kucağına oturdun adamın. Şimdi kim Galatasaray'a saygı gösterir? Kim adımızı anmaktan korkar? Hiç kimse! Öyle bir hale getirdin ki bizi hakemler eskiden cehennem olarak anılan Ali Sami Yen'de, mabedimizde bizi doğrayabiliyor, oyuncularımıza siktir çekebiliyor! Sen Galatasaray adını küçülttün Adnan Polat. Rıdvan çıkıp hocana, oyuncularına hakaret etti. Gittin adamın programına katıldın, bizi izlemek zorunda bıraktın, adama reyting kazandırdın! Aziz Yıldırım'dan başka hiç kimseyle aran iyi değil! Arda Turan'ı savunmak Aziz Yıldırım'a kalıyor, sen ağzını açmaya korkuyorsun! 1 ay önce her halükarda Rijkaard takımın başındadır diyorsun, bugün Rijkaard'ı kovabiliyorsun! Keşke iş bitiren, 20.45 diye bağıran yöneticimiz olarak kalsaydın da hala seni sevebilseydik be başkan! Keşke bize "yalancı" yüzünü göstermeseydin! Şimdi de Hakan Şükür'le barışmaya çalışıyorsun! Bu da üçkağıt bu da dalavere ama hepimiz biliyoruz! F.G cemaatine yaklaşıp tepkileri azaltmaya çalışıyorsun! Biz kulüp tarikatın oyuncağı olmaktan kurtuluyor derken sen daha da kucağına itiyorsun bizi. Devam Adnan Polat, devir senin devrin ama az kaldı!


Hagi-Tugay Kerimoğlu ikilisini getirdiniz şimdi. Sıra Galatasaray'ın bu sevilen ikilisini mahvetmeye geldi heralde. Normal şartlarda Hagi'nin isminin geçtiği bir yerde hiçbir Galatasaraylı heyecanlanmadan duramaz. Ama siz Galatasaray taraftarının içindeki heyecanı öldürdünüz. Artık çevremdeki hiçbir Galatasaraylı eskisi kadar Galatasaraylı değil. Siz Rijkaard'ı gönderdiniz ama aslında herkes sizin gitmenizi bekliyor. Siz Rijkaard'ı gönderirken bizim içimizden kopanları göremediniz, çünkü siz bizim kadar Galatasaraylı değilsiniz. Siz bu takımı Fenerbahçeleştirdiniz ulan daha ne kötülük yapabilirsiniz bize.

Hagi "Galatasaray adının olduğu yerde umut vardır." demişti zamanında ama sizi öngörememişti kanımca. Şimdi Hagi'miz geldi. Hagi menşeyli ayrı bir yazı yazmam lazım ama Fenerbahçe maçından sonra yazacam. Eğer bildiğimiz Hagi'ye bu Hagi sahada yürüyen at görünümlü eşşekleri oynatmaz! Eğer 16 ve 76 numara sahada olur da bildiğimizden iyi oynarlarsa onlara yazıklar olsun!

19 Ekim 2010 Salı

Bir Devrimin Sonu


 Sportif Direktör Hakan Şükür

Bir devrimin sonu

Yönetmen : Adnan Polat

23 Ağustos 2010 Pazartesi

Koy Hakem'e Koy, Yönetim'e Koy. Koooy Hepsi Göt Olsun!



Eleştiri içeren ve çok karamsar bir yazı olacak. Bu mağlubiyetin suçunu hakeme bulmayacam ama bu angut kuşu hakkında 1-2 şey yazmak gerektiğini düşünüyorum. Ne iş yapar özel hayatında, nasıl bir insandır bilmem ama hakemliği 5 para etmez! Maç sonrası Volkan Şen gülerek "sağolsun hoca kırmızı vermedi." diyebiliyorsa ve hakemi zerre takmadığını belli edebiliyorsa zaten bu adamın hakemliğine diyecek bir şey yok. Baros omuz atıyor, dön at delikanlıysan. At ki ben de sana helal olsun ulan, ezdirmiyorsun kendini diyebileyim! Volkan'ın ilk sarı kartını tartışırım, aynılarını vermedi ama 2. sarı kartı vermemek haysiyetsizliktir. Orda o hareketi sarı kartı olmayan biri yapsaydı yapıştırırdı sarıyı suratına Abdullah aynı Elano'ya yaptığı gibi. 70. dakikada Ayhan'ı atman gerekiyordu atamadın, sana omuz atan ve saygınlığını -var mıydı ki- sıfıra indiren Baros'u da atamadın, sürekli itiraz eden ve oyunu yavaşlatan Ivankov'u da atamadın. Ulan adama sormazlar mı seni sahaya niye koydular o zaman? Kartları da bi tarafına sokaydın da kimse kart görmeseydi bu gece! Eğer bu hakem ASY'ye gelip Galatasaraylı oyuncuları ezebiliyorsa kusura bakmasın ama bi siktirsin gitsin Adnan Polat!


Mehmet Helvacı maç sonu taraftarın protestosunda haksız olduğunu söylemiş. Özellikle Adnan Sezgin'e kızılmaması gerektiğini söylemiş. Bu adamlar bizimle resmen kafa buluyor! Ulan Haldun Üstünel'in yetkilerini alıp bu adama vermediniz mi? Şu ana kadar yapılan transferlerin yetersizliğini görmüyor musunuz? E kime kızalım, bakkal Ahmet Amca'ya mı? Sıfata bak ya, otur sabaha kadar şu surata bakıp söv işte!


Fotoğrafa iyi bakın. Hüseyin Çimşir denen hacı kılıklı Kewell'la tartışıyor, Sercan ayırıyor. Ordan geçen bu takımın en adam gibi adamlarından Hakan Balta ne yapıyor? İZLİYOR! Sen orda biriyle kapışsan ilk gelecek adamlar Kewell ve Baros olur ulan! Ama sen böyle gördün ağabeylerinden, kaptanlarından de mi Hakan? Hazır "imparator" lafları da geçerken yerlilerle kötü olmamak lazım, yoksa nah görürsün formayı de mi? Yazık ulan yazık şu güzel adamlara yazık, kaç kurtar kendini Kewell ne işin var bu haysiyetsizlerin arasında.


Büyük kaptan Arda Turan! Yine küstü bugün büyük kaptan, yeni Metin Oktay (!). Sol taraf kendisi yerine Kewell'a verildi, o meşhur kıçı dayama hareketini bile yapmadı bütün maç. Barış'la, Ali Turan'la al gülüm ver gülüm oynadılar sağ kanatta. Kornerleri, frikikleri, ortaları her boku kaleye doğru kullanmayı öğrenmiş bu aralar sürekli bu maharetini gösteriyor bize sağolsun. Rıdvan'ın, Hakan Şükür'ün gazını almış dalgasına bakıyor sahada. Devam et Arda, buralar senin zaten buranın ağası sensin. 36 yaşına kadar oynarsın sonra biri "git" der, çıkar ağlarsın "vefasızlar" falan filan! Biz bu filmi daha önce gördük de mi?

Rijkaard sana bu kadar sahip çıkarken devam et böyle yapmaya ki "manevi baban F.T" gelsin de döve döve oynatsın sizi, ondan anlarsınız siz!


Servet Çetin. Geçen senenin ortasından beri konuşuyor ve hala 11'in bankosu. Konuştuğu kadar iş yapsaydı keşke. Bugün ilk golü dikkatle izleyin ve söyleyin bana Servet ne yapıyor orda? Sen hala bu takımdaysan Servet, bu yönetimin basiretsizliği ve acizliğindendir. Ama unutma bu taraftar seni unutalı çok oldu, seni sahada görünce tüylerim diken diken oluyor. Nerde o forması çamurdan görünmeyene kadar savaşan Servet?

Ali Turan diye bir adam var sağ bekte, resmini bile eklemiyorum görmek istemezsiniz zaten. Arkası dönük oyuncuya orta sahada, taç çizgisinin orda neden faul yapar bir insan? Beyni yoktur da ondan! Uzatmaya gerek yok, Horto siktir git demişti az demiş!

Mustafa Sarp diye bir adam var, 90 dakikada 5-6 defa gözüküyor adam resmen. 48-70 arası nerdeydi çok merak ediyorum! Ayhan bile götünü yırtarken bu adamın bu kadar kaçak oynaması beni deli ediyor. Alex kadar mücadele ediyor, ama Alex'in 26'da 1'i kadar yetenekli. 18 takımın ancak 8'inde 11'de oynar ve Galatasaray'da 11.


Ve tüm bu yazının yazılma amacı. Allah tez zamanda ikinizden kurtarsın bizi. Aslında A.S'ye bir şey dememek lazım. Sonuçta malzeme bu diyor adam, ben zamanında şikeyle suçlanmış, Aziz Yıldırım'la Fenerbahçe yararına şike yapmak üzere anlaştığıma dair iddialar olan bir adamım. Bir boktan anlamam, en iyi transferim İnamoto'dur. Paramı verirsen ekime kadar, vermezsen s.kime kadar Galatasaraylıyım! Beni işe alır mısın Adnan Polat?

E bu adamı sen maaşla işe alıp, milyon eurolarını bu adama emanet edersen bu adama ben sövsem boşa gider!  Bu takımın önce Adnan Polat'tan kurtulması lazım. Keşke gönlümüzde bu takımın genç yöneticisi, Galatasaray sevdalısı Adnan Polat olarak kalsaydın be başkan! Galatasaray'ı bana sevdiren adamlardan biriydin, şimdi sayende takımımı izlemek istemiyorum ve çok kişi var benim gibi. Burası Galatasaray Spor Kulübü. Burası Polat Holding değil, biz bu armaya aşığız senin gül cemaline değil! İstersen Riva'yı 1 milyar dolara sat sevmeyecem seni Adnan Polat! Sana haysiyetsiz diyemiyorum bulunduğun konumdan dolayı, yani saygım sana değil makamına. O koltuktan kalkarsan ne olduğunu herkes bağıra çağıra suratına söyleyecek!

İster 0 çek, ister sabah akşam yenil Fenerbahçe'ye, istersen küme düş. Bizi ne kadar üzersen, o kadar aşık oluyoruz sana GALATASARAY!!! Bugün sahada mücadele eden, her şeyini sahaya vermeye çalışan oyunculara ve saha kenarındaki muhteşem teknik ekibe çok teşekkür ediyorum. Her şeyim değilsin ama çok şeyimsin be Galatasaray!

2 Ağustos 2010 Pazartesi

Galatasaray Gelenekleri ve Adnan Polat!


Galatasaray'da başkan olmak kolay değildir. Gelenekleri olan köklü bir klüptür Galatasaray. Mekteb-i Sultani'de atılmıştır temeli ne de olsa...

Sonradan milyonlara mal olmuş bir klüp haline gelse de gelenekler hala aynen devam etmektedir. Neticede 600 yıllık kuruluş değil ki bu, 105 yıllık mazisi var sadece. 3 bilemedin 4 kuşak demek bu! Öyle geleneklerin değişmesi için yeterli bir süre değil. Dolayısıyla Galatasaray'da rahat rahat başkanlık yapacaksan liseli olacaksın kardeşim. İster beğen ister beğenme bu işler böyle! Olumlu ve olumsuz yanları vardır tabi bu durumun. Nitekim bir adam futboldan çok iyi anladığı halde liseli olmadığı için başkan olamıyor, olsa bile rahat hareket edemiyor.  Bu bir handikap. Fakat diğer taraftan da liseli bir adam klübü kendi çıkarları için kullanmaz. Mekteb-i Sultani geleneklerinden gelmiştir çünkü. Kendine isim yapmak için veya açık konuşmak gerekirse 'çalmak' için gelmez klübün başına. Şimdi kasetleri geriye saralım ve 1996-2001 yılları arasına dönelim...

Galatasaray'ın en başarılı döneminde kimdi başkan: Faruk Süren! Birçok kişinin hayal bile edemediği başarıları yakaladı takım onun döneminde. Doğru transfer hamleleri, teknik ekip-kadro istikrarı ve güven neticesinde sportif başarı tavan yaptı, eyvallah. Peki ne oldu sonra? Takım tarihindeki en büyük krizin içine girdi? Be kardeşim nereye gitti bunca gelir, bunca para? Jardel'in transferindeki milyon dolarlar nereye gitti? Serkan Aykut, Bülent Akın gibi isimlerde ne kadar para döndü, ne kadar para yendi? Bazılarının efsane dediği başkan Faruk Süren döneminde kaybolan bu paraların hesabını kimse hala vermedi! Turgay Şeren iki yıl boyunca yazdı "bu paraların hesabını verin" diye ve ondan başka kimse bu işin peşinden bu kadar koşmadı. Turgay Şeren'i tanıyanlar bilir, Galatasaray'a en bağlı ve dürüst insanlardan biridir. Fakat yeni yetme züppeler onu ancak "yok artık ebenin .mı" sözüyle tanırlar akıllarınca dalga geçerler. İşte o efsane adam iki sene sürekli yazdı hesabını verin diye; ama sallayan olmadı, unutuldu gitti. Paralar ne oldu, kim yedi bilemem. Bildiğim şey hiçbir liseli başkanın döneminde böylesine bir rezaletin yaşanmadığıdır. Hatırlatmakta fayda var Faruk Süren de liseli değil!

Şimdi kardeşim liselilere önyargı olarak böyle tepki göstermek doğru mu? "Klüp sizin mi ulan" minvalinde tepkiler ne derece doğru? Tamam liseli olmayıp klübe hizmet edecek, futboldan anlayan adamlar var tabi ki. Ama öbür yandan klübe hizmet edecek futboldan anlayan liseliler de var, üstelik onlardan ihanet eden de çıkmadı bugüne kadar.

Gelelim Özhan Canaydın'a. Rahmetli başkan klübün en kötü döneminde geldi takımın başına. E bu adam iyi adam tamam, ama ekonomiden anlamaz. Düzeltemedi bir türlü vaziyeti. Altı senede hiçbir katkı sağlayamadı klüp mali yapısına. Ama asla çalmadı, sportif olarak oldukça geriye gitsek de boynumuzu hiç bükmedik! Unutmayalım! Sonra ne oldu peki? Sene 2008 olunca klübü Adnan Polat'ın kucağına attı liseliler. Bu adam ekonomiden anlar diye düşündüler. Doğru Adnan Polat ekonomiden iyi anlar. Allah'ı var ekonomiyi çok düzeltti. Yeni stad, Riva, Store'ların düzenlenmesi derken, transferlerden bile para kazanmaya başladı klüp.  Aldığım duyumlara göre Adnan Polat'ın babasının bu başkanlık işine şiddetle karşı çıktığını biliyorum. Ama Polat'ın Galatasaray sevgisi ağır bastı ve başkanlığa geldi. Ancak ne yazık ki ekonomide yakaladığı başarıyı sportif anlamda yakalayamadı. Hal böyle olunca kural devreye girecek: Liseli değilsen kalamazsın! Eğer Faruk Süren gibi başarılı olabilseydi onun verdiği güvenceyle kuvvetlenir başkanlığa devam edebilirdi; ama olmadı. Yanından bile geçemedi başarıların ve misyonunu tamamladı. Bir dahaki kongreyi kazanma ihtimali yok artık! Sportif başarıyı yakalayamadığı gibi etrafındaki komisyoncuları da uzaklaştıramadı klüpten. Dediğim gibi liselilerin gelenekleri ve Galatasaray sevgileri önemlidir. Galatasaray'ı kendi çıkarları için kullananları sevmezler. Polat da bu çıkarcıları etrafından uzaklaştıramadığı için, arkasına sığınacağı bir başarısı da olmadığı için çekilmeye mahkümdür.

Biz de Adnan Polat'ı, klübü büyük maddi sıkıntıdan kurtaracak başkan olarak hatırlayacağız. Gönül isterdi ki sportif başarıları da olsun, efsane olsun; çünkü öyle bir kahramandı başkanlıktan önce. Başkan olarak da kahraman olsaydı keşke. Ama olmadı, artık olamaz da! Klübün başarılı günlerine dönebilmesi için liselilerin de desteğini alan bir başkanla yola devam edilmelidir artık. Neticede biz Türk olmayan takımları yenmek için kurulmuş bir klübüz, saçma sapan takımları acaba eleyebilecek miyiz diye düşünmek için kurulan bir klüp değiliz!

İşte sağdan soldan duyduklarım, okuduklarım ve yorumladıklarım sonucunda bu tespitler çıktı ortaya. Katılıp katılmamak mesele değil; önemli olan Galatasaray'ın başarısı için ne gerekir. Bu yöntem doğru mudur? Değilse neden değildir ve yerine ne yapılmalıdır?

8 Haziran 2010 Salı

Haldun Bize Petrov'u Getir!

Manchester City Martin Petrov,Benjani ve Silvinho'yu serbest bıraktı.Bizim yönetimler yabancı sayısı 6+2+2 olmuşken,memlekette de adam gibi sol bek yokken gidip şu Silvinho'yu alıp oyuncu-antrenör yapalım rotasyonda işe yarar demeyi akıl etmezler kesin ama belki Martin Petrov'un serbest olması dikkatlerini çeker.2006'da Gerets çok istemişti Petrov'u ama pahalı gelmişti o zaman,10 milyon euro istiyordu Atletico Madrid.Bu sene devre arasında da Fenerbahçe'yle adı anıldı ama devre arasında gelen yıldızdan hayır gelmez düşüncesiyle almadı heralde Aziz başkan.

Martin Petrov büyük topçudur,sol açıkta fırtına gibi eser.Arda'nın ortada oynatılması açısından da iyi olur bu transfer Elano satılır yerine önlibero alınır.Kanat rotasyonunda Stoch-Keita-Petrov-Arda.Muhteşem kere muhteşem.Ha sadece Galatasaray için değil ülkemizdeki her takım için muhteşem transferdir Petrov.Birinden biri alsa da şu adamı canlı canlı izlesek.Fakat bonservisi elinde olduğu için en yakın takım Galatasaray şu an çünkü Aziz başkan ve Yıldırım başkan yüksek bonservisler ödemeyi severler.

Haldun Abi bize Petrov'u getir :)

16 Nisan 2010 Cuma

Sikildiniz mi?


Tam da Fenerbahçe maçının öncesinde Yıldırım Demirören'e saçma sapan bir nedenle on beş gün hak mahrumiyeti verilmesi garip değil mi?

Diyorlar ki Mahmut Özgener'e SMS çekmiş Demirören. Mesaj bu: "Baskan herhalde sizin ekibe kufr etmrk lazmmiski hakemler ftbolla hentbolu karstrmasnlar ve bn l kizil oldugu surece bndan sonra karsndayim saygilar". Şimdi diyorlar ki "bn" sözcüğü "ben" anlamında değil "ibne" anlamında kullanılmıştır. Hayatımda bu kadar gerizekalıca bir şey duymadım. Ülen hadi diyelim ki "ibne" demiş. Bunun cezası sadece 15 gün mü???

Başlık yanlış anlaşılmasın, benim canım sıkıldı bu duruma da size de sorayım dedim. Konuyla alakalı olsun diye SMS diliyle yazdım başlığı sadece mesele bu, yoksa ne ima edicem canım...

28 Mart 2010 Pazar

Kazanan Galatasaray!


Daha önceki seçim yazımızda rengimizi belirtmiştik ve kazandık diyebiliriz gönül rahatlığıyla.Sadece biz Adnan Polat'ı destekleyenler sevinmesin bu sonuca tüm Galatasaraylılar sevinsin.Zira Adnan Öztürk adaylığını açıkladığı günden beri hiçbir proje sunmadı bize.Hatta bugün gazetenin birinde seçildiği takdirde Hagi'yi takımın başına,yanına da eski futbolcularımızdan birini getireceğini okudum.Asparagas haber olabilir ama bunun yazılabilmesi bile Adnan Öztürk'ün suçudur çünkü hiçbir şey söylemediği için kolaylıkla ağzından yazılar yazılabiliyor.

*Seçimi sandık sandık takip ettim ve tahmin ettiğim gibi eski futbolcularımızın (Hakanlar,Hasan vs.) oy kullandığı sandıkta Adnan Öztürk öndeydi doğal olarak!Hakan Şükür açık açık söylemişti oyunu kime vermeyeceğini ama diğerlerinin de oyunu kime verdiği belli oldu bence.

*Adnan Öztürk'e sadece liseli olduğu için oy veren insanlar olduğunu düşünüyorum ve bu gerçekten insanın kulübünden soğuması için bir sebep.Şu devirde bu kadar büyük bir futbol kulübünde "liseli-alaylı" tartışması olması ne kadar komik!

*Tardini Büfe güzel bir yazı yazmış seçimle ilgili ve altına gelen yorumlarda ilginç.Okunmalı diye düşünüyorum.

*700 fark atıldı ama yine de ihtarı iyi anlayıp ona göre davranmak lazım.Adnan Başkan teşekkür konuşmasında bunu anladığını belirtmiş ama unutmamak lazım ki başarı gelmedikçe ihtarı istediğin kadar iyi anla başına gelecekleri engelleyemezsin!Sadece futbolda değil her branşta rakiplerimizin gerisindeyiz.

*Bugün dileğimiz gerçekleşti artık sabırsızlıkla yarını bekliyoruz.Adnan Polat önceden belirttiği gibi derbiye başkan çıkacak ve umuyoruz yarın hem galibiyeti hem başkanlığını kutlarız!

25 Mart 2010 Perşembe

Adam Gibi Adam!!

Spor camiasından bir kayıba uzun süredir böylesine üzüldüğümü hatırlamıyorum. Birçok Galatasaraylı gibi başkanlığı çok hoşuma gitmezdi ama her zaman kulüp başkanı olarak adını alnım ak söyledim. Belki başarılı değildi; ama dürüstlüğüyle, duruşuyla, felsefesiyle o mevkiye çok yakışıyordu. Süleyman Seba'yla birlikte taraflı tarafsız tüm sporseverlerin kalbinde taht kurmuş başka bir başkan görmedim ben..

Ve hak ettiği gibi uğurlandı Özhan Başkan.. Galatasaraylı futbolcular bir yana, Beşiktaşlı futbolcuların da saygı duruşuyla, Fenerbahçe kulübünün bayrakları yarıya indirmesiyle uğurlandı Özhan Başkan. En önemlisi benim gibi bir odunu bile duygulandıran, Manisaspor maçında 20000 Fenerbahçeli'nin gerçekten yürekten geldiğini hissettiren alkışlarıyla uğurlandı Özhan Başkan!!!

Özhan Canaydın belirlediği yüksek hedeflere ulaşamadı belki ama çok iş yaptı, çok şey öğretti futbolseverlere. Ezeli rakibi tebrik edebilme erdemini öğretti; çok yakın arkadaşını kulübe yakışmayan yazılar yazmayı alışkanlık haline getirdi diye kongre üyeliğinden çıkartabilmeyi(hıncal uluç), ama dışarıda arkadaşlığını devam ettirebilme erdemini öğretti..

Geride çok büyük bir boşluk bıraktı Özhan Başkan.. Onun temizliğini, onun adamlığını, onun kararlılığını gösterecek bir veliaht bırakmadan aramızdan ayrıldı. Her zaman iyi anılarla hatırlayacağız kendisini..

Mekanın cennet olsun Özhan Başkan..

26 Şubat 2010 Cuma

Rijkaard Türkleşmiştir!


Dün gece Galatasaray-Atletico Madrid maçı öncesi çok umutluydum.Savunma yaparak maçı alamayacağımızın farkında olduğum için bir son dakika golüyle tur istiyordum.Olmadı,bi şekilde olamadı ama asıl mesele o değil bence.

Frank Rijkaard geldiğinde bizim topçuları kendine benzetecek,kendi felsefesini yerleştirecek diye seviniyordum.Hatta Sabri'deki mental gelişmeyi görünce umudum kat be kat artmıştı.Ama dün gece farkettim ki o bizi kendine benzeteceğine gittikçe bize benziyor!Tamam hakem maç içinde takdir haklarını rakip lehine kullanmış,maçı koparacağın yerde penaltını vermeyerek hakkını yemiş ama sen Frank Rijkaard'sın.Sen de bunları yaparsan oyuncuları kim sakinleştirecek!Ne farkın kaldı Fatih Terim'den?Caner Erkin ilk sarı kartı görmüş uyarsana kenardan,çeksene kulağını.Maç sonrası açıklamalar daha da bize benziyor.Hakem maçı katletmiş,hakem turu rakibe vermiş.Yalan kardeşim.Ben de izledim maçı.Hakem artniyetli olsa Uğur'u atardı,Servet'i Agüero'ya attığı tekme sonrası atardı.Reyes'in penaltısını verirdi.Evet evet Reyes'e yapılan hareket penaltı,ama Flores hariç kimse söylemedi bunu!Caner'in penaltısından önce Reyes'in penaltısı var,onu verse hakem ne diyebilirsin?

Ve Adnan Polat.Öyle saçma açıklamalar yapıyor ki bazen yaptığı bütün iyi işleri siliyor.Dün hakemin turu kendilerinden alıp rakibe verdiğini söyledi.Caner'in penaltısı verilseydi Reyes'e yapılan penaltıyı konuşacak mıydı Polat?Bugün açıklamış FIFA ve UEFA'ya şikayet edecekmiş hakemleri,hakkını arayacakmış!TFF ile kavgalı olmak yetmedi,bir de FIFA ve UEFA'yı alacaz karşımıza!Zaten geçen sene saçma sapan hakem diyerek erkenden havlu attınız şampiyonluğa,bu sene de Avrupadaki hakemlerle uğraşıp 3 kulvarda kupa hayalini koca bir sıfır(0) ile bitireceksiniz yine.Seneye dünya çapında hangi yıldızları getireceksiniz Sn.Polat???


11 Kasım 2009 Çarşamba

Vasıfsız İş Başında!




Hikmet Karaman'ı hoca olarak çok beğenmem ama Türk Futbolu'nda iyi kötü bi yeri vardır. Ahmet Gökçek denen vasıfsız Hikmet Hoca'yı bezdirmeye çalışıyor,umarım başarılı olamaz. Ankaraspor'un kanını emerken Röber'i alıp devam ederler sanıyordum ama en çok gereken ismi almayıp geri kalan herkesi almayı tercih ettiler. Şimdi Türbülent'le görüşüyorlarmış,tencere-kapak olurlar,yakışır... Umarım Hikmet Hoca giderken iyice kanını emer Ankaragücü'nün ve Gökçeklerin!

31 Ekim 2009 Cumartesi

Taraftarız Biz Çekeriz Cefa, Aziz Başkan Bizi Bırakma

''Rakibimiz karşısında elde ettiğimiz zaferimizi gölgelemek için sürekli olarak konuşanları, yan yollara saparak 10 yıldır değişmeyen gerçeği hafızalardan çıkarma gayretinde olanları tebessümle izliyorum...''

Aziz Yıldırım klasik tahrik edici açıklamalarından birini yapmamış,şaşırdım. Aziz Yıldırım haklı,gerçekten uzun süredir Galatasaray'a karşı oynadıkları maçlarda üstün olan taraflar. Fakat bu maçların çoğunda Galatasaray'ın iyi oynadığını gözden kaçırmamak lazım! Psikolojik ya da başka etkenler olabilir ama Galatasaray'ın Kadıköy'de Fenerbahçe'yi bundan sonra da yenmesi zordur,yense de bunu sürekli hale getirmesi imkansıza yakındır!

Aziz Bey Galatasaray'ı yenince böbürlenmeyi biliyor,hakkıdır da. Fakat mağlubiyetlerde veya kazanamadığı şampiyonluklarda da takdir etmeyi bilmeli. Tebrik etmeyebilir,kimse o kadar centilmen olmak zorunda değil ama kazanınca bilek gücü kaybedince dış mihrakların işi demek 104 yıllık dev bir kulübün başkanına yakışmıyor! Yaptığı istifa şovlar,GFB'nin itirafıyla öğrendiğimiz parayla istifadan vazgeçirme yürüyüşleri düzenlemeler,etrafa tehditler savurmalar vs... Aziz Bey keşke galibiyetlerde olduğu kadar mağlubiyetlerde de sağduyusunu,centilmenliğini,efendiliğini korusa...


3 sene üst üste şampiyonluk sözü verirken neye güvendi bilmiyorum ama gerçekleştiremezse yine istifa edecek mi acaba Aziz Yıldırım?

Herkesin Başbakanı


Başbakan Fenerium'u ziyaret etmiş,galibiyeti kutlamak için heralde. 2.resmin büyük halinde Aziz Yıldırım komik çıkmış. Kiğılı'dan hiç alışveriş yapmadım,yapmam... Zamanında Mesut Yılmaz'a "Sandıkta Görüşürüz Mesut Bey" pankartı açılmıştı,umarım Galatasaraylılar da sandıkta görüşürler. Başbakan hep herkesin başbakanıyım diyordu de mi???

23 Eylül 2009 Çarşamba

Beklenen 15 Dakika

Arda Turan Aziz Yıldırım'la karşılaşmış,gazeteciler de fırsatı kaçırmamış :) Yıldırım'ın "Arda'yla 15 dk. konuşayım,ikna ederim." lafının üzerine bu tesadüf olunca Arda'ya da durumdan geyik çıkarmak kalmış;
-Korkmayın,Fenerbahçeli olmadım...

14 Temmuz 2009 Salı

Arena Özel'de Müthiş Zirve!


14 Temmuz Salı gecesi saat 23.30'da Arena Özel'de Adnan Polat,Aziz Yıldırım ve Sadri Şener buluşuyor.Uğur Dündar bu grubu yönetmeye çalışacak.5 kanalın (star,cnntürk,d spor,euro futbol,futbol smart) canlı yayınlayacağı tartışmada eski adıyla UEFA Kupası yeni adıyla Avrupa Ligi'nde mücadele verecek ekiplerimizin başkanları bulunacak.En çok merak ettiğim şey Aziz Yıldırım,Adnan Polat'tan bu gece de Arda Turan'ı isteyecek mi?İsterse ne alacak?
Related Posts with Thumbnails