Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...
formula 1 etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
formula 1 etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

28 Ağustos 2011 Pazar

Spa'da Atak Manyağı Olmak!


Schumi, 20. yılında neden bu sporun en iyisi olduğunu kanıtlarken Spa'da, Button da temiz sürüşü ve güzel atakları ile heyecan dolu bir yarış yaşattı bizlere.. Vettel, artık büyük ölçüde şampiyon diyebileceğimiz yarışı gerisinden gelenlere hareket çekerek bitirdi gibi :) Ne geri dönüşler gördük, ne geçişler gördük bu hafta..

Schumi'nin 24. lükten 5. liğe kadar yükselişi mest ederken, bir taraftan da Vettel'in yarışı kazanmasını da aslında bir parça mutlu etti beni.

Son yarışların en iyi performans gösteren pilotu olan Alonso, Button'a direnemezken muhtemelen anlamıştır ki Vettel'i bu sene sonunda alt etmek gerçekten güç. Boş konuşmanın yeri ve gereği yok bence de, nitekim aynı şeyler Weber ve Hamilton içinde geçerli. Sonuç olarak yok artık eskisi gibi dominant değil demek, yok sıralamalarda üstünlüğü olmasa bi bok olmaz gibisinden konuşmak bi işe yaramıyor anlaşılan.

Bence 2012 çalışmalarına başlamanın vakti gelmiştir herkes için. Uzun düzlükleri olan bu pistte bile, daha çetrefilli pistlerde performansı daha iyi olan arabayla böylesine rahat yarış kazanan Vettel ve Redbull bu seneyi bitirdi gibi görünüyor, onlara hayırlı olsun diyelim ve önümüzdeki seneye bakalım artık.

Yarışta Mercedes pilotlarını yarıştırmak istedi sonlara doğru, ancak bir iik tur sonra Nico Rosberg'e yapılan benzin uyarısı iyi olmadı. Bir de o yarışı izlemek vardı 3-5 tur.

Bir de acaba Weber, Vettel'e iyice yaklaşsaydı Redbull takımının tavrı ne olurdu? Gerçekten bu sorunun cevabını bilmek kolay değil, ki Serhan Acar bu soruya birmilyonluk soru dedi, ama öyle bir yarışı izlemek de güzel olurdu heralde. Bir de geçen sene İstanbul Park'ta gerçekleşen Vettel Weber kazası akıllara gelince acaba bu sefer arkadan gelen Weber intikam soğuk yenen bir yemektir edasıyla Vettel'i biçer miydi :D

DRS, çok konuşuluyor çok tartışılıyordu. Tamam geçişler bizi memnun ediyor ama acaba bu kadar kolay mı olmalı bu geçişler? DRS nin olmadığı yıllarda öyle geçişler kazınmış ki zihnimize insan şu DRS olmasaydı da görseydik koyunun akını karasını da dedirtmiyor değil hani.

Lastik konusuna gelince çabuk aşınma, fazla ısınma derken yarış başladı bitti ve sonuç yine Vettel birinci oldu, ama bence yarışın adamı Schumi oldu.

Efsane Schumi, 20. yılını kutlayan sevenlerine böyle bir yarışla teşekkür ederken, kim ne derse desin 2012 de de yarışacağını söyledi. Şahsen çok mutlu oldum. Sevmeyenlerine de aslında bir gözdağı oldu bence bu. Ancak burda büyük iş Mercedes'e düşüyor, Rekabetçi bir araba ile Schumi'nin neler yapabileceğini herhalde daha iyi anlamışlardır artık.

Weber starttaki yer kayıplarını yarış içinde yine güzel bir şekilde telafi etti, bi ara çok hızlıydı takır takır geçiyordu milleti. Ama o da bi yere yaklaşabildi takım arkadaşı Vettel'e.. Ama bu yarıştan 2. lik de çıkarmak iyi bir işti Weber için. Redbull'un bu dublesi diğer takımlara tokat gibi gelmiştir herhalde.

Ve günün diğer bir yıldızı Button'a gelirsek eğer. Bu adam iyi sürüyor aga :) Bir ara pistin en hızlısıydı.. Lastiğindeki kabarcıklanma sorununa rağmen iyi bir çıkış gösterdi yarış içinde. Ve Alonso'yu podyumdan etti.Bir de yağmur yağsaydı heralde podyumun tepesinde görebilirdik Jenson'u :)

Yağmur demişken Spa'nın neredeyse klasiklerindendir yağmur. Bugün yağmadı ama yağsaydı elbet daha keyifli olabilirdi. Ancak bu yağmursuz gün bile yeterince keyifliydi bence. Bu haftalık yarış yazısında benden bu kadar, umarım düşüncelerimizn kesiştiği noktalar çoktur... :)




26 Ağustos 2011 Cuma

Elif'ten Güzel bi Haber...


Güzel bi haberle uyandım bu sabaha, kesin olmasa da tükenmekte olan umutlarımızı yeşerten bi haber aldık Elif'ten... Texas ve İspanya durumlarından ötürü belki de F1 takvimine yeniden gireceğiz. Teşekkürler Elif, Teşekkürler erbo, sizin uğraştığınız kadar uğraşan, sizin istediğiniz kadar isteyen bir üst kurumumuz olsaydı(siyasi, stk vs..) herhalde hiç bu kadar üzülmezdik... Emeğinize sağlık!!!
Foto içinde kusura bakmazlar umarım, bulana kadar canım çıktı... :)

25 Ağustos 2011 Perşembe

Spa'da ne olmuş, ne olacak?


Verilen ara bitti, heyecan yeniden başlıyor. Spa'ya geldik, hava tahminleri yine heyecanlı bir yarış olabileceğini gösteriyor. Ayrıca bu ara sürecinin takımlara, pilotlara, diğer bütün ekip çalışanlarına nasıl geldiğini göreceğiz bu hafta sonu. 50 yıldır pole den kalkan araçların sadece yüzde 35 i kazanmış bu yarışı. Schumi için ayrı bir yeri var bu pistin. Adam burda çok rahat, keşke kazansa demek isterdim , ama bu sezon da ne yazık ki üzücü sonuçlar alıyor. Ancak ben düzgün bir otomobille çok daha iyi sonuçlar elde edebileceğini düşünenlerdenim halen.  Ama Schumi için hayırlısı heralde önümüzdeki sezonlara bakmak olacak.

Nedense bu yazıda biraz nostalji takılıyorum ama söylemeden geçemeyecem, bu pistteki son 10 yılın en başarılı pilotu da bugün F1 ailesinin bir üyesi değil. Kimi Raikonen!!! Bence özledik onu, en azından ben özledim. Hey gidi günler heyy, bu kadar çılgın pilot varken pist Spa olunca nedense hep eskileri konuşasım geliyor. Gönlümden geçende Eskilerin yarış sonrası da kendilerini konuşturtmasıdır ayrıca, ama işin aslını en azından sıralamalardan sonra anlarız.
Son 10 yılın Spa'daki en başarılı iki pilotu...( RAI, SCHUMI) Özledik be aga !!!


Vettel ne yapacak? Bu iğrenç baskıyı göğsünde yumuşatıp voleyi çakacak mı?
Alonso ne yapacak? Her geçen gün daha iyi olan otomobili ile  bu farkı kapatabilecek mi?
Weber, Massa, Hamilton ve diğerleri... Cumartesi gününü bekliyoruz heyecanla...

23 Ağustos 2011 Salı

Bernie, Petra'yı Evlendiriyor!!!


 Bernie 22 yaşındaki kızı Petra'yı (sarı saçlı olan Petra, ötekine de ben talibim zaten diğer kızı Tamara) inanılmaz bir düğünle evlendirecek bu vakitlerde. Ama o düğünse hani bizim burdakiler ne o belli değil anasını satayım :) Zaten geçenlerde kızına ABD'nin en pahalı evini alan Bernie (ki bu ev 150 milyon dolardı), şimdi de düğün için hiç bi masraftan kaçınmıyor..

Daha önce Tom Cruise ile Katie Holmes'in evlendiği şatoyu seçen Bernie, düğün için Rihanna ve Eric Clapton'u bağlamış, sıra Black Eyed Peas'in solisti Fergie de imiş... Düğün için 2 milyon sterlin harcıyormuş Bernie, eh küçük kızı evleniyor kolay değil..


Ha birde düğün üç gün üç gece sürecekmiş, ne diyelim artık onlar ersin muradına biz çıkalım kerevetine...


Bernie'nin Petra'ya aldığı evden bir kaç foto...


100 den fazla oda sayısını bilen yok gibi pek, en azından evin eski sahibi bilmiyor..




Golf sahası, sineması, 47 banyosu, sinema salonu ve 100 araçlık otoparkı ile Petra bacımızın yeni evi...:D

31 Temmuz 2011 Pazar

Button ve Hungaoring !!!


Button, yağmur ve Hungaoring üçlüsünü her yerde görüyorum şimdi. Herkes aynı şeyi yazmış ama yazılmayacak gibi değil yani. İlk yarışını yağmur altında Hungaoring de kazanan Button, bugün 200. gpsini yine Hungaoring de ve yine yağmur altında kazandı. Yağmur denilince zaten herkesin aklına gelen bi isim oldu artık Button. Güzel havalardaki yumuşak stili yağmurlu havalarda daha çok konuşula şampiyon bugün yine çok konuşulacak bir birinciliği elde etti. Bugün için herkesin artık kabul ettiği birşey var. Bu adam yağmurlu havalarda lastiklerini en iyi kullanan adam. Dolayısıyla bu düzgün pilotajıyla iyi bir pozisyonda yarışa başlamış Button, yağmurlu hava da kat be kat daha tehlikeli. Ha bir de Macaristan ise adres korkmakta haklı herkes :)

Bugün aslında yarışın önemli noktası Hamiltonun pitten geçme cezası almasıydı. Hamilton, yapılan yanlış lastik seçimine, ekstra pit stop a rağmen yine de podyumun zirvesi için güçlü bir adaydı elbet. Ancak spin sonrası piste dönüşünü tehlikeli bulan komiserler kurulunun verdiği pitten geçme cezası, akbaba gibi arkadan gelen Button'a zaferi getirdi. Nitekim bu iki şampiyon pilot takım arkadaşları olmasına rağmen, birbirleriyle nasıl yarışabilineceğinin en güzel örneklerinden birini sergiledi bize.

Vettel'e gelirsek Erbatur Ergenekon'un bir tahmini var 3 yarış üst üste kazanamazsa şampiyonluğu kaçırır diye. Bugün şans yanındaydı ki bu aracıyla 2. olabildi. Son düzenlemelerden sonra nedense Vettelin otomobili yavaş kaldı diğerlerinin yanında. Zaten baskıya alışık olamayan Vettel diğerlerine göre yavaş kalan bu otomobil ile sezon sonuna kadar Erbo 'nun tahminini doğru çıkaracak gibi görünüyor. Sıkı bir Schumi ci olmama rağmen Vettel'i diğerlerinden çok severim, ama bence halen bir şampiyon gibi kullanamıyor aracını. Otomobil çok hızlıyken erken kopan Vettel, F1'in asıl heyecan verici ve asıl konusu olan yarışmaya mücadeleye gelince bence sınıfta kalıyor. Bakalım sezon sonunda ne olacak artık..

Alonso bugün son 3 haftadır olduğu gibi şampiyonluk için neler yapabileceğini gösterdi. Her ne kadar sıralamalarda Massa'ya ilk defa geçilse de ve startta yer kaybetse de podyumda kalmayı başardı.

Bütün bunların aksine yarışın benim için en güzel kısmı, Schumi nin ilk pitstoplar başladığında yarışı bir tur da olsa lider olarak götürmesiydi. Hep anlatılan o film şeridi hikayesi vuku buldu zihnimde. Hüzün ve saçma bir mutluluğu beraberce hissettiren dakikalar dediğim gibi beni geçmişe götüren dakikalardı. Umuyorum ki bir gün onun yeni zaferlerini de burdan anlatacam...

30 Temmuz 2011 Cumartesi

Ecclestone ve Taslak Takvimi...


Şu günlerde F1 severler olarak Macaristan GP'den çok düşündüğümüz yeni sezonun taslak takvimi olsa gerek. Bernie dün takımlara yollamaya başlamış bu taslak takvimi. Ne yazık ki İstanbul Park bu takvim içinde yer almıyor. Pilotlar olsun, takımlar olsun ve biz seyirciler olsun hepimizi memnun ederken ne oldu da bu pist taslak takvime giremedi diye sorulunca heralde cevap hepimizin aklına geliyordur. "Bernie Ecclestone" tabi ki de... 

Anlaşılan bu yaşlı kurdu maddi açıdan doyuramamışız. Gelinen noktada iki tarafında anlaşmaya gönlünün olmadığını da uzun zamandır izlemekteydik. Bizimkisi bu F1 sevdasını Türkiye'de devam ettirebileceğimizin rüyasıydı sadece. Ama madem artık yeni sezon için dolaşan taslak takvim de adımız geçmiyor, şapkamızı önümüze koyalım şu olayları güzel bir analiz edelim...

İstanbul da ki GP için bu konunun son tahlilde iki tarafı vardı aslında. Biri Bernie diğeri ise hükümet. Bernie bildiğimiz üzere parayı seven bir adam. Bu organizasyonun dünya çapındaki sahibi desek yeridir. 7 yıllık anlaşma için yılda 13.5 milyon dolar alıyordu bizden bu adam. Ancak yeni anlaşma için diğer Avrupa ülkelerinden istenmeyen miktarda yüksek bi fiyat istedi. Burada düz mantıkla düşünmemek gerekiyor bence. En azından ben öyle düşünmüyorum. Bernie'yi biraz da haklı buluyorum yüksek fiyat istemesinde. Neden dersek eğer, bu yaşlı kurt hayatının en kötü anlaşmasını Istanbul Park'ın işletme haklarını aldığı gün yaptığını açıklamıştı ve bu açıklamanın devamında İstanbul Park dünyanın en iyi pistlerinden biri demişti. 2007 yılında yapılan bu anlaşma aslına bakılırsa ne kadar güzel olursa olsun bu pistin zarar eden bir pist olduğunu tüm dünyaya duyurmuştu. Şu durumda diyebiliriz ki reklamın iyisi kötüsü olmaz. Doğrudur. Zarar etsek de bu haber Türkiye için reklam olmuş olabilir ancak bence kötü reklamdır. Zaten pek gelmeyen yabancı F1 hayranlarının aklına bin türlü şey gelmiştir. Asıl önemli olan bu denklemde bütün değişkenlerden büyük bir güç olan Bernie nin düşünceleri her zaman. Az önce de dediğim gibi rahatsız edici şekilde bizden bu kadar istedi onlara şu kadara yarış düzenliyor fikri geziyor. bence sormamız gereken biz ne kadar kazandırıyoruz bu adama o diğerleri ne kadar kazandırıyor sorusudur?? Ne yazık ki tek elden yönetiliyor olmanın zorluklarını biz hissediyoruz bu F1 dünyasında. Keşke düzgün bir karar mekanızması olsa da bizim de içimiz rahat etse. Ama yarış yapmak isteyen ülkeler o kadar fazla olunca iş biraz da çığrından çıkmıyor değil. 

Berni'nin karşılanamayan beklentilerinin arttırdığı ücretler karşılığında hükümetin tavrı da bence hiç doğru olmayan saçma sapan bi tavırdı. Bir kaç soru geliyor aklıma, sizlerle de paylaşayım bunları...
1) Yıllar yılı atılan reklam mavraları mı yalandı anlamadım yoksa reklama ihtiyacımız mı kalmadı?
2) Ülke olarak reklamımızı yapan bu organizasyonun reklamını biz nasıl yaptık, ülke içinde ve ülke dışında?
3) 300 milyonluk bu tesisin istenildiği gibi çalışması için hükümet olarak insanlar teşvik edildi mi?
4) Yine 300 milyonluk bu tesisin bu güzel sporunu insanlara sevdirebilmek için ne yaptık?

7 yıllık yarış tarihinde bu işle ilgilenen TOSFED, İTO ve hükümet idi çoğunlukla. Heralde anlamışlardır ki yarış getirmekle olmuyor bu işler. İşletmeciliği de doğru dürüst yapmak gerekiyor, reklamcılığı da..  Sadece pistin güzelliği insanları oraya neden çeksin ki? Sanki 77 yıllık bi tarihi var bu GP'nin Türkiye'de...

Neyse uzun lafın kısası Hükümet olarak Bernie'nin istediği paraya çok diyerekten zarar etmeye devam edeceğimizi ilettik ve Bernie 2007 de yaptığı hatayı tekrar yapmak istemedi.
Üzülerek söylemekteyim ama şu an bu spor için Bernie herkesten büyüktür. O yüzden aman o takımın başı, aman o pilot, aman şu herif Istanbul GP için bakın neler diyor diyerek kendimizi kandırmayalım. 
Pek ihtimal dahilinde görünmese de belki de taslak takvimdeki  Bahreyn yerine, yerimizi asıl takvimde alırız...
Ama bunu bizden çok hükümet istemeli... onlar isteseydi  bu iş olurdu...

Artık göremeyeceğimiz görüntülerden bazıları...


29 Ağustos 2010 Pazar

Spa'da zaferin adı HAMILTON...


Uzun zamandır izlemediğim kadar heyacanlı, olaylı ve keyifli bi yarış oldu. Starttan finişe kadar her dakikasında acaba ne olur dedirtti. Günün kazananı Hamilton oldu, ancak eminim ki günün en çok konuşulanı Vettel olmuştur.

Start videosundan da görebileceğiniz gibi Weber’in kalkışındaki hatası pahalıya patladı. Hamilton startta birinci sıraya yükseldikten sonra bi kere pistten çıktı. Bariyerlere çarpmaması ve otomobilini çakıl havuzuna gömmemesi yarışını kurtardı. Hızlı ve istikrarlı bir yarış çıkaran Hamilton’un “Kendimden geçtim” açıklaması ile nasıl mutlu olduğunu anladık. Şampiyona da yeniden liderliğe yükselen Hamilton, Weber ile birlikte pilotlar sıralamasında arayı biraz açtı.

SPA’da beklendiği gibi Redbull’lar düzlüklerde yeterince rekabetçi değildi. Bir sonraki yarış Monza’da, o pistte de aynı şekilde düzlüklerin uzun olmasından ötürü Redbull sıkıntı yaşayabilir ancak Monza’dan sonraki yarışlarda rahatlayacaklar.

SPA, her zaman olduğu gibi, heyecan vericiydi, daha ilk turda starttan hemen sonra yağmurun kendini belli etmesi güzel bi yarış olacağının habercisiydi. Burada yapılan yarışların ortalama üçte birinde yağmur enteresan bir güzellik katıyor. Yeni kurallarla beraber neredeyse tekdüzeleşen strateji oyunları, yağmurla beraber bambaşka bir boyuta geçebiliyor. Vettel eğer Button’a tecavüz etmeseydi, yarışın sonucu gerçekten çok farklı olabilirdi. Buton’un bi iki senedir ıslak zeminde gösterdiği muhteşem performans alkışa değer, o yüzden özellikle yarışın sonlarına doğru Buton bu yarışta olmalıydı dedim kendi kendime.

Vettel’e gelirsek, acayip bir adam olduğunu daha önceki yazılarımın birinde belirtmiştim. Ben anlamış değilim bu çocuğu. Yanlış hatırlamıyorsam bugün 3 defa komiserler kurulu tarafından değerlendirilen hareketleri oldu. Button’a tecavüz etti.Pitten geçme cezası aldı. Birinin kanadını kırdı. Kendi lastiği patladı ve belki hatırlayamadığım birkaç olayı daha oldu. Bu yarışın korkulan ve en çok konuşulan adamı olduğu kesin. Ne diyeyim Allah ıslah etsin oğlum seni.. J
İşte bu da tecavüzün videosu...

Yaşayan efsane, SPA’nın en başarılı pilotu, çirkef insan, çok muhterem Schumi’ye gelirsek eğer J… Bu sezonun en başarılı yarışlarından birini çıkardı. Sıralama turlarında ki başarısızlığına bir de Barichello olayı yüzünden aldığı 10 sıralık ceza eklenince 21. sıradan başladı Schumi. Ross Brawn’ın açıklamaları ise stratejiyi hafiften belli ediyordu zaten. 21. sıradan başlayıp 7. bitirdi yarışı ve zaten artık gelecek yıla hazırlandıklarını belirten takımına ve izleyenlere F1 misyonunu henüz tamamlamadığının mesajını verdi. Ve tabi ki bu da beni çok mutlu etti açıkçası.

Alonso’da talihsiz bir gün geçirdi, önce Barichello’nun darbesi, ardından otomobilinin spin atması derken yarış dışı kaldı şampiyon. Kendisi için iyi gitmeyen yarış Ferrariciler içinde kötü bitti bu şekilde.
Massa’ya gelince istikrarlı yarıştı, etliye butluya dokunmadı, öyle olunca da reji pek göstermedi Massa’yı.

Weber için haftasonunun özeti ise şöyleydi, iyi sıralama turları ile pole pozisyonu, kötü startla bayağı gerilere düşme, iyi bir sürüşle yarış ikinciliği.

Kubica'dan bahsetmemek olmaz. Kesinlikle büyük takımların pilotu olsa şampiyon olabilir. Çok iyi yarışıyor bence, şampiyonluk da yakışır, büyük takım da...
Nasıl bir yarış olmuş sa artık podyuma çıkanlar neredeyse en az konuşulanlar, yazılanlar olmuş..

14 Ağustos 2010 Cumartesi

Ayrton Senna #2

Ayrton Senna da Silva.....

21 Mart 1960'ta Sao Paulo'da doğmuş efsane pilot. Babası futbola değil de motorsporlarına yönlendirmiş Senna'yı. Karting ile başlamış Senna da herkes gibi. Senna'nın hırsını ve başarı isteğini pekiştiren yine Sau Paulo'lu ve aynı zamanda Brezilyalı ilk dünya şampiyonu Emerson Fittipaldi olmuş. Babasının Senna'ya katkısı tartışılmaz. Adam şampiyon Fittipaldi'nin karting yaptığı zamanlarda, ona birincilikler kazandırmış motor bakımcısı İspanyol Tche'yi oğluna tutmuş ve başarının kapısını oğluna açmış.

4 yaşında kartinge başlayan şampiyon 13 yaşında ilk yarışına katılmış. 1984 yılında  ne yazık ki ileride sonunu getirecek olan Formula 1 serüvenine başlamış. Ancak öylesine tutkuluymuş ki, sonunun bu otomobilin kokpitinde olacağını biliyor olsaymış bile hiç vazgeçmezmiş. Zaten bu serinin ilk yazısında vermiştim o söylemini. Öleceksem yarışta öleyim sözü Senna denilen her yerde dillendirilmeye başlanmış. Nitekim kendi otomobilinin kokpitinde gözlerini yummuş. Kim bilir belki de mutlu bir şekilde ayrılmıştır aramızdan.

O kötü kazayı başka bir yazımda anlatacağım yine.

Formula 1 kariyerine gelince, kısa sayılabilecek dolu bir kariyere sahip efsane pilot. Çok çılgınca çekişmelere sahne olan yarışları mı dersiniz, centilmenliği mi dersiniz, basın açıklamaları ile yarışlara kattığı felsefi hava mı dersiniz? Hepsi kusursuz gibi. Şimdi aranızdan bana kör ölmüş badem gözlü olmuş diyebilir, ancak çoğu benim diyenin bile yazdıkları, söyledikleri yıllar sonra aynı etkiyi yaratmazken, bu adamın söylenlerini bi araştırın bakın derim o zaman. İnanılmaz gerçekten en az söylendiği zamanda ki gibi etkili...

1984 yılında başladığı formula 1 kariyerinin ilk yarışına kendi seyircisi önünde başlamış. İlk zaferini ise Portekiz'de kazanmış. Kariyeri boyunca 4 takımda yarışmış Senna. McLaren, Williams, Lotus, Toleman takımları.

13 Ağustos 2010 Cuma

Ayrton Senna #1


 "Yarışlarda, rakiplerle mücadele benim kanımdadır benim bir parçamdır. Eğer bir gün, hayatıma mal olacak bir kaza geçirirsem, tek isteğim herşeyin hemen, bir anda olup bitmesidir. Tekerlekli sandelyeye mahkum kalmak istemem ya da hastane köşelerinde yıllarca sürünmek de istemem. Yaşayacaksam her şeyimle, bir bütün olarak yaşamalıyım. Yarım olarak yaşamak beni mahveder, öleceksem yarışta öleyim."

 Nasıl anlatılır ki efsane pilot? Hani izlediğimiz videolar, okuduğumuz açıklamalar bile tüylerimizi ürpertmeye yetiyor. Gelmiş geçmiş en iyi F1 pilotları denildiğinde, Michael Schumacher ile birlikte adı anılan Senna yağmurdaki inanılmaz performansı ile de "RAINMAN" lakabı ile de anılıyor. Bir yazı dizisi niteliğinde yazmayı düşünüyorum Senna'yı. Güzel yarışlarından da, trajik ölümünden de, centilmenliğinden de ve daha birçok  şeyden de bahsedeceğim.

Formula 1 tarihinin en talihsiz kazalarından biriyle hayatı sona eren efsane... Formula 1de kitlesel etkili bir bomba niteliğinde yayılan hüzün dalgaları. Brezilya'da milli yas ayarında geçen kara bulutlu günler ve şimdi akıllara gelince önce bir duraklama, yeniden ürperme ve daha sonra bir Senna vardı zamanında diye başlayan cümleler.

Uzun zamandır bu yazı dizisini başlatmak için çabalıyorum, ancak araştırma yaparken bile insan duygulanıyor. Videolar, resimler araştırıyorum. Bugün bu şekilde kısa bir başlangıç yapayım dedim. Ancak uzun uzadıya bir dizi olacağını düşünüyorum.


Komandoya Selam Olsun...

6 Ağustos 2010 Cuma

Görmeyeli Çok Değişmişsin SCHUMI, Tam Allahsız Olmuşsun!!!


Öncelikle belirtmek isterim ki , gerçek bir Schumacher hayranıyım. Ancak bu hafta sonu karşılaştığım manzara bana bile küfrettirdi. Barichello start düzlüğünde çok iyi gelip Schumi'yi sağından geçmek istedi. 295 km hızla giderken adamı duvar tarafına sıkıştırmak ne arkadaş. nasıl açıklanır ki bu? Hangi yüzsüzlükle çıkıp benim suçum yok diyebildi. Barichello'nun açıklaması ise gerçekten düşündürdü beni. Ölümü hiç bu kadar yakınında hissetmediğini söyledi ancak Schumi aynı saçma açıklamalarını devam ettirdi. Ne zaman ki olayla ilgili ilgisiz herkes Schumi'ye yüklendi, o zaman bir özür açılaması geldi. Keşke en başında kimseden laf işitmeden gelseydi özür.


Olacak şey değil bu adamın yaptığı. Hani bu adam hep böyleydi diyen olabilir, doğru kariyeri böyle çakallıkları ile dolu Schumacher'in. Ama eskiden güçlüydü. Kendisi de arabası da güçlüydü Schumacher'in. O zaman geçilmeye alışık değildi. Hırsının ön planda olduğu apaçık ortadaydı. Ya şimdi ? Hırsından eser yok. Bu hareketinin açıklaması hırs olamaz. Schumi'nin bildiğimiz hırsını bu sene hiç bir yarışta göremedik. Keşke bu saçmalıklarla konuşulacağına bir podyumla konuşulsaydı veya zihnimize o inanılmaz yarışlarından bi tane daha kazısaydı.

Her ne kadar sövsem de seviyorum Schumi'yi. Umarım eski günlerine dönebilir ve umarım bir sporu bıraktıktan sonra geri dönenler gibi kariyerine başarısız bir kaç yıl daha eklemez...

26 Temmuz 2010 Pazartesi

Kazanan da Ferrari Kaybeden de Ferrari…



Alonso damalı bayrağı ilk sırada geçen pilot oldu bilindiği üzere. Tamam biliyorduk ve yazmıştık geçtiğimiz hafta sonu rekabetçi bir paket ile Almanya da bulunuyordu bu takım. Nitekim sıralama turlarının ancak son anlarında teknoloji yardımıyla anlaşılabilecek bir farkla Vettel 'e geçildi Alonso.

Yarışa gelirsek eğer sürpriz bekliyordum. Massa’nın da daha ilk virajda liderliği ele geçirmesi ve uzunca zaman koruması heyecanlandırmıştı beni şahsen. Yeni bir yüz görecektik podyumun tepesinde. Bence Massa için de bambaşka bir birincilik olacaktı bu. O talihsiz kazanın yıldönümünde pistlerde yeniden kazanan pilot olmak Massa için bambaşka bir duygu olacaktı. Ama ne yazık ki takımı saçma sapan bi mesajla buna engel oldu. Gönül isterdi ki Massa rest çeksin iki farklı takım pilotu gibi yarışsın Alonso ile. Tabi ki olmadı böyle bir şey Alonso rahat rahat geçti Massa’yı. Herkesin olduğu gibi benim de aklıma Ferrari’nin Schumi li dönemleri geldi. Rubins az çekmedi bu emirlerden. Bi özeleştiri yapmadan da edemeyeceğim Schumi Rubins’i takım emirleri ile geçerken sevinmiyor değildim. Takım emirleri ile ilgili bir yazı yazacağım bu hafta orda uzun ve daha geniş açıdan anlatacağım yeni olayı ve geçmiştekileri.



Vettel’in birinci sırada başladığı yarışı üçüncü sırada bitirmesine gelince memnuniyetsizliği her halinden belliydi. Normal bi durum tabi ki. En hızlı arabaları kullanmalarına rağmen ne takımlarda ne de pilotlarda birinci olamıyorlar. Dün yine Weber, Vettel, Red Bull üçgenindeki olayların aslında göründüğü gibi olmadığından bahsetti. Ama şu bir gerçek ki Vettel’in istikrarlı bir gidişi var kaza yapmadıkları durumlarda tabiî ki.



Yarıştan Kısa Notlar:

En hızlı tur zamanları aşık atışması gibiydi. Podyuma çıkan pilotlar arasındaki bu çekişme, pek geçiş imkanı olmayan bu piste heyecan veren bir unsurdu.

5 pilota ev sahipliği yapan bu piste Alman pilotların yüzü gülmedi.

En hızlı turu Vettel 1:15.824 ile gerçekleştirdi.

52. tur uzun zaman konuşulacak emrin yerine getirildiği tur oldu.

Ferrari’nin hiç çaktırmadan verdiği mesaj da bu başlık altında olmalı idi. (Alonso senden daha hızlı. Anladığını onaylayabilir misin? ) ("Fernando is faster than you. Can you confirm you understood that message?")

Neyse fazla uzatmayacağım bu yazıyı ama şunu da söylemeden edemeyeceğim yıllar yılı Almanya da hep konuşulan kırmızılar bu sene de konuşulmaya devam etti öyle ya da böyle…

Bu arada Ozan kusura bakma :)

24 Temmuz 2010 Cumartesi

Hockenheim’ da Yağmurlu Bir Cuma Günü…


Sezonun ikinci yarısının ilk ayağı Almanya’da başladı. Almanya pistlerinin ikisini de takvimde tutabiliyor. Bir yıl Hockenheim, bir yıl da Nurburgring pistinde gerçekleştirilen yarışlar Schumi’nin etkisi ile neredeyse her zaman yüksek seyirci potansiyeline sahip. Bu sene Hockenheim’de yağmur altında keyifli bir yarış izleyecek gibiyiz.

Sabah gerçekleştirilen ilk antrenman seanslarını Sutil 1.1 saniyelik iyi bir fark ile bitirdi. Öğleden sonraki seansı ise Alonso 0.029 saniye farkla Vettel’in önünde bitirdi.


Rosberg’in kerblerde ön kanadını kırması, Hamilton’un spin atarak lastik bariyerlere çarpması, Vettel ve Schumacher’in pist dışına çıkması antrenman gününden akıllarda kalanlardı.


Islak zemin lastikleri, kuru zemin lastikleri, yağmur, kaza, güvenlik aracı derken, strateji ve risk dengesinin terazideki uyumunu iyi tutturacak olan takımlar öne çıkacak gibi. Antrenman turlarında Ferrari, Redbull ve Mercedes bu ayarı biraz daha iyi tutturmuş gibi göründü.


Michael Schumacher, Nico Rosberg, Sebastian Vettel, Timo Glock ve Adrian Sutil ile birlikte toplam beş Alman pilotun yarışacağı Alman GP’sinde neler olacak merakla beklemekteyim gerçekten. Söylemeden edemeyeceğim sürpriz de beklemiyor değilim. Hadi bakalım sıralama turlarında ne olcak?

11 Temmuz 2010 Pazar

Weber Aldı Başını Gitti


Birileri Vettel’e bir ders vermeliydi. Ancak anlaşılan o ki Vettel kendi işini görmeyi seviyor. 2 senedir yok genç pilottur, yok çaylaktır, aman destekleyelim derken adam ne hale gelmiş. Evet bende desteklenmesi taraftarıyım da, pohpohlama ile destekleme arasındaki ince çizginin de farkında olunması gerekir. Bu hırs nedir kardeşim diye sorarlar adama, bir değil, iki değil.. Horner çıkıp boş yere biz pilotlar arasında ayrım yapmıyoruz demesin. Yarış sonunda Weber’in Horner’a cuk ettirdiği lafı hiç unutmayacağım.
……………
” İki numaralı bir pilot için hiç de fena değil”
……………
Her neyse bugün Weber’in günü, Vettel’in gereksiz hırsından ötürü lastiğini patlatarak yarışın Redbull için içine etmesi (bence içine etmesi), Weber’in zaferinin önüne geçmemeli. Ama anlaşılan o ki hiç kimse takım içindeki bu dengeyi konuşmadan duramıyor.
……………
Weber iyi bir çıkışla elde ettiği şansı iyi kullandı ve birinciliği hiç bırakmadan damalı bayrağı gördü.
……………..
Vettel çıkışta yaşadığı sorundan ötürü ilk turda pite girmek zorunda kaldı ancak yarışa da geçişleriyle keyif getiren pilotlardan biriydi. Pitten son sırada çıkıp son tura kadar üst sıraları kovalaması güzeldi ve en son Sutil’i de geçerek yarışı 7. bitirdi.
…………….
Hamilton kendi evinde olması ve önünde onun için çıldıran binlerce taraftarının olması nedeni ile ne yapacağını merak ettiğim pilotlardan biriydi. Vettel’in geriye düşmesi ile yakaladığı şansı iyi kullandı ve podyuma çıktı. Weber’in hızına ulaşabilecek durumda olsaydı biraz daha keyifli olabilirdi. Hızına yetişememiş olsa da bazı yarışlarda olduğu gibi Red Bull’un inanılmaz fark açmasına izin vermedi.
……………
Kendi evinde ve seyircisinin önünde yarışan bir diğer pilot Button’dı. Geçtiğimiz sezonun şampiyonu ünvanına yakışır bi yarış çıkardı ve 14. başladığı yarışı 4.bitirerek, biz seyircilere keyifli anlar yaşattı.
……………
Rosberg’e gelecek olursak istikrarlı sürüşünü devam ettirerek podyumdaki yerini alan üçüncü pilottu. Vettel’in lastiğinin patlaması, Alonso’nun pit cezası derken 3. oldu. Takım arkadaşı Schumacher ile karşılaştırılacak olursa ki schumi bir çok yarışın olduğu gibi bu yarışında fiyaskosuydu, sıralama turlarında ve yarışlarda 7-2 olan üstünlüğünü 8-2 ye taşıdı.
……………
Alonso’ da startta yer kaybedenlerdendi bugün. Bununla da kalmayıp Kubica’yı geçerken çizgileri aştı ve Kubica’ya yerini geri vermedi. Doğal olarak pitten geçme cezası aldı. Ayrıca son turlarda Liuzzi ile olan teması nedeni ile tekrar pite girmek zorunda kaldı. Geçen yarışta Hamilton’un cezasında olduğu gibi bu cezanın da zamanı tartışılıyor halen. Ancak Alonso yaptığı açıklamada olanları ve cezayı kabullendi. 3. başladığı yarışı 14. olarak bitirebildi. Videosu da burda.



……………
- İlk turlarda şanssızlık yaşayan bir diğer pilot Massa idi. Lastiği patladığından ötürü pite girmek zorunda kaldı.
- De la Rosa’nın aracından kopan parçaların start düzlüğünde kalması nedeniyle piste 28.turda güvenlik aracı girdi. Tabi bu durum bir çok stratejinin değişmesine neden oldu. 31. tura kadar yarış güvenlik aracının arkasında devam etti.
- Kubica aracıyla problem yaşadı.20. turda araç yavaşladı ve arkasından duman çıkmaya başladı.
- Yarışın en hızlı turunu 1:30.874 derecesiyle Alonso attı.
…………….




Britanya GP 2010 Yarış Sonucu:

1- Webber 2- Hamilton 3- Rosberg 4- Button 5- Barrichello 6- Kobayashi 7- Vettel 8- Sutil 9- Schumacher 10- Hulkenberg 11- Liuzzi 12- Buemi 13- Petrov 14- Alonso 15- Massa 16- Trulli 17- Kovalainen 18- Glock 19- Chandhok 20- Yamamoto
Yarış dışında kalanlar:
di Grassi, Alguersuari, Kubica, de la Rosa





Red Bull İlk Çizgide...


Dün izlediğimiz sıralama turlarında bir daha gördük ki bu adamlar, bu sene, kaza bela yoksa zor geçilirler. Ancak seneye bu denli etkili olacaklarını tahmin etmiyorum. Bu sene birçok takım mağlubiyeti kabul etmiş gibi görünüyor. Transferler konuşuluyor, yeni araçları tartışılıyor. Benim en çok merak ettiğim ise önümüzdeki yıl kuraldaki hangi boşluklardan yararlanılarak ne tür artılar sağlanmaya çalışılacak.
.......................
Sezon başından beri konuşuluyordu aslında Silverstone pistinin tam Redbullara göre bir pist olduğu. Nitekim göründüğü üzere rahat bi şekilde ön sıraya yerleştiler. Her ne kadar Vettel kardeşimiz göründüğü kadar kolay olmadı dese de, onun için asıl zorluk yarışta karşılaşacağı olacak. Çünkü bu takımın pilotları yarışacak pek kimseler bulamayınca, heralde bizim gibi izleyicileri biraz olsun eğlendirmek için, birbirleri ile hafif şapşalca bir yarışa giriyorlar. Evet ne yazık ki Redbull'un adını duyunca aklıma ilk gelen 2010 Türkiye GP si oluyor. Bizim için güzel reklam oldu aslında. O günden beridir de sular durulmuyor takımda. Şimdi de yeniden pilot kayırma tartışmaları yapılmaya başlandı. yeni ön kanadın Vettel ile denenmesi Weber'i kızdırmıştır muhtemelen. Beklemeye geçtik bakalım ne olacak??
........................
Dünkü sıralama turlarının başlarında hava 24 pist 34 dereceydi. Rüzgar ise 8.2 m/sn ile şiddetini gösteriyordu.
.........................
Geçen senenin şampiyonu Button'ın Q2 de elenmesi ise şaşırtıcı idi. Hamilton sıralama turlarında üst üste 6. defa Button'ı geride bırakıyor. Tribünleri çılgına çeviren McLaren araçlarının ve pilotlarının dünkü performansı, desteklemeye gelen taraftarlar için tatmin edici değildi ancak bu durumun da geçerli olabilecek bir nedeni var. Beslemeli difüzör kullanmak üzere gelmişlerdi Silverstone'a. Ancak randımanlı bir şekilde çalıştıramadıklarından ötürü planlarını gerçekleştiremediler. Rivayete göre bu beslemeli aparat tur başına 0.4 , 0.5 saniye kazandırıyormuş ki bu iyi bir avantaj.
...........................
Alonso ve Massa ile Ferrari'ye bakacak olursak eğer, takımın İspanyol tarafının daha mücadeleci olduğunu görüyoruz. Gridde 3. cepten çıkacak olan Alonso, Redbull'ların arasına girmeyi başarırsa çok keyifli bir yarış izleyeceğimiz kesin. Massa ise 7.cepten başlayarak tırmanmaya çalışacak. Hafta içinde kendisine yöneltilen "kazadan sonra kendine gelemedi" eleştirisine alakası yok diye cevap verdi. Benim düşüncem ise şu ki; Alonso gittiği bütün takımlarda takım arkadaşını yiyerek güçlenmeye çalışıyor ki, bu takımda da böyle oluyor.
.............................
Gelgelelim Mercedes'e... Bu takımda yolunda gitmeyen bişeler var ama bi türlü çözemiyorum. Bazen küçük kıpırdanmalar oluyor. Seviniyorum öyle olunca ancak sonu gelmiyor. Rosberg Schumi'den daha istikrarlı bir tablo çiziyor. Zaten Schumi de 2011'e odaklanmaya başladığını söyledi hafta içinde. Q3'ün en kötüsü oldu Schumi. Rosberg ise 5. cepten start alacak.
Bekleyelim ve yarışı görelim...

10 Temmuz 2010 Cumartesi

Silverstone Pistine Küçük Bir Bakış

Ağırlıklı olarak Formula1 ve Tenis hakkında yazacaklarım ile bundan sonra ben de tacsizkralmetinoktay.blogspot ailesinin bir ferdiyim.

Bu hafta sonu Britanya Grand Prix’sini izleyeceğiz. Meşhur Silverstone pistinin yenilenmiş halindeki ilk yarış olacak bu. Silverstone pisti, 2. Dünya savaşı zamanında havaalanı olarak inşa edilmiş ve savaştan sonra yarış pisti olarak kullanılmaya başlanmış.
1950 yılındaki ilk F1 şampiyonasının ilk yarışına ev sahipliği yapan bu pist 2010 yılındaki yeni haliyle Monza’ dan sonraki en hızlı pist olmaya aday. Özellikle, birinci sektörün neredeyse tamamının tam gaz geçilmesi bekleniyor.

Silverstone deyince ve yanında 1999 yılını belirtince akıllara Michael Schumacher’in ilk turda ayağının kırılması ile sonuçlanan kaza geliyor. Schumi’nin direksiyonu yarışın ilk virajında kilitlenmişti ve araç yüksek bir hızla bariyerlere çarpmıştı.

Son 7 yarışın kazananı farklı pilotlar olmuş, bakalım bu sene damalı bayrağı birinci sırada geçmek kime nasip olacak?

Antrenman seanslarına bakacak olursak, pilotların Silverstone’un bu halinden pek memnun olmadıkları konuşuluyor. Özellikle 11. viraj gibi hızlı geçilen bir virajda bulunan tümseklikler arabanın havalanmasına neden olabiliyor. Anlaşılan sıralama turlarında ve yarışta 11. virajı daha dikkatli takip etmek gerek.
Son antrenman seansı da az önce bitti ve Vettel ilk antrenman seansında olduğu gibi en hızlı turu attı. 2. antrenman seansında ise M. Weber en hızlı turu atmıştı. Redbull’ların hızlı göründüğü bir hafta sonu daha. Artık sıralama turlarını beklemekteyim.

Sıralama turlarından sonra tekrar görüşmek üzere…

11 Ağustos 2009 Salı

Efsane Dönemiyor


michael schumacher'i valencia GP'de izlemek için şafak sayan bizleri kahreden bir haber okudum f1.com'da. efsane sene başında yaptığı motorsiklet kazası nedeniyle oluşan boyun ağrılarının geçmemesinden dolayı bu sezon yarışamayacak.

haber: http://www.formula1.com/news/headlines/2009/8/9731.html

30 Temmuz 2009 Perşembe

Efsane Geri Dönüyor!


Formula 1 sevenlerin efsanesi geri dönüyor! Felipe Massa'nın talihsiz kazasından sonra pistlerden uzak kalması sebebiyle Ferrari'nin Massa dönene kadar Schumacher ile yarışacağı Ferrari tarafından resmen açıklandı... Zaten sürekli olarak antreman yapıyordu Schumi, anlayacağınız hazırmış... Özellikle bu sene son derece monotonlaşan F1'e taze kan olur Schumi...

26 Temmuz 2009 Pazar

Massa'nın Durumu Kritik!

Macaristan Grand Prix'inde 2. turda, 4.virajı alamayıp bariyerlere yüksek hızla çarpan Felipe Massa henüz hayati tehlikeyi atlatamadı. kazadan sonra araçtan güçlükle çıkarılıp hastaneye kaldırılan Felipe beyin ameliyatı oldu ve hala gözetim altında tutuluyor. bir an önce sağlığına kavuşmasını ümit ediyorum..

19 Temmuz 2009 Pazar

Yakışır!

Son şampiyon gayet mutlu gözüküyor. E nasıl mutlu olmasın Nicole Scherzinger 'le beraber adam! Çok da yakışmışlar,allah bozmasın diyelim!

Lewis Hamilton Türk olsa performans düşüşü direk Nicole'e bağlanırdı!
Related Posts with Thumbnails