Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...

5 Aralık 2009 Cumartesi

Geçmiş Olsun Önder Turacı!

Geçmiş olsun Önder. İntihar diyenler falan var ama ben hiç sanmıyorum. Fakat duş alırken düştü gibi basit bi açıklama da inandırıcı değil. Benim düşünceme göre alkollüydü ve bir şeye sinirlenip elini cama vurdu. Tabi ki bu sadece benim düşüncem. Fakat Fenerbahçe Kulübü Kazım'dan dili yanmış olacak ki direk Önder'i suçlayan bir açıklama yayınlamış.

Futbolcumuz Önder Turacı sakatlığı sebebiyle Eskişehirspor maçı kadrosuna alınmamıştır. Tedavi olması ve dinlenmesi gereken Önder Turacı, gece geç saatlere kadar bir gece kulübünde eğlenmiş ve daha sonra evine gitmiştir.

Evde sebebini bilemediğimiz bir hadise sonrası sağ el bileğinde radial atar damarında ve el bileği kirişinde kesik oluşmuştur.


devamı için link.


Bu nasıl bir açıklamadır. Tamam,haklısınız Önder densizlik etmiştir de bu açıklamanın bi manası var mı? Oyuncunu kurtlar sofrasına atmak değil midir bu? Ve son bir soru aynı şeyi Guiza,Carlos yapsa bu açıklama yapılabilir miydi?

Plaka Kimin?



Bu Hummer kimin olabilir?Cevaplarınızı bekliyorum...

Herkes cevabı bilmiş,evet Adnan Polat :) 20:45'in mucidi...

Grupları Charlize Belirledi!

Gruplar belli oldu. Dünya futbolunun kodamanları ordaydı. Katılan takımların hepsinin hocası,bazı oyuncular,genel menajerler vs vs. Fakat gecenin en güzel olayı Charlize Theron'du. Daha önce ABD'deki Chelsea-Inter maçı öncesi Chelsea formasıyla görmüştük güzel oyuncuyu. Bugün yine tüm güzelliğiyle kura çekimindeydi. Yanında da futbolun aktörü David Beckham vardı. Futbolu güzelleştiren şeyler bunlar,bunlar dediysem güzelleştiren Charlize gerisi teferruat :)


(A) Grubu: Güney Afrika Cumhuriyeti, Meksika, Uruguay, Fransa

(B) Grubu: Arjantin, Nijerya, Güney Kore, Yunanistan

(C) Grubu: İngiltere, ABD, Cezayir, Slovenya

(D) Grubu: Almanya, Avustralya, Sırbistan, Gana

(E) Grubu: Hollanda, Danimarka, Japonya, Kamerun

(F) Grubu: İtalya, Paraguay, Yeni Zelanda, Slovakya

(G) Grubu: Brezilya, Kuzey Kore, Fildişi Sahili, Portekiz

(H) Grubu: İspanya, İsviçre, Honduras, Şili


Açılış maçı A Grubunun. Güney Afrika-Uruguay oynayacak açılış maçını,doğal olarak. Dizilen sıraya göre ilk maçları 1.ler ile 2.ler - 3.ler ile 4.ler oynayacak.

Bence ölüm grubu G grubudur açık ara. Brezilya-Fildişi-Portekiz arasındaki maçları merakla bekliyorum! CR9 ilk turda elenirse şaşırmam ;)

Başımız Sağolsun!


Karşıyaka ile oynadığımız basketbol maçına giderken kaza geçiren İrfan kardeşimizin vefatını büyük bir üzüntüyle öğrendik.

Yoğun bakımda tedavisi devam eden kardeşimize yapılan müdaheleler başarılı olmadı ve aramızdan ayrıldı.Kardeşimizi genç yaşta kaybetmenin üzüntüsü içerisindeyiz.

Kendisine Allahtan rahmet, sevenlerine ve tüm Galatasaray camiasına başsağlığı diliyoruz.

Mekanın Cennet Olsun İrfan.
Teker teker geleceğiz yanına.


4 Aralık 2009 Cuma

Geniş Arda!


Geniş Aile güzel dizi dayı. Tatlı Hayat ve Avrupa Yakası'nın ilk üç sezonuyla beraber kült olmaya aday Türk yapımı dizidir hatta. Ve bok atanı da çoktur. Kalabalık ortamda muhabbet esnasında konusu geçerse veya sözlükte belirtirseniz mutlaka birisi çıkıp da "ya nesine gülüyorsunuuz onun hav ay met yor matır'ı izleyin, big beng teori'yi izleyin olum" tarzı bir şeyler söyler/yazar. Ülen arkadaşım tamam ben de seviyorum "anan gille nasıl tanışık ettim" dizisini, "the big bang theory"nin hastasıyım hatta; ama bizim elemanlar da yapmış işte o ayarda bir şey, neden taşlıyorsun hemen? Ben eminim bu dizi abc televizyonu için çekilseydi ve adı da"the large family" olsaydı sezon sezon indirmek için fellik fellik link arayacaktı o muhabbete limon sıkan arkadaş.

Neyse bu girizgahtan sonra asıl belirtmek istediğimiz noktaya bağlayalım postu. Arda Turan şu anda Türkiye'nin en yetenekli oyuncusudur dayı. Kendisini Messi'yle kıyaslama saçmalığına girmeyeceğim; ama Samir Nasri'yi, Albert Riera'yı alkışlarken hiç mi içiniz sızlamıyor? Bizim de bir Arda Turan'ımız var işte; ama niyeyse(!) her fırsatta karalamaya çalışan çok değerli köşe yazarlarımız da var. Yaşıtları, üniversiteyi yeni bitirmiş ne bok yiyeceğini şaşıran insan topluluklarını oluştururken kendisi Türkiye'nin en büyük takımlarından birinin kaptanlığını yapıyor. Klübünde ve ulusal takımda bir şeyler yapsın diye gözünün içine bakıyor herkes. Ve kendini gösterebileceği en önemli organizasyona katılma şansını kaybetti. Eğer dikkat ederseniz Arda'nın form düşüklüğü Bosna maçından sonraya denk geliyor. Ve hemen başladı bazı köşe yazarları karalamaya. Yok mafyalık yapıyor, dayılık yapıyor, gece hayatına başladı.. Abi bu adam iyi oynarken de geceleri çıkıyordu ve söylenenlere göre de içki içmiyor. Ha maç öncesi çıkıp sabahlara kadar eğlensin demiyorum ama eğer bu yanlışsa iyi oynarken de söyle, adam gibi söyle.. Neredeyse bi halt olmaz bu çocuktan demeye getirdi bazıları durumu ve kanımca dünkü futboluyla formuna kavuşacağının sinyallerini verdi kaptan, bakalım şimdi ne yazmaya başlayacaklar, nasıl kıvıracaklar!

Dediğim gibi var işte bizde yabancı hayranlığı. Takdir etmeniz için çocuğun adının illa ARDINHO mu olması lazım?

Galatasaray-1 Panathinaikos-0 /Lideriz!

Çok çok üzerinde durulacak, uzun uzun konuşulacak bir maç değildi. Daha keyifli geçmesini bekliyordum ama az gol olacağı belliydi. PAO çok gol atabilen bir takım değil,çok kolay gol de yemiyorlar. Galatasaray da uzun süredir gol sorunu çekiyor,savunmayı sağlam tutmaya çalışıyor. Bugün PAO'ya karşı ofsayt taktiği denediler ilk maçta olduğu gibi ve çoğu zaman tuttu bu. Cisse beklediğim kadar etkili olamadı,Servet ve Topal güzel kilitledi Cisse'yi. Karagounis de gününde olmayınca ofansta bi şey yapmaları imkansız hale geldi. İlk yarı özellikle solbekleri Darlas çok kötü durumlara düştü Arda'nın karşısında.

Galatasaray'da herkes işini yaptı,özellikle savunma kısmında. Elano ve Kewell Arda'nın hareketliliğine uyum sağlayamadı çoğu zaman ama özellikle savunma kısmında Elano çok iyiydi. Daha 2. dakikada yenilen kontrada güzel araya girerek golü önledi Elano,savunma yapmıyor diyenler görmüştür umarım.


2.yarıda golü bulana kadar bastırdı Galatasaray. Sarp golü attı,bence haketmişti iyi oldu. İlk yarıda attığı gol ofsayttı,hakem kararını değiştirmekte haklıydı. Ama yine de Sarp gibi çapa diye tarif edilen bir oyuncudan beklenmeyecek güzellikte bir vuruş vardı orda. Sık sık topla ileri güzel çıkışlar da yaptı Sarp. Keita sonradan girip güzel işler yaptı ama çoğu zaman bencildi. Leo Franco da çok zorlanmadığı maçta hata yapmadı.

Arda ilk yarıda mükemmel hareketler yapıp,Barış'a çok güzel bi asist yaptı. Barış atamadı ama bence o hareketler gecenin hareketidir. Ayağına sağlık Kaptan. Çok agresifti yine,buna ayrı bi yazı gerekir bence.

Beklediğim gibi grubu lider bitirdik.Sturm Graz maçı kazaydı,yoksa 6'da 6 yapabilirdik. Önümüzdeki turlara bakacaz artık!

Son olarak Elano. Yine etkisizdi falan denecek yarın kolpa medyamızda ama maçı izlemiyorlar sanırım. En az 5 defa elini kaldırıp top alamadığını gördüm. Dolu adama pas atılıyor,Elano'ya bakmıyor kimse. Bunu yapan şudur budur demeyecem çünkü istisnasız herkes yaptı bunu. Daha önce Lincoln'e yapılan muamele Elano'ya mı yapılıyor,ben mi kasıt arıyorum bilmem ama çok gözüme battı. Adam savaşıyor,bi şeyler yapmaya çalışıyor yapmayın efendiler!!!

3 Aralık 2009 Perşembe

En İyisi Mesut

Bundesliga'da Kasım ayının en iyi oyuncusu Mesut Özil seçilmiş. Sizi bilmem ama ben mutlu oldum. Nuri,Halil,Hamit,Serdar ya da Mesut farketmez. Oranın en iyisinin bizden biri olduğunu bilmek beni mutlu ediyor. Helal olsun Mesut,yürüyedur!

Polemik ve Muhteşem Goller

Dün akşamki M.City-Arsenal maçı mükemmeldi ama Wenger-Hughes tartışması maçın önüne geçti. Her şey maç sonrası Wenger'in Hughes'un elini sıkmamasıyla başladı. Bu olay üzerine Hughes ;

-Onun seçimiydi fakat ben Emirates'te 6-2 kaybettiğimde de maç sonunda elimi uzatan taraf olmuştum.

Wenger ise ;

-Biz bu kupayı kazanmış olsaydık gidip etrafta şampiyon olduk diye bağırmayacaktık. Şampiyonlar Ligi'nde çeyrek final oynamak veya FA Kupası'nda yarı final oynamak Carling Cup'ta yarı final oynamaktan çok farklı duygular.

Hughes ;

-Gerçekten üzüldüm. Saygı duymasını beklerdim. Biraz daha kibar olmalı. Burada bir protokol var ve Arsene de bunlara uymak zorunda. Saha kenarında çok hareketli olmama sinirlendi galiba...Sen kederli,yaralı,acı duyulacak bir kaybedensin!


M.City-1 Arsenal-0 (Carlitos Tevez)- Mükemmel ötesi bir gol. Biraz Hakan Şükür'ün Leeds United'e attığı efsane golü hatırlatıyor.


M.City-2 Arsenal-0 (Shaun Wright-Philipps) SWP'den muhteşem bir gol. Topu getirişi de son vuruşu kadar güzel.


M.City-3 Arsenal-0 (Vladimir Weiss) Weiss'in pek bi şey yaptığı yok ama topu getiren Craig Bellamy'i izlemeniz lazım...

Rekor : 0-18

New Jersey Nets, NBA rekoru kırdı. Dün Dallas Mavericks'e 117-101 yenilerek sezona 18 maçta 18 mağlubiyet ile başladılar ve Miami Heat ile LA Clippers'ın 17 maçlık rekorunu (!) kırdılar.

Bi takım Allah rızası için şunlara bi maç versinler de rekorları kırılamaz hale gelmesin :)

Ron Artest ve Hennessy

Los Angeles Lakers'ın bu seneki bombası Ron Artest yine ilginç açıklamalarda bulunmuş. Chicago Bulls'ta oynarken devre aralarında Hennessy (konyak markası) içtiğini söyleyen Artest buna neden olarak da Bulls'un o dönemde aldığı kötü sonuçları göstermiş.

Artest'ten inciler ;

* Ben Wallace ile yeniden kavga etmeye hazırım. 10-15 maç ceza alacağımı bilsem de bunu yaparım.(altta resmi var,ayrıca videosu Youtube'da mevcut.)

* 2009 Batı Konferansı finallerinde hakem Joey Crawford bana "Kim takar Houston Rockets'ı!?. Kobe Bryant sahada." dedi.

* Bütün kariyerimi Indiana'da geçirebilirdim. Ama ben kötü bir takım arkadaşıydım ve gönderilmeliydim bu yüzden takasımı istedim.

* Profesyonel boksör olmaya hazırlanıyorum. İki yıldır idman yapıyorum. Dört yıl sonra ilk boks maçımı yapmak istiyorum.



Hoşgeldin!


Yuvana hoşgeldin Kaptan...

Allen Iverson basketbolu bırakma kararının üzerinden çok geçmeden Sixers'ın teklifi üzerine basketbola geri döndü. Efsane tekrar yuvasında sezon sonuna kadar... Go Sixers,Go Answer!

2 Aralık 2009 Çarşamba

Mancini Güney Afrika'ya!


Sky Sport'un haberine göre Roberto Mancini'yi 2010 dünya kupasında Nijerya'nın başında izleyebiliriz. Bence çalıştırması gereken seviye bu zaten. Kendisi Raineri ile birlikte en şanslı teknik direktörler listesinin başında yer alır benim için. Teknik adamlık kariyeri Raineri kadar eski olmadığı için balonu henüz patlamadı ama elbette patlayacaktır..

Eğer anlaşma sağlanırsa Mancini, Lippi ve Capello'dan sonra dünya kupasındaki üçüncü İtalyan hoca olacak..

1 Aralık 2009 Salı

Adamsın Pep!



İtalyan gazeteci : Rijkaard’ın gidişinden sonra bu takım nasıl kısa sürede 3 kupayla sezonu kapadı ve yine 3 kupada oynuyor?


Joseph Guardiola : Yanılıyorsunuz. Bu takım kazanmayı Rijkaard ile öğrendi. Rijkaard, Barça’ya cesur futbolu öğretmeseydi, şu anda bu başarıdan bahsedemeyecektik.O'nun yaptıkları ve kazandırdıkları ortadadır...

Sazan Mevsimi Başladı!


Bülent Abi (Aceto Balsamico) yine muhteşem bir işe imza atmış. Sazan mevsimini başlatmış,devamının gelmesini umuyorum. Yazılarının araklanıp kaynak gösterilmemesinden bıkmış olacak ki ortaya bir asparagas atıp sazanların oltaya gelmesini beklemiş. Kendisi sazanın ismini vermemiş ama gelen yorumlara bakılırsa Habertürk gazetesi en büyük sazan gibi duruyor. İbret olması açısından yazıyı aynen yayınlıyorum,buyrun ;
Aldınız, kopyaladınız ve gazetenizde sayfalarınıza koydunuz. Bunu daha önce de yapıyordunuz. Bu kez bir olta attım ve siz avlandınız.
Futbol bloglarından alıntı yapan kimi gazetecilerin neden haberlere kendi imzalarını attığını bugüne kadar anlayabilmiş değilim. Futbol blogları birbirlerinden fotoğraf alır, bilgi alışverişi olur da; siz benim meslektaşlarım, nasıl başkasının emeğini alıp kopyalayıp yapıştırırsınız?
Bugüne kadar bu ve birçok blogdan aldığınız fikirleri, köşe yazınız gibi yayınladınız, haber yazdınız, grafikleri kullandınız. El Clasico haftasında da blogu iyi gözlediniz. Yeri geldiğinde, farkettiğimde tepki verdim. Şimdi yine veriyorum. Öncelikle bu blogun okurlarından, futbolseverlerden özür diliyorum. Onları da sadece bir kereliğine yanılttım ancak asparagas haberin özellikle magazin olmasına dikkat ettim. Ne bir sakatlık haberi; ne de maç detayı olmamalıydı.
El Clasico'nun ardından İspanyol medyasında sinema salonlarında böyle bir olay yaşandığına dair haber yok. Dün, sabah kahvesini içerken; "Ya olsaydı!" diye futbol sohbetine kattım, gerisi geldi. Barselona'da "Kinepolis" diye sinema kompleksi var mı, bilmiyorum ama Madrid'de var. Zaten As gazetesinde geçen haberden aldım sinema salonunun ismini. Detay önemlidir değil mi? Barselona'da herhangi iki Real Madrid'li de kaçan gole dört duvar bir yerde tepki verecek kadar çılgın değildir zaten! Haberin Casillas tarafı ise doğru! Barcelona taraftarı, Real Madrid otelden çıkarken elindeki 2-6'lık maçın DVD'sini futbolculara gösteriyor ama imzaya dair bir bilgi yok!
Bu açıklamanın muhatapları kendilerini çok iyi biliyor ve bu satırları okuduklarında bugün gazetelerine yazdıkları haberlere bakıp yüzleri kızardıysa benim için konu kapanmıştır...
Şimdi gerçekleri yazmaya devam edebiliriz
.

Harun & Djibril


Muhteşem bir potansiyele sahip olan ama bir türlü hak ettiği yere ulaşamamış iki insan düşünün. Biri topçu biri popçu..

İlk çıkışları mükemmel, basamakları onar onar tırmandılar adeta.. Sonra ne oldu peki?

Sezen Aksu'nun vokalistiydi Harun Kolçak. Onno Tunç destekli ilk albümü, o döneme göre ilginç klipleriyle (hoş bugün izleyince de ilginç geliyor) müthiş bir patlama yaptı. Arkasından gelen şöhret, para, konserler, hayranlar.. Ama sonra bir türlü gerisi gelmedi. Ne yaptıysa olmadı. Bendenizle düetler, yardım konserleri, reklamlar; ama nafile! Bunalım da beraberinde geldi tabi. Başladı saçıyla başıyla oynamaya. O kadar hızlı değişime uğruyor ki virüs olsa bu kadar çabuk mutasyon geçirmez. Din değiştirmeler, ilginç açıklamalar. Mesela "konserime uzaylılar geldi, yüz bin şahidim var" bunlardan bir tanesi. Ülen hadi konserine uzaylılar geldi diyelim, yüz bin kişinin senin konserinde ne işi var! Çoluğun çocuğun maskarası olursun işte böyle:)

Auxerre'de hızlı, güçlü, fiziği kuvvetli genç strikerdı. 21 yaşında ligue 1'de gol kralı oldu. İki sezon sonra tekrar krallık tacını başına geçirdi ve Fransa gol kralı olarak Liverpool'un yolunu tuttu. Kendisini Real Madrid de istiyordu ama o istemedi(vay bee). Transfer olduğu sene ayağını kırdı. Martta ancak sahalara dönebildi ve şampiyonlar ligi çeyrek finalinden itibaren forma giyebildi. İstanbul'daki müthiş finalde penaltılarda golünü attı ve unutulmaz zaferin önemli bir parçası oldu. Sonraki sene Benitez'le arası bozuldu ve bir daha hiç düzelmedi. 2006 dünya kupası kadrosuna çağrıldı, Çinle yapılan hazırlık maçında bir kez daha ayağını kırdı ve kadrodan çıkartıldı. Kadrodan çıkartılınca barlarda tekila içerken görüntüleri çekildi.. Kendisinin yerine kadroya çağrılan Trezeguet, final maçında penaltıyı kaçırdı ve kupayı kaybetmelerine sebep oldu(kaderin cilvesi). Eskiden de saçıyla başıyla oynuyordu ama artık sıklığı arttı. Sonraki sezon Marsilya'ya kiralandı ama bir daha eski günlerine asla dönemedi. Marsilya bonservisini aldı bir sene daha oynatıp Sunderland'e kiraladı. Bu sene 8m€ karşılığında Panathinaikos'a transfer oldu. Perşembe günü Cim Bom'a karşı izleyeceğiz kendisini. Ara sıra eski zamanlarından enstantaneler sunsa da o günlere dönmesi zor gözüküyor..

Bu sese/bu yeteneklere bu kötülüğü yapmayacaktınız beyler..

Related Posts with Thumbnails