Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...

12 Haziran 2010 Cumartesi

Arjantin - Nijerya (Maç Öncesi)


İlk 11'ler açıklandı. Buna göre Arjantin'in ilk 11'i böyle: Demichelis Samuel Heinze üçlüsünü savunmaya yerleştirip, kanatların birine yetenekli Di Maria'yı diğerine de "kazma" Gutierrez'i yerleştirecek Maradona. Orta sahanın neredeyse tüm yükünü Mascherano'ya bırakıp önüne Veron'u ve onların da önüne ve daha da öne Messi - Higuain - Tevez üçlüsünü yerleştirecek gibi duruyor. Yani toparlarsak;

--------------------Romero--------------------

-----Demichelis-----Samuel-----Heinze--------

------------------Mascherano------------------

Gutierrez-------------------------------Di Maria

--------------------Veron----------------------

Messi--------------Higuain----------------Tevez

Kağıt üzerinde fena durmuyor, özellikle Di Maria'nın performansını merak ve heyecanla bekliyorum. Tahminim ilk yarı ve ikinci yarı Arjantin'in üstünlüğüyle sona erer..

Mor Papuçlar!


Dünya kupasında şimdiye kadar en rahatsız edici şey tüm dünyada kabul edildiği gibi tabi ki vuvuzela denen illet. Ama benden başka rahatsız olan var mı bilmiyorum vuvuzeladan sonra beni en çok rahatsız eden sahadaki bir iki istisna dışında herkesin ayağında bulunan Nike'in mor "elite serisi" kramponu oldu. O ne iğrenç bir tasarımdır öyle ya rabbim bir pozisyon oluyor ekranda 5 kişi var herkesin ayağında mor papuçlar.. Bu da böyle bir sitemimdir işte, şimdi tekrar televizyonu açıyorum..

Tüyo isteyenler için tahminim; ilk yarı berabere biter, isteyen toplam gol sayısı 0-1 olur da oynayabilir.. 17.00'da Arjantin maçından önce görüşürüz..

11 Haziran 2010 Cuma

G.AFRİKA - MEKSİKA: 1-1

Açılış maçını da geçtik hayırlısıyla. Beklediğimden daha pozisyonlu bir maç oldu diyebilirim. Meksika'nın hücum gücü gerçekten iyi. İngiltere'ye 3-1 kaybettikleri maçta bile göstermişlerdi bunu. Ama o maçta gösterdikleri bir şey daha var ki bugünkü maçta 2 puanına mal oldu Meksika'nın, o da savunma zaafları. Sağlı sollu rakibe yüklenirken geride çok boşluk bırakıyor Meksika savunması ve iyi kontra yiyorlar. G.Afrika hücumcuları bu kadar beceriksiz ve tecrübesiz olmasa bugün yenilmesi işten bile değildi orta Amerika takımının. Allah'tan grupları kolay grup çok yara almadan tamamlarlar hatta gruptan çıkabilirler bile..
Güney Afrika'nın kalecisi Khune, ki 1987 doğumluymuş, bugün fiyatını ikiye katladı desek yeridir. Özellikle Vela ve Dos Santos'un şutlarındaki refleksi mükemmeldi. Seneye kendisini Avrupa'da izleyeceğiz gibi gözüküyor..

Gelelim bizim Giovanni'ye. Bu adam kesinlikle ya bal yapmayan arı, ya da çok şanssız bi velet. Bir insan bu kadar çalışkan olup da skora bu kadar mı katkı sağlayamaz. Son hamlesini çok göstererek yapıyor, bu yüzden bir türlü skora etki edemiyor. Dolayısıyla yaptığı bütün işlere rağmen yıldız olamıyor. Daha çabuk düşünüp karar vermeyi öğrenmesi lazım, hem de acele öğrenmesi lazım çünkü yaşı geçiyor ve son fırsatları da tüketmek üzere..

Parreira elindeki malzemeyi kullanabileceği en iyi şekilde kullanıyor. Hazırlık maçlarında da gördüğümüz gibi savunmaya iyi yaslanıp hızlı hücumlarla gole gitmeyi düşünüyor. Hatta öyle ki o anda ileri uçta bulunan adam (bu maçta belli bi adam yoktu o pozisyonda) fizik gücünü kullanarak rakip kaleye tek başına gidiyor, yanında kimse yok. Gol de öyle geldi, direkten dönen topları da..

Hakemi de Meksika'nın ilk yarıdaki golündeki ofsaytı yakaladığı için tebrik etmek lazım, gerçi açık ofsayttı ama Türk hakemlerin vermeyeceğini düşünerek tebrik edesim geldi. G.Afrika'nın golünde de ofsayt yok, onu da iyi yakalamışlar helal olsun.

İddaa'da ilk yarı beraberlik oynamıştım, Meksika'nın beceriksizliği ve Khune'nin müthiş performansıyla kazandım darısı diğer maçlara. "Uruguay yenilmez"e basmaya gidiyorum, hayırlısı bakalım..

8 Haziran 2010 Salı

Haldun Bize Petrov'u Getir!

Manchester City Martin Petrov,Benjani ve Silvinho'yu serbest bıraktı.Bizim yönetimler yabancı sayısı 6+2+2 olmuşken,memlekette de adam gibi sol bek yokken gidip şu Silvinho'yu alıp oyuncu-antrenör yapalım rotasyonda işe yarar demeyi akıl etmezler kesin ama belki Martin Petrov'un serbest olması dikkatlerini çeker.2006'da Gerets çok istemişti Petrov'u ama pahalı gelmişti o zaman,10 milyon euro istiyordu Atletico Madrid.Bu sene devre arasında da Fenerbahçe'yle adı anıldı ama devre arasında gelen yıldızdan hayır gelmez düşüncesiyle almadı heralde Aziz başkan.

Martin Petrov büyük topçudur,sol açıkta fırtına gibi eser.Arda'nın ortada oynatılması açısından da iyi olur bu transfer Elano satılır yerine önlibero alınır.Kanat rotasyonunda Stoch-Keita-Petrov-Arda.Muhteşem kere muhteşem.Ha sadece Galatasaray için değil ülkemizdeki her takım için muhteşem transferdir Petrov.Birinden biri alsa da şu adamı canlı canlı izlesek.Fakat bonservisi elinde olduğu için en yakın takım Galatasaray şu an çünkü Aziz başkan ve Yıldırım başkan yüksek bonservisler ödemeyi severler.

Haldun Abi bize Petrov'u getir :)

7 Haziran 2010 Pazartesi

CAPELLO > İSPANYA


Sınavlarımın yoğunluğundan dolayı bloga bayağıdır yazamıyordum; ama dünya kupası öncesi bu yazıyı yazmam şart. Mecburen bu sıkışık zamanda bıraktık notları geldik. Cuma günü saçma sapan bir açılış maçıyla başlayacak turnuvanın son maçının galibinin İNGİLTERE olacağını düşünüyorum (lafı niye bu kadar dolandırdım bilmiyorum, kupayı İngilizler alacak yani:)

İngiltere yaklaşık 5 senedir iyi bir jenerasyon yakaladı ve ilk defa bu kaliteye uygun bir hocayla bir turnuvaya katılacaklar. Bir kadro ne kadar iyi olursa başındaki hocayı da o kadar iyi seçmek zorundasınız. Yoksa hoca o kadronun altından kalkamaz, oyuncuları kendine inandıramaz ve beklenen başarı bir türlü gelmez, yazık olur. Savunmada Terry-Ferdinand, orta sahada Lampard-Gerard, ileride de Rooney'e sahip bir kadro nasıl bu kadar başarısız olabilir ki yoksa.. Eriksson ve McClaren'de olmayan işte bu karizmaydı. Capello'da ise fazlasıyla var. İtalyan hoca tarzı itibariyle takımdaki gruplaşmayı bitirmiş ve mükemmel bir arkadaşlık ortamı yaratmayı başarmış. Başarının arkasındaki önemli etkenlerden biridir bu. Çünkü bu şekilde oyuncular saha içinde birbirlerine daha yürekten yardım ederler, kendileri için ve takım için oynadıkları kadar arkadaşları için de oynarlar. Sahada futbolcuların bunu yapmasını sağlayan Capello kenarda da oyunu en iyi okuyan hocalardan biri olduğu için başarıya ulaşmakta zorlanmıyor.

2007'de Barcelona'nın karizmasını söndüren Capello bu sefer de İspanya milli takımının havasını söndürecektir. Zira dünyada bir numara Mourinho'ysa iki numara kesinlikle Fabio Capello'dur ve bu turnuvada kariyerinde olmayan bir kupayı da hanesine yazdıracaktır.

Brezilya, Almanya ve tabi ki İspanya'dan da iyi performans bekliyorum; Maradona'yı seviyorum ama inanmıyorum; Hollanda'dan da iyi bir performans bekliyordum ama Robben'in sakatlığı her şeyi değiştirdi.. Ferdinand'ın sakatlığı da İngilizler için önemli bir kayıp ama King veya Carragher'in onu aratacak bir performans sergileyeceğini düşünmüyorum..


Kaleciler: David James (Portsmouth), Robert Green (West Ham United), Joe Hart (Manchester City)


Savunma: Ashley Cole (Chelsea), John Terry (Chelsea), Glen Johnson (Liverpool), Ledley King (Tottenham Hotspur), Jamie Carragher (Liverpool), Matthew Upson (West Ham United), Stephen Warnock (Aston Villa), Michael Dawson (Tottenham)

Orta Saha: Steven Gerrard (Liverpool), Frank Lampard (Chelsea), Michael Carrick (Manchester United), James Milner (Aston Villa), Gareth Barry (Manchester City), Joe Cole (Chelsea), Aaron Lennon (Tottenham Hotspur), Shaun Wright-Phillips (Manchester City)

Forvet: Wayne Rooney (Manchester United), Peter Crouch (Tottenham Hotspur), Emile Heskey (Aston Villa), Jermain Defoe (Tottenham Hotspur).

5 Haziran 2010 Cumartesi

Son Şoklar-2!

Dünya Kupası öncesi kötü haberler gelmeye devam ediyor.Her ikisi de takımlarının yıldızı konumunda bulunan Chelseali John Obi Mikel ve eski Chelseali Arjen Robben de sakatlandı.Ballack,Essien ve Drogba'dan sonra halihazırda Chelsea'de oynayan Mikel ve eski Chelseali Arjen Robben de gitti.Chelsea'de bi uğursuzluk var galiba,İngilizler Terry-Lampard-Ashley Cole üçlüsünün sağlam kalması için duaya başlasınlar şimdiden.Özellikle Robben çok iş yapabilirdi Dünya Kupası'nda yazık oldu.

Son Şoklar!



Dünya Kupası'na 6 gün kaldı,kötü haberler gelmeye devam ediyor.Didier Drogba Japonya'yla oynanan hazırlık maçında darbeye bağlı olarak sakatlandı.Bu kadar formdayken bunun olması berbat hakikaten,hele ki hazırlık maçında olması daha da kötü.Ölüm grubunda sürpriz yapabilmeleri için Drogba'ya ihtiyaçları vardı ve artık işleri çok zor.Fildişi Sahilleri için turnuva başlamadan bitmiş olabilir.Sven Goran Ericsson şimdi kafasını duvarlara vuruyordur kanımca.Hazırlık maçını bu kadar ciddiye alıp rakini sakatlayan adamın Dünya Kupası'nda neler yapabileceğini düşünmek bile istemiyorum!Marcus Tulio Tanaka isimli arkadaşa dikkat edilmesi gerekiyor,rakibi olsam tırsardım açıkçası.Hollanda,Danimarka ve Kamerun şimdiden oyuncularını bu arkadaşa karşı uyarsın bence.Özellikle Robben'in kendini sakınması lazım zaten sık sık sakatlanan bir insan.

Rio Ferdinand ve Pirlo da sakatlıkları dolayısıyla katılamayacaklar Dünya Kupası'na.Rio antremanda sakatlanmış,Pirlo'nun da baldırındaki sakatlık nüksetmiş ve ciddiymiş.İtalya'da önliberodan bol bir şey yok,tam olarak olmasa da Pirlo'nun yerini doldururlar.Rio'nun yerine büyük ihtimalle Ledley King oynayacak ama sürekli nükseden diz sakatlığı İngiltere'nin canını sıkabilir.Terry-Rio duvarının yerini tutamaz ama King de fena oyuncu değildir.Onlar için şu an en önemli parça Gareth Barry.Onun sakatlığı tam olarak geçmezse favorilerden biri oldukları kupaya erken veda edebilirler.İtalya'nın zaten çok fazla bir iddiası yok ama turnuva takımı olduklarını unutmamak gerek,Lippi gibi bir kurt hocayla yarı final görme ihtimalleri var.

Son 6 gün.Eve stok yapmak lazım yavaştan.

3 Haziran 2010 Perşembe

Demek ki Göçtü Usta!

AKREP GİBİSİN KARDEŞİM

Akrep gibisin kardeşim,
korkak bir karanlık içindesin akrep gibi.
Serçe gibisin kardeşim,
serçenin telaşı içindesin.
Midye gibisin kardeşim,
midye gibi kapalı, rahat.
Ve sönmüş bir yanardağ ağzı gibi korkunçsun, kardeşim.
Bir değil,
beş değil,
yüz milyonlarlasın maalesef.
Koyun gibisin kardeşim,
gocuklu celep kaldırınca sopasını
sürüye katılıverirsin hemen
ve âdeta mağrur, koşarsın salhaneye.
Dünyanın en tuhaf mahlukusun yani,
hani şu derya içre olup
deryayı bilmiyen balıktan da tuhaf.
Ve bu dünyada, bu zulüm
senin sayende.
Ve açsak, yorgunsak, alkan içindeysek eğer
ve hâlâ şarabımızı vermek için üzüm gibi eziliyorsak
kabahat senin,
— demeğe de dilim varmıyor ama —
kabahatın çoğu senin, canım kardeşim!
NAZIM HİKMET RAN

Almanya

Dünya Kupası'nın başlamasına 8 gün kaldı ama katılmadığımızdan dolayı heralde memleketimde bloglar hariç pek heyecan göremedik.Herkesin bir favorisi var elbet.Messiciler Arjantin,Ronaldocular Portekiz,garanticiler ve Kakacılar Brezilya vs.

Ben uzun zamandır favorim Almanya diyordum ama bunu resmi kayıtlara dökmemiştim ve bu yazının asıl amacı budur.Almanya yaşadığı birçok aksiliğe rağmen bu kupada benim 1 numaralı favorim.Özellikle kaptan Michael Ballack'ı çok arayacaklardır.

Kalede ve savunmada büyük hatalar olmazsa yine bol gol atarak,zevk vererek oynayacaklardır.Fakat şu ana kadar çok ciddi sıkıntı çekmeden buraya gelmeleri ve buranın telafisinin olmaması tek dezavantaj.Yani Almanya hiç geri düşmedi,hep çok rahattı.Löw'e oyunu okuyacak,hataları görecek bir maç veremediler ve bu büyük dezavantaj.Ama sonuçta herkesin gönlünden geçen bir aday vardır ve bu kupayı Avusturalya kazanamayacağına göre Almanya kazansın istiyorum.

ALMANYA - Portieri: Manuel Neuer (Schalke 04), Tim Wiese (Werder Brema), Hans-Joerg Butt (Bayern Monaco). Difensori: Arne Friedrich (Hertha Berlino), Per Mertesacker (Werder Brema), Jerome Boateng (Amburgo), Philipp Lahm (Bayern Monaco), Serdar Tasci (Stoccarda), Marcell Jansen (Amburgo), Holger Badstuber (Bayern Monaco), Dennis Aogo (Amburgo). Centrocampisti: Sami Khedira (Stoccarda), Toni Kroos (Bayer Leverkusen), Bastian Schweinsteiger (Bayern Monaco), Marko Marin (Werder Brema), Mesut Ozil (Werder Brema), Piotr Trochowski (Amburgo). Attaccanti: Thomas Mueller (Bayern Monaco), Miroslav Klose (Bayern Monaco), Lukas Podolski (Colonia), Mario Gomez (Bayern Monaco), Stefan Kiessling (Bayer Leverkusen), Cacau (Stoccarda).

Kadroda 2 tane Türk var.Bizim hiç oynatmadığımız ve sallamadığımız Nuri Şahin de Almanya Milli Takımı'nı seçseydi o da burda olacaktı muhtemelen.Mesut'un çok başarılı olacağına eminim,umuyorum ki Serdar da Mertesacker'in partneri olmayı başarır ve çok başarılı maçlar çıkarır.Biz orda değiliz ama bu 2'linin bizi orda temsil edeceğini ve bayrağımızı taşıyacağını bilmek hoşuma gidiyor.



31 Mayıs 2010 Pazartesi

Kurşun Adres Mi Soruyor?


Dün gece saat 1 gibi çarşıda yemek yerken şiddetli patlama sesleri duyduk,üst taraftaki maden ocağında dinamit patlatıyorlar sandık ama maalesef yanıldık.

Daha sonra kulaktan kulağa yayıldı Modern Evler'deki birliğe saldırmışlar diye,inanamadık tabi.Sonuçta İskenderun merkezde böyle bir şey olabileceği kimsenin aklına gelmezdi.Daha sonra aileden,eş dosttan gelen aramalara cevap verdik sırayla hepimizin cevapları benzerdi "yok abla biz evdeyiz,ne işimiz var bu saatte dışarda.Siz bizi merak etmeyin,iyiyiz."

İçki de içmemiştik hakkaten o saatte niye dışarı çıktık,nerden esti çıkıp yemek yemek,eve söylerdik halbuki her zaman.Yemek yediğimiz yerin sahibi "içerde yeyin gençler,Allah korusun her şey olur." dedi ki haklıydı,biz de düşünmüştük.Sigaralar söndürüldü içeri geçildi,televizyondan takip ediyorduk artık şehit haberlerini.İlk duyduğumuzda 4 ölü,12 yaralıydı ne yazık ki sabah 7 ölü,9 yaralı olmuştu.Kolu kopan bir askerin acil girişinde çekilen videosu yayınlanıyordu facebook'ta ve altında üstünde görülen gülme efektleri mide bulandırıyordu.Sahi yorum yazıp insanlarla bir şeyler paylaşmayı anladım da şehit haberini beğenen malaklara ne demeli?!

Sabah da İsrail'in saldırısını öğrendim.İnsanlığımdan bir kez daha utandım.Tabi ki üzüldüm Filistinlilere ulaşamayan yardım için,yardım etmek isterken ölenler için.Ama ne yazık ki takkeli,türbanlı insanların İsrail'i protesto için Taksim'e çıktığını duyunca ve orda şehitlerimizin adı bile geçmeyince onlara lanet okudum.Filistinliye de üzül,Afgan'a da üzül ama Türk'e de üzül be adam!Orda ölen müslüman da benim şehit kardeşim gavur mu???

Ve son olarak zamanında bir şehit babası aynı zamanda Şehit Aileleri Yardımlaşma Derneği Başkanı Hamit Köse,Yaşar Büyükanıt Paşa'ya sormuştu ;

-"Komutanım, biz şehit aileleri olarak bir şeyi öğrenmeyi çok istiyoruz: Bir bürokratın, bir siyasetçinin, bir işadamının, hatta bir generalin şehit düşen oğlu var mı?"

"Yok" demiş Büyükanıt Paşa...

Köse:

"Peki kurşun adres mi soruyor da hep fakir fukarayı buluyor?" diye üstelemiş.





22 Mayıs 2010 Cumartesi

Sahadaki BİZ ; Daddy Cool

27 Nisan'da yazmıştım bu yazıyı ama gün tekrar yayınlama günüdür diye düşünüyorum.Daddy Cool!!!



Seni çok seviyoruz Harry Kewell.
Hava limanına ilk adım attığın gün kameramanın birisi Kewell diye bağırdı. Bir muhabir sana mikrofonu uzatmıştı…
Sen elindeki sarı kırmızı atkın ile ; şampiyon Galatasaray demiştin…
Bir şeyler söylemeye çalışıyordun…
Anlamıyorduk seni , ama aramızda görmek ağlatıyordu bizi …
Sevinçten çılgına dönmüştük …

İlk kapıdan çıkınca taraftarlarımızı gördün …
Haldun Üstünel'e ; onlarla kucaklaşabilir miyim? diye sordun …

Biliyormusun , biz yüzlerce kez oraya gittik ! ama herkes bizden kaçtı …
Sen bizle kucaklaşmak istedin …
Yürürken bir çocuğa elindeki atkıyı verdin .
Çocuk ; Kewell diye bağırıyor , sen (şampiyon , şampiyon CİMBOM ), diye cevap veriyordun …

İlk röpörtajında , hiçbir zaman söylemeyeceğin sandığın şözleri dile getirdiğini söyledin ;
BEN , BİR AİLEM DAHA VAR OLDUĞUNU BİLMİYORDUM …

Seni okadar çok sevdik ki …
Bakma Galatasaray önemli dediğimize , seni boşladığımıza …
Şimdi herkes ağlıyor …
Yalan söylüyor , Kewell gitsin diye …
Herkes içini çeke çeke gizli gizli ağlıyor !
Ben ağlamadım diyor …

Hani bir gol atmıştın ya ,

Tam iğne deliğinden vurmuştun …

O topu sadece kendin izlemiştin …

Sonra gidip sarılmıştın takım arkadaşlarına , ve koşarken elinle Bülent kaptanımızı göstermiştin …

İşte biz onu unutamıyoruz Kewell …

Sen gülünce daha çok sevinen biz ,
Gol atınca bize koşan seni ,
Unutamıyoruz …

Biz ağlıyoruz Kewell …
Kimseye söyleme ,
Biz ağlıyoruz …

Yazar : Fatih CAN


Fatih Can böyle yazmış yazısında.Çevremde az kişi var Kewell'ın gitmesini isteyen ama 1 kişiden bile duyunca insan kafayı yiyor.Harry Kewell lan bu!Hamburg maçında 10 kişi kalınca stopere ben geçerim diye el kaldıran adam.Bir sonraki maç Semih Kaya tecrübesiz,hata yaparsa biter diye stoper oynamayı kabul eden adam!Harry Kewell ya.Gülüşüyle,sevinişiyle,sinirlenmesiyle sahadaki ruhumuz bu adam.Hagi'den sonra gelen en içten,en adam gibi adam.

Harry Kewell isterse yatarak kazansın parasını ama "from Galatasaray" desin.Tribünde oturup gülsün,çekirdek çitlesin.Senede 2 maça çıksa,onu 2 maç parçalıyla görelim yeter.Galatasaray Kulübü ticarethane değil,biz de müşteri değiliz.O yüzden yatarak para kazandığını konuşup eleştirmek bize düşmez,Daddy Cool'un parasına karşılık ben her sene aldığım 1 forma yerine 2 forma almaya razıyım.Benim gibi binlerce Galatasaray taraftarı bulunur.Haldun Üstünel de içimizden biri olduğu için devre arasında Kewell yerine Nonda'yı gönderdi.O da biliyor bizim sahadaki ruhumuzun Kewell olduğunu,Baros olduğunu,Arda olduğunu...

Üstteki resimde Kewell'ın söylediği laf yeter ömür boyu onu sevmemiz için.Bu sözü söyleyen adamın meşhur Kop tribünün takımı L'Pool olduğunu unutmayalım mümkünse :)

20 Mayıs 2010 Perşembe

28 Can!

Ne futbol,ne siyaset ne gırgır ne muhabbet!Konuşulacak bir şey kalmadı yine.Tam 28 canımız gitti maden göçüğünde.Başbakan'ın söyledikleri ayrı bir facia ama alıştık zaten adam anamıza sövse süper (!) zeka milletim yine O'na oy verecek!

Gözlerdeki bakış her şeyi anlatmıyor mu?

18 Mayıs 2010 Salı

İlahi Adalet

Elvan Arat: Tanrı bu sonucu istemiş olabilir mi?

LUGANO: Sanmıyorum ki Tanrı bir futbol maçı için endişelensin. Yeryüzünde bu kadar kötü ve yolunda gitmeyen şey varken Tanrının bir futbol maçıyla ilgileneceğini sanmıyorum. olup bitenler o kadar şaşırtıcıydı ki hala hayretler içerisindeyim.

16 Mayıs 2010 Pazar

Hastasıyız #4


Seda BAKAN(25)

15 Mayıs 2010 Cumartesi

Mehmet Batdal Galatasaray'da!

Bucaspor'un 24 yaşındaki golcüsü Galatasaray'da.Bonservissiz olduğu söyleniyor ama kulüp açıklamadan bilemeyiz o kadarını.1.93 boyunda Mehmet ve ayaklarını da çok iyi kullanıyor.Rijkaard'ın elinde kendini geliştirirse çok daha iyi bir futbolcu olabilir.Galatasaray'a hayırlı olsun.
Related Posts with Thumbnails