Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...

25 Temmuz 2010 Pazar

Alışamadıklarımız! #5 [Oktay Derelioğlu - Fenerbahçe]


Henüz 24 yaşında, yani birçok futbolcunun hala tecrübesiz görüldüğü yaşta üç defa tarihe geçmişti Oktay Derelioğlu. Beşiktaş formasıyla Avrupa kupalarında 14 gole ulaşmış (ki hala kara kartalların Avrupa'daki en golü futbolcusudur), milli takımda San Marino'ya bir maçta 4 gol birden atarak Zeki Rıza Sporel'in rekorunu egale etmiş (Hakan Şükür daha sonra yakalıyordu bu başarıyı), ve yine milli takımdaki unutulmaz Belçika golünü atarak 90'ların en güzel golüne imza atmıştır. Henüz 24 yaşında bütün bunları yaşamışken, 33 yaşında Yılmaz Vural'ın futbolcu versiyonu haline gelerek ilginç bir biyografiye sahip olmuştur Oktay!

Futbola Karagümrükspor altyapısında merhaba demiş ve 14 yaşında A takımla maçlara çıkmaya başlamıştır. 1992 yılında, 17 yaşında Trabzonspor'a transfer olmuş; orada dayak yiyerek apar topar Beşiktaş'a kaçmıştır. Dayağın sebebi net değildir; kaleci Victor'un karısına sarkıntılık etmesi veya henüz 17 yaşında bordo mavililerin efsaneleriyle girdiği forma rekabeti arasında gider gelir bu sebep. Daha sonraki vukuatlarını göz önüne alırsak ilk sebebin daha uygun olacağını söyleyebiliriz. Oktay ise bu ayrılık için Trabzon'a alışamamasını söyler..

Genç futbolcunun sonraki durağı Beşiktaş olur. 18 yaşında siyah beyazlıların efsane kadrosuna katılır süper yetenek ve kariyerinin en parlak dönemlerinin başlangıcına adım atmış olur. Beşiktaş'ta gösterdiği performansla milli takıma kadar yükselir. Sergen'le birlikte takımın iki genç yıldızıdır, Sergen'e "kepçe" diye hitap etmesi de ayrı bir hoştur, manşetlere konu falan da olmuştur. 21 yaşında San Marino'ya 4 tane sallar, 22 yaşında da Belçika'yı ipe dizer. Beş ayrı futbolcuya yedi tane çalım atarak kaydettiği gol, 80'lerde Maradona'nın, 2000'lerde de Messi'nin üstlendiği misyonun 90'lardaki temsilcisidir. Yazımızın başında da bahsettiğimiz gibi bu gol 90'ların en güzel golü seçilmiştir.

1997 yılında eşinin intihar etmesi sıkıntılı günlerin başlangıcı olmuştur Oktay'ın. Beşiktaş'ta kamptayken aldığı haber sonrası takım otobüsünün önünde Ertuğrul Sağlam'a sarılıp ağlarken ki görüntüleri hala hafızalardadır. Henüz 22 yaşında böylesine bir acıyı kaldırmak kolay değildir. Oktay için de kolay olmamıştır ve kariyerinde inişli çıkışlı günlere merhaba demiştir.

1999 yılında Karagümrük'ten beri takım arkadaşı olan Serdar Topraktepe'nin nişanlısını ayartıp evlenmesi büyük olay yaratmıştır. Serdar'la karşılıklı mafya dizilerini andıran basın toplantıları ikisinin de Beşiktaş'tan gönderilmesine sebep olmuştur. Daha sonra tekrar Beşiktaş'a dönüp yüzüncü yıl kadrosunda kendisine yer bulabilecek Serdar'ın adresi Kocaelispor, bir daha asla siyah beyazlı formayı sırtına geçiremeyecek Oktay'ın adresi de Sergen ve Alpay'ı da transfer eden Siirt Jet-Pa olmuştur. Oktay; Alpay ve Sergen'in aksine Siirt forması ile maça çıkarken dört maçta iki de gol atmıştır. Ancak bunun böyle olmayacağını anlamış olacak ki aynı sene Gaziantepspor'a imza atmıştır. Antep'te de 23 maçta 12 gol atarak fena olmayan bir performans sergileyip EURO 2000 kadrosunda kendisine yer bulmuştur.

Turnuvadan sonra kendisi de Arif, Tayfun ve Fatih Akyel'le birlikte pasaportuna İspanya vizesi yapıştırmıştır. Las Palmas takımının Türk basınında yer alma sebebi olmuştur Oktay. 10 maçta 8 gol gibi müthiş bir performans göstermesine rağmen parayı sorun ederek Trabzonspor'a kaçmıştır. İkinci Trabzon döneminde de oynadığı her iki maçta bir gol atma istatistiğini yakalamasına rağmen hiçbir maçta 90 dakikayı çıkaramaması da artık eski Oktay olmadığını göstermektedir.

2001-02 sezonunun başında şampiyon Fenerbahçe'ye transfer olur Oktay. Milli takımdan da kendisini tanıyan, yeteneklerine güvenen Mustafa Denizli'nin takımında oynamak; kariyerinde tekrar yükselişe geçmek için büyük şanstır ve henüz sadece 26 yaşındadır! Ama olmayınca olmaz işte. Oktay oldukça kötü bir performans gösterir, Denizli'den sonra gelen Lorant'ın da gözüne giremez. Bir sezon sonra süresiz kadro dışı bırakılarak dimağlarda hiçbir iz bırakmadan Fenerbahçe macerasına nokta koymak zorunda kalır.

Daha sonra tamamen seyyah günleri başlar 90'ların genç yıldızının. Samsunspor, FC Nürnberg, A.Sebat, Hazar Lankaran, Sakaryaspor, Diyarbakırspor, İstanbulspor ve Yalovaspor'da forma giyer. Gerçi Rasim Kara'nın teknik direktörlüğünü yaptığı Azerbaycan takımı Hazar Lankaran'da müthiş bir performans sergiler. 34 maçta 35 gol atarak gol kralı olur ve Azerbaycan'da yılın futbolcusu seçilir; ama Türkiye'ye geri döndüğünde onu artık sadece ikinci lig takımları ister. Birkaç saçma sapan transfer gerçekleştirdikten sonra doğru dürüst gol bile atamadığı, hatta maç bile yapmadığı sezonları geride bırakarak vefa borcunu ödemek adına yetiştiği klübe, Karagümrükspor'a geri döner. Burada da birkaç maç oynadıktan sonra futbolu bırakma kararı alır. 16 Ağustos 2008'de yıllar sonra İnönü Stadyum'unda taraftarının önüne çıkarak Beşiktaş - Hazar Lankaran jübile maçıyla aktif futbolculuk kariyerini noktalar.

Oktay Derelioğlu, Arif Erdem'le beraber Hakan Şükür'le anlaşabilen tek forvet olmuştur. Kendisini Arif ve Hakan'dan ayıran süper yetenekleri sayesinde efsane olabilecekken henüz 24 yaşında unutulmaya yüz tutmuştur. Oktay'la ilgili bu kadar anıyı sadece 24 yaşından önce yaptıklarından hatırlamamız ne kadar acı değil mi? Üstelik şu anda ülkenin süper yeteneği olarak gösterilen Arda Turan'ın bu sezon sonunda 24 yaşında olacağını da göz önünde bulundurursak Oktay Derelioğlu'nun büyüklüğünü, yeteneklerini daha iyi anlarız galiba.

"Beni Beşiktaş'lı Oktay olarak hatırlayın" demesine rağmen lig tv'de birkaç maç Fenerbahçe yorumculuğu yapması ilginçtir. İşte bu adam şu anda Hazar Lankaran klübünde genel menajerlik yapıyor ve mutlaka süper ligde bir takımın teknik direktörlüğünü yapıp futbolcuyken yakalayamadığı başarıları yakalayacağını söylüyor..

2 yorum:

Ozan dedi ki...

konuyla alakası yok ama formula 1 ile ilgili bir yazıcakmısın?

Horto Magiko dedi ki...

:) exceptional tembellik yaptı galiba bugün kardeşim.. biraz gecikti ama gelecek f1 yazısı..

Related Posts with Thumbnails